Faşizm Nedir?

Bu yazımızda kısaca Faşizm Nedir? ve Faşist kelimesinin kökeni nedir? sorusuna değineceğiz.

 

Faşizm kavramı genel anlamıyla baskıcı, otoriter, ırkçı ve anti-demokratik özelliklerden hepsini ya da birkaçını taşıyan rejimleri tanımlamak için kullanılır.
Bu anlamda faşist ise Faşizm yanlısı kişi ya da kurumları ifade eder.

Faşizm bir siyasal ideoloji olarak, İkinci Dünya Savaşı sırasında ve ilk olarak İtalya’da Mussolini döneminde ortaya çıkmıştır.

 

Faşizm, her ne kadar İkinci Dünya Savaşı‘nın ardından Mussoli’nin ve Hitler’in yenilmesiyle birlikte iktidardan düşmüş olsa da, bu dönemde yaşanan olumsuzlukların da etkisiyle genel anlamıyla baskıcı ve otoriter rejim anlayışlarını tanımlamak için sonraki dönemde de kullanılmaya devam etmiştir.

 

Bir başka ifadeyle faşizm, günümüzde, anti-demokratik ideoloji ve yönetim sistemlerinin tamamına verilen genel bir isimdir.

 

Bu bağlamda faşist ise, şu ya da bu nedenle anti-demokratik ideoloji ve yönetim sistemlerini savunan, bunlara destek veren kişileri ifade eder. 

 

Faşizm ve Faşist kavramlarının kısa bir tanımını yaptıktan sonra, şimdi de Faşizmin genel özelliklerini inceleyelim: 

 

  • Toplumsal yaşam bütünüyle devlet iktidarını elinde tutanın dünya görüşüne göre, yani lidere göre örgütlenir ve belirlenir,

 

  •  Basın ve yayın kuruluşları mevcut ideoloji paralelinde yayın yapmak zorundadır. Egemen görüşe zıt düşünceler ve eleştirel seslerin çıkması çeşitli baskı unsurları aracılığıyla önlenir. Aykırı yayınlar sansürlenir, kapatılır veya başka türlü yollarla engellenmeye çalışılır. Böylece egemen düşüncenin karşısına farklı düşüncelerin çıkması mümkün olmaz ve tek tip düşünce, toplumun genelinde baskın hâle gelir.

 

  •  Sıklıkla etnisiteyi ve ırkı temel alan bir milliyetçilik ve vatanseverlik övgüsü yapılır.

 

  •  Toplumun üyesi kabul edildiği ırk ya da milletin diğer ırk ve milletlere üstünlüğü savları öne sürülür. Bu iddialara kanıt göstermek için ise tarihe ve tarih yazıcılığına büyük önem verilir.

 

 

  •  Toplum sorunlarının çözümünde akıl ve bilim yerine, duyguya, nefrete ve efsanelere dayanma eğilimi yaygındındır.

 

  •  Toplumda mutlak biçimde egemen kılınan düşünce sistemine karşı çıkma olasılığı bulunan tüm bireysel ve toplumsal oluşumları yok edilir.

Faşist hareket ve ideoloji, geliştiği ülkenin koşullarına göre farklı biçimler kazanabilmekle birlikte, bir ideoloji olarak faşizmin üç temel ortak noktasından bahsedilebilir. Bu ortak noktalar şunlardır:

 

  •  Faşizm, iktidara oy çokluğu ile gelir. Faşist hareketler gerek İtalya’da gerekse Almanya’da milyonların desteğini kazanarak iktidara gelmişlerdir. Bu açıdan faşizmi, iktidara zor kullanarak gelen ve kitle desteğinden yoksun olan askeri diktatörlüklerle karıştırmamak gerekir,

 

  •  Faşizm, modern bir akımdır. Tarihsel açıdan, 20.yüzyılın gelişmiş kapitalist döneminin bir ürünüdür. Bu nedenle daha önceki dönemlerde de faşist ideolojiye benzer düşünceleri savunanlar olmakla beraber bunları faşist olarak nitelendirmek doğru değildir.

 

  •  Faşist hareketler, kendi ideolojilerini oluşturmak için daha önceki dönemlere ait bazı düşünceleri ve teorileri kullanmışlardır. Örneğin Faşist İtalya, “Büyük Roma İmparatorluğu” düşüncesini bir ideal olarak öne çıkarmıştır.

Faşizmin kelimesinin kökeni, Antik Roma yöneticilerinin geniş hükümet yetkisini simgeleyen ve ucunda balta bulunan bir çubuk demetinin adı olan Latince fasces sözcüğünden gelmektedir.

 

Daha sonraları Fransız Devrimi sırasında Aydınlanma anlamında, halkın elindeki devlet gücünü temsil etmek üzere de kullanılan bu sembol, bir takım değişiklikler geçirerek 1926 yılından itibaren İtalya’nın resmi devlet sembolü haline gelmiştir.

 

Sembolün devlet gücü, halk mülkiyeti ve birliktelik anlamına gelen üçlü anlamı Benito Mussolini’nin siyasi propagandasında kullanılmıştır. Mussolini’nin 1922’de İtalya’da iktidarı ele geçirmesinin ardından ise Faşizm, onun iktidarı döneminde İtalya’nın resmi ideolojisi haline gelmiştir. 

 

Faşizm’in aynen sosyalizm ve liberalizm gibi ideolojilerde olduğu gibi, tek bir uygulamasının bulunmadığını vurgulamak gerekir.

Örneğin İtalyan faşizminde ırkçılık fazla ön plana çıkarken; Alman faşizminde doğrudan doğruya üstün ya da ârî ırk görüşüne ve hatta bir tür Sosyal Darwinciliğe dayanma vardır. Yine İtalyan ve Alman faşizmlerinde totaliter yönetim modeli ön planda iken, Avusturya ve İspanya faşizmlerinde totaliter yönetim modeli aynı ölçüde belirgin değildir.

 

Dolayısıyla Faşizm, sahip olduğu temel özellikler ve dayandığı ilkelerden ziyade, uygulamalarından ve milyonlarca insana verdiği büyük ve etkisi uzun sürmüş zararlardan dolayı lanetlenmiş bir ideolojidir.

 

 

Bu yazı size yardımcı oldu mu?

Ortalama 4.2 / 5. Oy sayısı 51

Geri bildiriminiz bizim için oldukça önemli, teşekkür ederiz.

Bizi Sosyal Medya Hesaplarımızdan Takip Edebilirsiniz.

Eleştirilerinizi duymak ve eksiklerimizi öğrenmek istiyoruz.

Lütfen makalede bulduğunuz eksiklikleri belirtiniz: