Büyük Selçuklu Devleti Tarihi (Özet ve Maddeler Halinde)

 

  • Büyük Selçuklu Devleti, Türklerin büyük bir kolu olan Oğuzların Üçok Kavmine bağlı Kınık Boyu’na mensup Türkler tarafından günümüz İran-Irak coğrafyasında kurulmuştur.

 

  • Devlet, adını, tam bir devlet örgütü kurmadan ölen Selçuk Bey‘den almıştır. Selçuk Bey, Oğuz Yabgu Devletine bağlı bir subaşı iken, bu devletten ayrılarak bağımsız hareket etmeye başlamış ve çevresine topladığı Türk boylarıyla otoritesini güçlendirmiştir. Bu yükseliş Selçuk Bey’in ölümünün ardından başa geçen oğlu Arslan Yabgu döneminde de devam etmiştir.

 

Tuğrul ve Çağrı Beyler Dönemi


  • Nihayetinde Arslan Yabgunun oğulları Tuğrul ve Çağrı Beyler döneminde Büyük Selçuklu Devleti tam anlamıyla kurulmuştur.

 

  • Bu dönemde Tuğrul Bey devlet başkanlığı görevini yürütürken, Çağrı Bey ordu komutanı olarak askeri işleri yürütmüştür.

 

  • Gazneli Devletiyle yapılan savaşlar bu dönemin en önemli gelişmeleridir. Gazneliler ile yapılan Nesa (1035), Serahs (1038) ve Dandanakan (1040) savaşları sonucunda Horasan ve Nişabur ele geçirilmiş; böylece Selçukluların İslam dünyasında otoritesi artarken, Gazneliler yıkılış sürecine girmiştir.

 

  • Tuğrul ve Çağrı Beyler döneminin diğer önemli gelişmesi, Anadolu’ya ilk akınların bu dönemde gerçekleşmesidir. Nitekim Selçuklu akınlarını durdurmak isteyen Bizans, Gürcü destekli ordusuyla Pasinler Ovası’nda Selçuklular ile Pasinler Savaşını (1048) gerçekleştirmiştir. İlk Türk-Bizans savaşı olan Pasinler Savaşı sonunda, Bizans yenilmiş ve Selçuklu Devletini tanımak zorunda kalmıştır.

 

  • Dönemin diğer önemli gelişmesi Bağdat Seferidir. Büveyhoğullarının Fatimilerin de desteğini alarak Abbasi Halifesi üzerinde baskı kurması üzerine, Abbasi halifesi Tuğrul Bey’den yardım istemiştir. Bunun üzerine 1055’te Bağdat’a gelen Tuğrul Bey, Abbasileri Büveyhoğulları baskısından kurtararak, Halifeyi koruması altına almıştır. Bunun üzerine Abbasi Halifesi Tuğrul Bey’e “Doğunun ve Batının Sultanı” ünvanını vermiştir. Bu gelişme İslam dünyasının siyasi liderliğinin artık Türklere geçmiş olduğunu göstermesi açısından oldukça önemlidir.

 

 

Sultan Alparslan Dönemi (1064-1072)


 

  • Tuğrul Bey’in 1063’teki ölümüyle birlikte tahta Alpaslan geçti. Bu dönemde Kars ve Ani kaleleri ele geçirildi. Bunlar Anadolu’da Türklere ait ilk askeri üslerdir.

 

  • Sultan Alparslan Döneminin en önemli gelişmesi Malazgirt Savaşı (1071)’dır. Malazgirt Savaşının Bizans açısından nedeni, Anadolu’ya yapılan Türk akınlarını durdurmak ve Bizans’ın prestijini korumak iken; Türkler açısından nedeni Bizans’ın karışık durumundan yararlanarak Anadolu’yu yurt edinmektir.

 

  • Malazgirt Savaşı sonucunda Türk ordusu kalabalık Bizans ordusunda karşısında önemli bir zafer kazanmış ve bu zafer, Türk ve Dünya tarihi açısından oldukça önemli sonuçlar doğurmuştur.

 

  • Malazgirt Savaşının sonuçları kısaca şunlardır; (1) Bizans’ın Türkler karşısındaki direnme gücü kırılmış ve Türkler akınlar halinde Anadolu’ya yerleşmeye başlamışlardır. (2) Anadolu’nun Türkleşmesiyle birlikte Türkiye Tarihi olarak adlandırdığımız dönem başlamıştır. (3) Bizans, Türk-İslam dünyası üzerinde önemli bir baskın güç olma özelliğini kaybetmiştir. (4) Türklerin Batı’ya ilerleyişini durduramayacağını Bizans’ın Papa’dan yardım istemesi üzerinde Haçlı Seferleri denen gelişme yaşanmıştır. (5) Malazgirt Zaferiyle birlikte Türklerin İslam dünyasındaki önemi artarken; Anadolu’da ilk Türk Beylikleri kurulmaya başlanmıştır.

 

 

Sultan Melikşah Dönemi (1072-1092)


 

  • Büyük Selçuklu Devleti en parlak dönemini Sultan Melikşahın hükümdarlığı döneminde yaşamıştır.

 

  • Büyük Selçuklu Devletinin en geniş sınırlara ulaştığı bu dönemde Anadolu’nun fethi sürdürülmüştür. Ülkenin sınırları doğuda Ceyhun Nehri’ne, batıda Ege Denizi’ne, kuzeyde Kafkasya’ya, güneyde ise Mısır ve Basra Körfezi’ne kadar genişlemiştir.

  

  • Bu dönemde altın para bastırılması, devletin ekonomik açıdan da oldukça güçlü olduğunun; Ömer Hayyam tarafından hazırlanan Celali Takvimi bilimsel alandaki gelişmişliğin; inşa edilen Ribat (Kervansaray), Cami, Medrese gibi yapılar ise kültürel ve mimari alandaki gelişmenin birer göstergesidir.

 

  • Dönemin devlet yönetimine yön veren ismi ünlü vezir Nizam-ül Mülk’tür. Devlet yönetimi konusundaki tecrübelerini Siyasetname isimli eserde toplayan Nizam-ül Mülk, özellikle Bâtınilik inancı çerçevesinde gelişen ve önderliğini Alamut Kalesindeki Hasan Sabbah’ın yaptığı “Haşhaşilik” akımıyla mücadele etmiştir. Bu mücadele sadece askeri ve siyasi alanda değil, aynı zamanda eğitim alanında da verilmiş ve açılan Nizamiye Medreseleri ile Bâtıni akımlarla mücadele edilmiştir.

 

  • Ancak ne var ki, Nizam-ül Mülk, bir haşhaşi suikasti sonrası öldürülmüş, ondan kısa bir süre sonra da Sultan Melikşah hayatını kaybetmiştir.

 

 

  • Melikşah, 1092 yılında 38 yaşındayken ölmüştür. Ölümünün ardından oğulları arasında taht kavgaları başlamıştır. 1092-1118 yılları arasını kapsayan bu fetret devrinin ardından iktidarı ele geçiren Sultan Sencer döneminde Selçuklular bir miktar toparlansa da 1141’de Moğolların bir kolu olan Karahitaylar ile yapılan Katvan Savaşı, Büyük Selçuklu Devleti için yıkılma sürecini başlatmıştır. Nihayet 1153 yılındaki Türkmen İsyanı sonucunda esir alınan Sultan Sencer’in ölümü üzerine devlet parçalanarak tarih sahnesinden çekilmiştir.

 

Büyük Selçuklu Devletinin Yıkılma Nedenleri


Büyük Selçuklu Devletinin yıkılma nedenleri kısaca şöyle özetlenebilir;

 

  • Ülkenin hanedan üyelerinin ortak malı sayılması (veraset sistemi) neticesinde yaşanan taht kavgaları,

 

  • Ülkede kurulan beyliklerin ve Atabeylerin Merkezi otoritenin bozulmaya başlamasıyla birlikte bağımsız hareket etmeleri,

 

  • Doğudan gelen Moğol baskıları ve Karahitaylarla yapılan Katvan Savaşı sonucunda alınan yenilginin doğurduğu olumsuz etkiler,

 

  • Batınilik akımı çerçevesinde gelişen Haşhaşilik akımının olumsuz çalışmaları,

 

  • Devletin çok uluslu yapısı ve geniş sınırlara ulaşması,

 

 

  • Eski siyasi güçlerine yeniden kavuşmak isteyen Abbasi Halifelerinin olumsuz faaliyetleri.