Yusuf Akçura Kimdir? Kısaca Yusuf Akçura’nın Hayatı ve Fikirleri

Tarihçi ve siyaset adamı Yusuf Akçura, Türkçülük akımının öncülerindendir. 1876 yılında Rusya’nın Kazan’a bağlı Simbirsk kentinde doğan Yusuf Akçura, babasının ölümü üzerine 1833 yılında ailesiyle birlikte İstanbul’a göç etmiştir. Harbiye’de öğrenim gören Yusuf Akçura, 1897 yılında Jön Türklerle ilişkisi olduğu gerekçesiyle tutuklanıp Fizan’a sürülmek üzere Trablusgarp’a gönderilmiş; ancak daha sonra affedilmiştir.

 

1899’da Paris’e giden Yusuf Akçura, burada “Ecole Libre des Scines Politiques” adlı okulda eğitim görmüştür. Yusuf Akçura, öğrenciliği sırasında Jön Türklerin çıkardığı Şürayı Ümmet ve Fransızca yayınlanan Meşveret isimli yayınlarda yazılar yazmıştır.

 

Eğitiminin bitmesinin ardından İstanbul’a dönmeyen Yusuf Akçura, 1903’de Kazan’a giderek, Rus Türklerinin düzenlediği siyasal ve kültürel etkinlikler içinde yer almıştır. Burada ayrıca Kazan Muhabiri adlı bir gazete ve Ulûm ve Tarih adlı bir kitap yayımlamıştır.

 

1.Meşrutiyet’in ilanından sonra İstanbul’a dönen Yusuf Akçura, burada Türkçülükle ilgili olarak kurulan bütün derneklerin hemen hemen hepsinin kurucuları arasında yer almıştır. Türk Yurdu Cemiyeti’nin yayın organı olan Türk Yurdu dergisini yönetti. Türk Ocakları’nın kurucuları arasında yer aldı. İstanbul Üniversitesi’nde ve Harp Okulu’nda tarih dersleri verdi. Müslüman Türk-Tatar Halklarını Koruma Komitesi üyesi olarak İsviçre’deki Milletler Konferansına katıldı.

 

Birinci Dünya Savaşı’nın ardından Türk esirlerin değişimi için, Kızılay tarafından çeşitli Batı ülkelerine ve Rusya’ya gönderildi. İstanbul’a döndükten sonra Milli Mücadele’ye katılmak üzere Anadolu’ya geçti. Milli Eğitim Bakanlığı’nda ve Doğu Cephesi Komutanı Kazım Karabekir’in karargâhında çalıştı.

 

Yusuf Akçura, 1924’te İstanbul milletvekili olarak meclise girdi, 1932 yılında Türk Tarih Kurumu başkanlığına seçildi. Ayrıca İstanbul Üniversitesi’nin yeniden yapılanması sırasında 1934 yılında Yakınçağ Tarihi profesörü olarak görevlendirildi. Bu görevleri ölümüne değin sürdüren Yusuf Akçura, 11 Mart 1935 günü İstanbul’da öldü.

 

 

Siyasi tarihe ilişkin birçok yapıtı olan Yusuf Akçura, Üç Tarz-ı Siyaset (makale olarak ilk yayınlanışı 1904, kitap olarak basımı 1913), Muasır Avrupa’da Siyasi ve İçtimai Fikirler ve Fikirler Cereyanları (1923) ve Siyaset ve İktisat Hakkında Birkaç Hitabe ve Makale (1924) adlı kitaplarında, Osmanlıcılık fikrinin sağlam bir dayanaktan yoksun olduğunu, halk içindeki çeşitli ırk ve topluluklarla uzlaşma olanağı bulunmadığını, Türk milliyetçiliği dışında hiçbir kurtarıcı fikir olamayacağını savundu. Yusuf Akçura, özellikle Üç Tarz-ı Siyaset adlı kitabında savunduğu bu görüşleriyle, Türkçülük akımını benimseyenler tarafından Pantürkizmin babası olarak nitelendi.