Türk-İslam Sentezi Kısaca Nedir?

Türk-İslam Sentezi, Türk sağının geleneksel iki kanadı olarak görülen İslamcı ve Milliyetçi çizgiyi bir araya getirerek aralarındaki ayrımı ortadan kaldırmayı hedefleyen bir siyasal anlayışı ifade eder. 

 

Türk-İslam Sentezi fikrinin, özellikle 1960’lı yıllardan itibaren güçlenmeye başlayan sol harekete karşı, sağı tek bir blok olarak ortaya çıkarma gayretleri sonucunda 1970’li yıllarda ortaya çıktığı varsayılır. 

 

1970’de kurulmuş olan Aydınlar Ocağı, Türk-İslam sentezi fikrinin en önemli savunucusu ve destekleyicisi olarak görülür.

 

Ancak, Türk-İslam sentezini oluşturan fikir nüvelerinin çok daha eskilere, özellikle Ziya Gökalp gibi 19. Yüzyılın ilk Türk milliyetçisi yazarlarına dayandığını belirtmek gerekir. 

 

Türk-İslam Sentezi yaklaşımın temelinde, Türk ve İslam kültürlerinin, milli kültürün iki temel kaynağı olduğu anlayışı yatar.

 

Bu anlayışa göre İslam olmadan Türklerin kimliklerini korumaları mümkün değildir.

 

Türklere en uygun din İslam’dır. Türklerin İslamiyete geçişi adeta doğal bir sürecin sonucunda olmuştur. 

 

Türkler İslam dininin kalkanı ve kılıçı olarak, İslamiyetin yayılmasını ve güçlenmesini sağlarken; İslamiyet’te Türk kültürünün oluşmasını ve çağlar boyunca korunmasını sağlamıştır. 

 

Türklüğün ve İslamlığın “değişmeyen kültürel özünü” her zaman korumak ve gençleri bu doğrultuda yetiştirmek gerekir.

 

Bu bağlamda Türk İslam Sentezinin, İslamın dini ve kültürel değerlerini Türk milliyetçiliğine eklemlemek isteyen muhafazakar bir milliyetçilik anlayışını temsil etiğini söyleyebiliriz. 

 

Türk-İslam Sentezinin savunanlar ve onu daha çok “Türk-İslam Ülküsü” olarak adlandıranlar, genelde ona bir teori ya da siyasal bir anlayış olarak değil, 1200 senelik büyük bir tarihin getirdiği ve ispatladığı bir gerçek olarak bakarlar.

 

Bu anlayışa göre Türkler, zaten İslamiyet’i kabul ettikleri andan itibaren bu gerçeğin içinde yaşamakta olup, bu gerçeğin güçlenerek geleceğe taşınması temel meseledir. 

 

Yine onu savunanlara göre Türk-İslam Sentezi, “Türk’ün İslâm’da, İslâm’ın Türk’te bütünleşmesi”, bir başka ifadeyle “Türk fiziği ile İslam ruhunun birleşmesi” olarak ifade edilir. 

 

Türk-İslam Sentezi anlayışına getirilen eleştirilerin en başında ise, Türk-İslam sentezinin, İslam’ı Komünizme karşı bir panzehir olarak kullanmak isteyen, 1980 Askeri Darbesi tarafından desteklendiği fikri gelir. 

 

Onu eleştirenler, Türk-İslam Sentezini, ABD’nin Yeşil Kuşak oluşturma projesinin bir adımı olarak değerlendirirler.

 

Bu eleştirilere göre 1980 Askeri darbesi, Türk-İslam Sentezi fikrini adeta bir “resmi ideoloji” haline getirmiş ve Aydınlar Ocağı çevresinde yer alan isimlerin, özellikle eğitim ve kültür hizmeti veren kurumlarda kadrolaşmasının önü açılmıştır. Türkiye’nin eğitim ve kültür politikaları bu anlayış çerçevesinde yeniden dizayn edilmiştir. 

 

Türk-İslam sentezine getirilen bir diğer eleştiri, bu anlayışın “radikal Türkçülük” ve “radikal İslamcılık” akımlarını birleştirerek, yeni bir ideoloji ortaya çıkarmaya çalıştığıdır.

 

Bu anlayışa göre, “Türk-İslam Sentezi” gençleri Atatürkçülükten saptıracak ve laik Cumhuriyetin çağdaşlaşma çabalarını engelleyecek gerici bir akım ve ideolojidir. 

 

Türk İslam Sentezi hakkında daha ayrıntılı bilgi için: