Faşizm Nedir? Faşist Düşünce ve Özellikleri

Faşizm ve Faşist Ne Demek?


Faşizm kavramı genel anlamıyla baskıcı, otoriter, ırkçı ve anti-demokratik özelliklerden hepsini ya da birkaçını taşıyan rejimleri tanımlamak için kullanılır. Bu anlamda faşist ise Faşizm yanlısı kişi ya da kurum demektir.

 

Diğer bir ifadeyle Faşist, bir toplumdaki faşizm yanlısı siyasal eylemlere yani ırkçı, anti-demokratik ve baskıcı fikirlere ya da liderlere destek veren onların fikir ve eylemlerini destekleyen ya da bizatihi bu eylemlerin içinde yer alan ve yürütücüsü olan kimse ya da kurumdur. 

 

Nitekim Faşizm TDK Sözlüğünde, “demokratik düzenin yerine aşırı bir ulusçuluk ve baskı düzeni kurmayı amaçlayan öğreti” olarak tanımlanırken; Faşist kelimesi ise “Faşizm yanlısı kimse veya görüş” olarak tanımlanmıştır.

 

Faşizmin Tarihi ve Ortaya Çıkışı


Faşizmin kelimesinin kökeni, Antik Roma yöneticilerinin geniş hükümet yetkisini simgeleyen ve ucunda balta bulunan bir çubuk demetinin adı olan Latince fasces sözcüğünden gelmektedir.

 

Daha sonraları Fransız Devrimi sırasında Aydınlanma anlamında, halkın elindeki devlet gücünü temsil etmek üzere de kullanılan bu sembol, bir takım değişiklikler geçirerek 1926 yılından itibaren İtalya’nın resmi devlet sembolü haline gelmiştir.

 

Sembolün devlet gücü, halk mülkiyeti ve birliktelik anlamına gelen üçlü anlamı Benito Mussolini’nin siyasi propagandasında kullanılmış ve Mussolini kurduğu partiyeUlusal Faşist Parti adını vermiştir. Nihayetinde Mussolini’nin 1922’de İtalya’da iktidarı ele geçirmesinin ardından ise Faşizm, onun iktidarı döneminde İtalya’nın resmi ideolojisi ve yönetim felsefesi haline gelmiştir. 

 

 Mussolini Duçe ünvanıyla 1922 ve 1945 yılları arasında İtalya’yı yönetmiş ve İkinci Dünya Savaşı sırasında Alman Diktatör Adolf Hitler’in en büyük müttefiki olmuştur. Böylece Faşizm, Nazizmle birlikte, “demokratik dünyanın” en büyük düşmanı ilan edilmiş ve lanetlenmiştir.

 

Nitekim, Mussolini ve Hitler gibi faşist liderler her ne kadar İkinci Dünya Savaşı‘nın ardından iktidardan düşseler de, bu dönemde dünyaya yaşattıkları olumsuzlukların etkisiyle faşizm kelimesi genel anlamıyla baskıcı ve otoriter rejim anlayışlarını tanımlamak için sonraki dönemlerde de kullanılmaya devam etmiştir.

 

Diğer bir ifadeyle faşizm, günümüzde, anti-demokratik ideoloji ve yönetim sistemlerinin tamamına verilen genel bir isim halini almıştır. 

 

Aynı şekilde faşist ya da faşizan tabirleri de, şu ya da bu nedenle anti-demokratik ideoloji ve yönetim sistemlerini savunan ve bunlara destek veren kişileri ifade etmek için kullanılmaya devam etmektedir. 

 

Faşizmin kelime anlamını ve Faşizmin tarihini yani ortaya çıkışını kısaca inceledikten sonra şimdi faşist düşüncenin özelliklerini inceleyelim. 

