Nedenleri ve Sonuçlarıyla Kısaca Sanayi Devrimi

Sanayi Devrimi Nedir?

 

Sanayi Devrimi, insan ve hayvan gücüne dayalı üretim biçiminden makine ve teknolojik gücün egemen olduğu üretim biçimine geçiş demektir.

 

Sanayi Devrimi, tarıma ve zanaata dayalı küçük çaplı üretim ve ekonomi biçiminden sanayiye dayalı ve büyük çaptaki üretimi ve ekonomiye geçiştir.

 

Sanayi Devrimi kavramı, teknolojik, ekonomik ve toplumsal alanda yaşanan büyük ölçekli değişimleri ifade eden bir kavramdır.


Bu gelişmeler ilk olarak 18. Yüzyılın ortalarından itibaren İngiltere’de yaşanmaya başlamış, ardından 19. Yüzyıl içinde Batı Avrupa’ya, Amerika’ya da yayılmıştır.

 

Bugün “modern”, “çağdaş” ve “gelişmiş” olarak düşündüğümüz pek çok şey, Sanayi Devriminin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır.

 

Avrupa’da 15. ve 16. yüzyıllarda Rönesans ile başlayan bilimsel ve teknolojik gelişmeler, deneyin, gözlemin hümanizmin ve laik düşüncenin önem kazanmasıyla sonraki yıllarda da giderek artmıştır.

 

Nihayetinde bu bilimsel ve teknolojik gelişmelerin üretim alanına uygulanmasıyla Sanayi Devrimi dediğimiz süreç gerçekleşmeye başlamıştır.

 

Sanayi devrimi sürecinde yapılan keşifler ve yaşanan gelişmeler Aydınlanma düşünürlerinin ortaya koyduğu bilim ve akla dayalı ilerleme anlayışının bir sonucudur. Bacon’un “bilginin amacı insanlığa maddi gelişme sağlamasıdır” şeklindeki düşüncesi bu anlayışın güzel bir özetidir.

Sanayi Devriminin Nedenleri

 

Sanayi Devrimi kavramı, tek seferde meydana gelen ve biten bir olayı değil, Batı toplumlarının tarım toplumlarından sanayi ağırlıklı toplumlara dönüşmelerini sağlayan birbiriyle ilişkili bir dizi gelişmeyi ifade eder.

 

Bu gelişmelerin temelinde, bilimsel bilginin toplumun ihtiyaçları doğrultusunda ve pratik amaçlarla kullanılması bulunmaktadır.

 

Örneğin Sanayi Devrimi öncesinde üretim, önemli ölçüde insan ve hayvan enerjisi kullanılarak yapılırken; sanayi devrimi ile birlikte üretim, başta buhar gücü olmak üzere yeni enerji kaynaklarıyla yapılmaya başlanmıştır.


Bu sayede üretim için gerekli olan zaman ve emek azalmış, verimlilik ise artmıştır.

 

Bu dönemde bilimsel bilginin toplumun ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kullanılması fabrikaların, gemilerin, trenlerin; endüstriyel ve tarımsal üretim teknolojilerinin; telefon ve radyo gibi iletişim araçlarının geliştirilmesiyle sonuçlanmıştır.

 

Böylece kısa diyebileceğimiz bir zaman dilimi içerisinde toplumsal hayatta son derece önemli değişimler gerçekleşmiştir.

 

Bu değişimlerin başında üretimin küçük atölyeler yerine fabrikalarda yapılması gelir. Yeni icat edilen çeşitli makinalar üretimde kullanılmaya başlanmış, bu makinalar sayesinde ekonomik verimlilik yüksek düzeyde artmıştır.


Sanayi Devriminin bir başka önemli sonucu geleneksel toplum yaşamı üzerinde yarattığı değişimdir.

 

Sanayi Devrimi ile birlikte, kentlerde kurulan fabrikalarda çalışmak üzere kırsal alanlardan kitlesel olarak kentlere göç edilmiştir. Böylece kentler hızla büyümüş ve basit kırsal yaşamın yerini karmaşık bir kent yaşamı almaya başlamıştır.

 

Bir taraftan kentlerin hızla büyümesi ve göç meselesi, diğer taraftan işçilerin kötü çalışma koşullarında düşük ücretlere çalışıtırılması, büyük kentlerde suç oranlarının hızla artmasına neden olmuştur.

 

Sanayi Devrimi ile birlikte aile ve eğitim kurumları da önemli değişimler geçirmiştir. Geniş ailelerin yerine çekirdek aileler almış, eğitimin içeriği değişmiş, eğitim kurumları sanayinin ihtiyaç duyduğu işgücünü yetiştirebilmek adına tekrar dizayn edilmiştir.

 

Sanayi Devriminin bir diğer önemli sonucu “İşçi Sınıfı” nı doğurmasıdır.

Sanayi Devrimi uzun vadede refah ve zenginliği arttırsa da, zenginliğin eşitsiz dağılımı nedeniyle işçi sınıfı uzun süre yoksulluk içinde yaşamıştır.

