Nedenleri ve Sonuçlarıyla Kısaca Balkan Savaşları

Balkan Savaşlarının Nedenleri 

Balkanlar, özellikle 19. yüzyılın başlarından itibaren sadece Osmanlı’nın değil neredeyse tüm Avrupa’nın en sorunlu ve kritik coğrafyalarından biri konumuna gelmişti.

 

Osmanlı’ya “hasta adam” teşhisi konulduğundan beri, Balkanlardaki Osmanlı egemenliği artık sona ermiş sayılıyor ve büyük devletler bölgeyi kendi çıkarlarına göre yeniden dizayn etmeye çalışıyordu.

 

Uzun yıllar Osmanlı egemenliği altında bulunan Balkan coğrafyasında, Fransız Devrimi‘nin ortaya çıkardığı milliyetçilik akımının etkisi ve büyük devletlerin kışkırtmalarıyla 19. yüzyılda Yunanistan, Sırbistan, Karadağ ve Romanya gibi devletler kurulmuştu.

 

Özellikle 1908 yılında Bulgaristan’ın bağımsızlığını ilan etmesiyle birlikte Balkanlarda dengeler önemli ölçüde değişmeye başlamış, Bulgaristan izlediği aktif siyasetle topraklarını genişletmeye yönelmiştir.

 

Bulgaristan’ın bu politikası, Yunanistan ve Sırbistan ile olan ilişkilerinin bozulmasına yol açsa da, araya giren Rusya, bu gerginliğin sona ermesini sağlamış ve Balkan ülkelerini Osmanlı Devletine karşı bir güç birliğine yöneltmiştir.

 

Rusya’nın desteğiyle Osmanlı’ya karşı bir ittifak oluşturan Bulgaristan, Sırbistan, Karadağ ve Yunanistan Osmanlı’dan karşılanması pek de mümkün olmayan isteklerde bulunarak bir savaş çıkması için uygun zemini hazırlamışlardır.

 

Bu günlerde Osmanlı’nın Trablusgarp Savaşıyla uğraşıyor olması da bu devletleri cesaretlendirmiştir.

 

Nihayet bu şartlar altında, 13 Ekim 1912’de Berlin Antlaşmasının 23. maddesini gerekçe gösteren Balkan Devletleri, Osmanlı’ya Balkan yarımadasındaki etnik topluluklar için özerklik isteyen bir ültimatom verdiler. 17 Ekim’de bu ültimatomu reddeden Osmanlı, Balkan devletlerine karşı savaş ilan etti.

 

Ancak bu dönemde siyasi çekişmelerle çalkalanan Osmanlı ordusu, Balkan devletleri karşısında kısa sürede şok etkisi yaratan ağır yenilgiler aldı.

 

Balkan Savaşlarının Sonuçları 

 

  • Eski Osmanlı başkenti Edirne Bulgarların eline geçerken, Ege adaları, Makedonya, Doğu ve Batı Trakya elden çıktı.

 

  •  Arnavutluk, 28 Kasım 1912’de bağımsızlığını ilan etti.

 

 

  • 30 Mayıs 1913’de imzalanan Londra Antlaşmasıyla Edirne, Trakya’nın tümü ve Makedonya’nın önemli bir kısmı Bulgaristan’a verildi. Ege adalarını, Güney Makedonya’yı, Selanik’i ve Girit’i Yunanistan aldı. Yine bu antlaşma ile Sırbistan’da Makedonya’da bir miktar toprak elde etmeyi başardı.

 

  • Osmanlı Devleti’nin almış olduğu ağır yenilgi sonucunda bölgeden çekilmesi, Balkanlarda dengeleri altüst etmiş ve Balkan devletleri kısa süre içerisinde aldıkları toprakların paylaşımı konusunda birbirine düşmüştür. Bulgaristan’ın fazla toprak aldığını düşünen Sırbistan ve Yunanistan birbirine yaklaşarak ittifak kurmuş, Bulgaristan’ın kendisi için tehlikeli olabilecek denli büyüdüğünü düşünen Romanya’da bu ittifaka katılmıştır. Dolayısıyla Romanya, Birinci Balkan Savaşı’na katılmazken, İkinci Balkan Savaşı’na katılmıştır. 

 

  • 29 Haziran 1913’te İkinci Balkan Savaşı olarak adlandırılan savaş başlamıştır.

 

  • Bulgaristan’ın Sırbistan, Yunanistan ve Romanya ile savaşmasından yararlanan Osmanlı ordusu, 22 Temmuz’da Enver Paşa önderliğinde Edirne’ye girerek şehri geri aldı. Bu durum, 29 Eylül 1913 tarihinde Osmanlı Devleti ile Bulgaristan arasında imzalanan İstanbul Antlaşması ile resmiyete kavuşmuştur.

 

Sonuç olarak Birinci ve İkinci Balkan Savaşı olarak adlandırılan bu savaşlar neticesinde;

 

  • 14. yüzyıldan itibaren fetihlerle birlikte bir Türk yurdu haline getirilen Balkanlardaki Osmanlı varlığı sona ermiştir.

 

  • 93 Harbinden sonra görülen göç hareketinin daha şiddetlisi bu savaşlar neticesinde yaşanmış, Balkanlarda yaşayan yüz binlerce Türk, yurtlarını terk ederek Anadolu’ya göç etmek zorunda kalmıştır. Savaşın başlangıcı ve sonu arasında Balkanlarda yaşayan Müslüman sayısı yaklaşık 1,5 milyon azalmıştır.

 

  • Balkan Savaşlar neticesinde Osmanlı Devleti’nin parçalanma sürecinin son aşamasına geldiği açıkça görülmüş, aydın kesim arasında Osmanlıcılık düşüncesi güç kaybederken, Türkçülük fikri yaygınlaşmıştır. Nitekim çok kısa bir süre sonra başlayacak olan Birinci Dünya Savaşı, Osmanlı’nın son savaşı olacak ve bu savaş neticesinde Osmanlı İmparatorluğu tarihe karışırken, Türkiye Cumhuriyet’i tarih sahnesine çıkacaktır. 

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.