Faşizmin Özellikleri


Faşist düşüncenin genel özelliklerini maddeler halinde inceleyecek olursak;

 

  • Faşizmde toplumsal yaşam bütünüyle devlet iktidarını elinde tutanın dünya görüşüne göre, yani lidere göre örgütlenir ve belirlenir,

 

  •  Basın ve yayın kuruluşları mevcut faşizan ideoloji paralelinde yayın yapmak zorundadır. Egemen görüşe zıt düşünceler ve eleştirel seslerin çıkması çeşitli baskı unsurları aracılığıyla önlenir. Aykırı yayınlar sansürlenir, kapatılır veya başka türlü yollarla engellenmeye çalışılır. Böylece egemen düşüncenin karşısına farklı düşüncelerin çıkması mümkün olmaz ve tek tip düşünce, toplumun genelinde baskın hâle gelir.

 

  •  Sıklıkla etnisiteyi ve ırkı temel alan bir milliyetçilik ve vatanseverlik övgüsü yapılır.

 

  •  Toplumun üyesi kabul edildiği ırk ya da milletin diğer ırk ve milletlere üstünlüğü savları öne sürülür. Bu iddialara kanıt göstermek için ise tarihe ve tarih yazıcılığına büyük önem verilir.

 

 

  •  Toplum sorunlarının çözümünde akıl ve bilim yerine, duyguya, nefrete ve efsanelere dayanma eğilimi yaygındındır.

 

  •  Toplumda mutlak biçimde egemen kılınan düşünce sistemine karşı çıkma olasılığı bulunan tüm bireysel ve toplumsal oluşumları yok edilir.

 

Faşist Rejimlerin Ortak Özellikleri


Faşizm’in aynen sosyalizm ve liberalizm gibi ideolojiler içinde geçerli olduğu gibi, tek bir uygulamasının bulunmadığını vurgulamak gerekir. Faşist liderler İtalya, Almanya, İspanya, Arjantin, Şili gibi pekçok ülkede iktidare gelmiş; faşist düşünce ve ideoloji, geliştiği ülkenin koşullarına göre farklı biçimler kazanmıştır.

 

Örneğin İtalyan faşizminde ırkçılık fazla ön plana çıkarken; Alman faşizminde doğrudan doğruya üstün ya da ârî ırk görüşüne ve hatta bir tür Sosyal Darwinciliğe dayanma vardır. Yine İtalyan ve Alman faşizmlerinde totaliter yönetim modeli ön planda iken, Avusturya ve İspanya faşizmlerinde totaliter yönetim modeli aynı ölçüde belirgin değildir.

 

Dolayısıyla Faşizm, sahip olduğu temel özellikler ve dayandığı ilkelerden ziyade, uygulamalarından ve milyonlarca insana verdiği büyük ve etkisi uzun sürmüş zararlardan dolayı lanetlenmiş bir ideolojidir.

 

Ancak yine de bir felsefe ve siyasal ideoloji olarak faşizmin üç temel ortak noktasından bahsetmek mümkündür. Bu ortak noktalar şunlardır:

 

  •  Faşizm, iktidara oy çokluğu ile gelir. Faşist hareketler gerek İtalya’da gerekse Almanya’da milyonların desteğini kazanarak iktidara gelmişlerdir. Bu açıdan faşizmi, iktidara zor kullanarak gelen ve kitle desteğinden yoksun olan askeri diktatörlüklerle karıştırmamak gerekir,

 

  •  Faşizm, modern bir akımdır. Tarihsel açıdan, 20.yüzyılın gelişmiş kapitalist döneminin bir ürünüdür. Bu nedenle daha önceki dönemlerde de faşist ideolojiye benzer düşünceleri savunanlar olmakla beraber bunları faşist olarak nitelendirmek doğru değildir.

 

  •  Faşist liderler ve hareketler, kendi ideolojilerini oluşturmak için daha önceki dönemlere ait bazı düşünceleri ve teorileri kullanmışlardır. Örneğin Faşist İtalya, “Büyük Roma İmparatorluğu” düşüncesini bir ideal olarak öne çıkarmıştır.