Fransız Devriminin Sonuçları Kısaca

18. Yüzyıl sonunda Fransa’da monarşinin yıkılmasına ve Cumhuriyetin kurulmasına yol açan politik olaylar bütününe Fransız Devrimi denir.

 

Genelde Fransız Devriminin başlangıçı olarak kabul edilen olay, 14 Temmuz 1789’daki Bastille Baskını‘dır.

 

Bastille Baskını sonucunda başlayan Fransız Devrimi sonucunda Kral 16. Lui tahttan indirilmiş ve ailesiyle birlikte idam edilmiştir. Ayrıca devrim karşıtı olduğu düşünülen binlerce kişi (16.000 ile 40.000 arasında olduğu söylenen) de yine bu dönemde idam edilmiştir.

 

Fransız Devrimi’nin yarattığı bu kaos ortamında 1799 yılında Napoleon Bonaparte‘ın iktidara gelmesi, Fransız Devrimini resmi olarak sona erdirmiştir.

 

Ancak devrimin etkileri, hem Fransa’da hem de tüm dünyada uzun yıllar devam etmiş ve dünya tarihinde yeni bir dönemin başlamasına neden olmuştur.

 

Avrupa toplumlarında yıllardır başlayan toplumsal, ekonomik ve fikirsel değişimlerin bir sonucu olan Fransız Devrimi ile birlikte, Fransa’da;

 

  • Mutlak monarşi yıkılmış,
  • Cumhuriyet kurulmuş,
  • Kilise’nin otoritesi büyük ölçüde zayıflamış ve
  • Feodal toplum yapısı büyük ölçüde ortadan kalkarak merkezi bir yönetim anlayışı ortaya çıkmıştır.

 

Fransız Devrimiyle birlikte Montesquieu’nün benimsediği “güçler ayrılığı” ilkesi hayata geçmiş, Rousseau’nun savunduğu bütün insanların doğuştan eşit olduğu ilkesi kabul edilmiştir. Bu doğrultuda “İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi” kabul edilerek geleneğe karşı aklı savunan Aydınlanma düşüncesi ve Aydınlanmanın laiklik, bireycilik ve özgürlük gibi ilkeleri siyasal ve toplumsal yaşamda etkili olmaya başlamıştır.

 

İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi;

 

  • İnsanların eşit doğduğunu ve eşit yaşamaları gerektiğini,
  • Kimsenin dini inançları nedeniyle dışlanamayacağını ve ayıplanamayacağını,
  • Mutlak egemenliğin ulusa ait olduğunu ve bir kişi ya da grubun elinde toplanamayacağını,
  • Bir iktidarın ulusun onayı olmaksızın meşru sayılamayacağını ve
  • Devletin yönetenlerin ulusa karşı sorumlu olduklarını vurgulamıştır.

 

 

 

Sonuç olarak,

 

Fransız Devrimi; siyasal iktidar anlayışında köklü bir değişikliğe neden olarak, demokrasinin tek rasyonel yönetim biçimi olduğu düşüncesin yaygınlaştırmıştır.

 

Ancak daha da önemlisi, Fransız Devrimi ile ulus devlet ve milliyetçilik akımları başlamış; bu akımlar diğer ülkelerde de benzer devrimlerin yapılmasına yol açarak diğer ulusların da kendi siyasal birliklerini kurmalarında oldukça etkili olmuştur.