 

İşçiler, 19. Yüzyılın sonlarına kadar sosyal ve siyasal haklardan büyük ölçüde mahrum bir şekilde, düşük ücretlerde çalışmıştır.

 

İşçilerin çalışma ve yaşam koşullarındaki bu sorunlar, işçiler ve işverenler arasındaki çıkar çatışmasının kitlesel işçi hareketlerine dönüşmesine ve sosyalist düşüncenin gelişmesine neden olmuştur.

 

Sanayi Devrimi ile birlikte yaşanan bu gelişmeler, yeni bir toplum tipinin oluşmasına neden olmuştur. Bu topluma sanayi toplumu ya da modern toplum adı verilir.

Sanayi Devrimi Neden İngiltere’de Ortaya Çıktı?

 

Sanayi Devrimi ile ilgili olarak bir diğer önemli husus, Sanayi Devrimi’nin ilk olarak İngiltere’de ortaya çıkmasıdır. Peki, Sanayi Devrimi Neden Önce İngiltere’de Başlamıştır? Bu soruyu kısaca şöyle cevaplayabiliriz:

 

  •  O dönemin İngiltere’si dünyanın en büyük sömürge imparatorluklarından birisidir. Dolayısıyla sömürgeleştirdiği topraklar sayesinde hem kömür, demir gibi ham madde kaynaklarına bolca sahiptir; hem de ürettiği mallar için geniş pazar olanaklarına sahiptir,

 

  • İngiltere, bir ada devleti olması nedeniyle denizcilik alanında çok gelişmiş bir devlettir. Bu nedenle güçlü bir donanmaya ve ticaret filolarına sahiptir. Böylece ham madde ve mamül madde taşımacılığını kolay ve güvenilir bir şekilde yapabilmektedir.

 

  • Yukarıda saydığımız bu iki özellik, İngiltere’nin önemli bir ticaret merkezi olmasını ve borsa ve bankacılık gibi sektörlerde diğer ülkelerden çok daha gelişmiş bir altyapıya sahip olmasını sağlamıştır.

 

  • Son olarak İngiltere’de uzun yıllardan beri var olan Anayasal düzen, mülkiyet haklarının ve bireysel hak ve özgürlüklerin gelişmesini sağlamıştır. İşte tüm bu nedenler, Sanayi Devrimi’nin ilk önce İngiltere’de çıkmasının temel etkenleridir.

Sanayi Devriminin Sonuçları

 

Sanayi Devriminin sonuçlarını maddeler halinde toparlayacak olursak:

 

  •  Sanayi Devrimi sonucunda üretim artmış ve uluslararası bir boyut kazanmıştır,

 

  •  Demiryolu, karayolu ve denizyolu ulaşımlarında, iletişimde ve haberleşmede önemli ilerlemeler yaşanmış ve böylece uluslararası ticaret canlanmıştır,

 

  •  İnsan ve hayvan gücünün yerini, buhar, petrol ve elektrik gibi enerji kaynakları almıştır,

 

  •  Zanaatkarların küçük ölçekte ve elde ürettikleri malların yerini, fabrikalarda ve büyük ölçekte üretilen mallar almıştır,

 

  •  Tarımda makineleşmeyle birlikte üretim artışı büyük nüfusların beslenmesine olanak verdi ve kıtlık azaldı,

 

  • Yine tarımda makineleşmenin bir sonucu olarak köylerde daha az iş gücüne ihtiyaç duyuldu. Böylece nüfusun büyük bir kısmı kırdan kente göçerek fabrikalarda çalışmaya başladı,

 

  • İşbölümü ve uzmanlaşma artmış; yeni meslekler doğdu,

 

  •  Kadınlar fabrikalarda çalışmaya başlamış ve geleneksel toplumda olduğundan daha fazla işgücüne katıldır,

 

  •  İşverenler insan emeği üzerinde daha fazla söz sahibi oldu,

 

  •  Üretim araçlarına sahip olanlar ve olmayanlar şeklinde ikili bir toplumsal yapı ortaya çıkmış, bu toplumsal yapı işçi hareketlerine yol açtı,

 

  •  Nüfusun çoğu kentlerde yaşamaya başladı; kırsal alanda yaşamaya devam edenler de ürün ve hizmetler açısından büyük ölçüde kentlere bağlandı,

 

  •  Nüfusun çoğu okuryazar duruma geldi,

 

  •  Laiklik ilkesi gelişti, rasyonel bir yönetim biçimi olarak bürokrasi ve ulus devlet anlayışları ortaya çıktı,

 

  • Üretimin artması nedeniyle hammadde bulmak ve üretilen malları pazarlamak önemli bir sorun haline geldi. Bu sorunlar uluslararasındaki sömürgecilik rekabetini arttırdı ve savaşlara yol açtı. Sömürgecilik rekabetinin en önemli sonuçları Birinci Dünya Savaşı ve İkinci Dünya savaşıydı.