İslamiyet’in Doğuşu ve Yayılması Hakkında Kısaca Özet

İslamiyet, Arabistan’da 7. Yüzyılda ortaya çıktı.

 

Musevilik ve Hristiyanlığın ardından ortaya çıkan İslamiyet, dünyada tek tanrılı din geleneğinin yerleşmesini sağlayan üçüncü önemli dindir.  

 

Ayrıca özellikle Doğu dünyasında ve Akdeniz’de yarattığı siyasal ve kültürel değişimlerle, İslamiyet’in doğuşu dünya tarihinin en önemli olgularından biridir.

 

İslam peygamberi Hz. Muhammed, o güne kadar çoğunlukla göçebe ve birbirine rakip kabileler halinde yaşayan Araplara, Arapça olarak kendisine indirilmiş olan Kuran vasıtasıyla birtakım ahlaki, toplumsal, hukuki ve politik değerler sistemi kazandırmıştır.

 

Böylece Hz. Muhammed’in getirdiği bu değerler, ümmet adı altında bir toplum dayanışmasını öne çıkararak, bu parçalanmış toplum yapısını önemli ölçüde değiştirmiştir.  

 

 

Ancak İslamiyet’in yayılması ve gelişmesi elbette kolay olmamıştır.

 

Hz. Muhammed, Mekke’de İslamiyet’i yayma çabaları Kureyşliler tarafından sert bir biçimde karşılanınca, 622 yılında taraftarlarıyla birlikte Medine’ye göç etmek zorunda kalmıştır.

 

İslam tarihinde bu olay, “hicret” olarak adlandırılır ve Hicri Takvim’in başlangıcı olarak kabul edilir.

 

Hz. Muhammed’in Medine’ye göç etmesi, onun siyasi bir önder olma özelliğini de ön plana çıkarmış ve bu dönemden itibaren gerek ikna, gerek kutsal savaş yani cihat yoluyla İslamiyet geniş kesimlere yayılmaya başlanmıştır.

 

Kureyşlilerin direnişlerini Bedir, Uhud ve Hendek savaşlarında kırarak, 630’da Mekke’yi fetheden Hz. Muhammed; 632 yılında öldüğünde, İslam devletinin temellerini atmış ve İslamiyet’i neredeyse bütün Arabistan Yarımadasına yaymıştır.

 

Hz. Muhammed’in İslamiyet’i yaymak için başlattığı “cihat” geleneği, onun ardından gelecek olan “dört halife devri” nde de devam etmiştir.

 

Hz. Ebubekir, Hz. Ömer ve Hz. Osman isimli halifelerin yönetimi altında İslam egemenliği, MezopotamyaMezopotamya’ya, İran’ın büyük bölümüne, Filistin, Suriye, Mısır ve Trablus’a (Libya) yayılmıştır.

 

Dördüncü Halife Hz. Ali döneminde İslam toplumunun siyasal birliği kısmen bozulsa da, bir iç savaşın ardından iktidara gelen Emeviler döneminde İslam egemenliği daha geniş sınırlara yayılmıştır.

 

 Emeviler, doğuda Çin’in uç noktalarına, batıda ise Atlas Okyanusu’na kadar genişlemişler ve ayrıca Kuzey Afrika ve İspanya’yı ele geçirerek 732 Puvatya Savaşı‘yla Fransa’ya kadar ilerlemişlerdir.

 

Ancak hem fethedilen bölgelere olan uzaklığın artması nedeniyle yeni fetihler yapmakta zorlanan hem de sürekli olarak iç sorunlar ve ayaklanmalarla uğraşmak zorunda kalan Emevi Hanedanlığı, 750 yılında çökerek yerini Abbasi Hanedanlığına bırakmıştır.   

 

İslam dünyasının “altın çağı” olarak kabul edilen Abbasiler dönemi, yapılan fetihlerden çok iktisadi, ticari ve bilimsel alanda yaşadığı gelişmelerle adından söz ettirmiştir.  Ancak Abbasiler Dönemi de Moğol İstilalarının etkisiyle 1258 yılında yani son Abbasi Halifesi Mutasım Billah’ın ölümüyle sona ermiştir.

 

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.