Jön Türkler Hakkında Kısa Bilgi

Jön Türklerin Amacı

 

Osmanlı Devletinde kurulan ilk etkili muhalefet örgütü Genç Osmanlılar Cemiyeti’dir.

 

Genç Osmanlılar Cemiyetini kuran ve Jön Türkler olarak da adlandırılan isimlerin tamamı ya İkinci Mahmud’un batılılaşma hareketine başladığı sırada ya da Tanzimat Fermanı’nın ilanından sonra doğmuşlardır.

 

Bir kısmı yabancı dil (özellikle Fransızca) de bilen bu isimler, bu sayede dönemin düşünce akımlarıyla tanışma fırsatı bulmuşlar ve Avrupalıların Osmanlılar hakkındaki düşüncelerini öğrenmişlerdir.

 

Cemiyet üyeleri, özellikle çıkardıkları gazeteler yoluyla düşüncelerini yaymaya çalışmıştır.

 

Örneğin Sultan Abdülaziz döneminde yayımlanan Tasvir-i Efkar, Muhbir ve Tercüman-ı Ahval gibi gazeteler bu gruba mensup isimler tarafından çıkarılmış gazetelerdir.

 

Jön Türkler özellikle,

 

  • Devletin Avrupa’ya borçlanması ve borç alınan bu paraların israf edilmesi ile
  •  Yabancı Devletlerin Hristiyan unsurların durumunu bahane ederek, Osmanlı Devleti’nin içişlerine karışması gibi konuları eleştiri konusu yapmışlardır.

 

Devletin içinde bulunduğu bütün hata ve zaaflar ise hükümetin icraatını denetleyebilecek bir mekanizmanın yokluğuyla açıklanmıştır.

 

İşte Genç Osmanlı cemiyeti, böyle bir mekanizmanın kurulması ve faaliyete geçmesini sağlamak amacıyla 1865 yılında İstanbul’da gizli bir cemiyet olarak kuruldu.

 

Cemiyetin Programı, ülkede mutlakıyet idaresi yerine, meşrutiyet idaresini tesis etmek olarak belirlendi.

 

Ancak Cemiyet çok geçmeden fark edildi ve bazı cemiyet üyeleri tutuklandı. Bunun üzerine cemiyete üye olan birçok isim yurt dışına kaçmak zorunda kaldı.

 

Özellikle 1867’den sonra yurt dışında örgütlenerek faaliyetlerini sürdürmeye çalışan Cemiyet üyeleri, Mısır Hidivi İsmail Fazıl Paşa’nın kardeşi olan Mustafa Fazıl Paşa’nın maddi destekleriyle hayatlarını ve faaliyetlerini sürdürdüler.

 

Cemiyetin ünlü ismi Ali Suavi, 1867’de Londra’da Muhbir adında bir gazete çıkarmaya başladı.

 

Ziya Paşa ve Namık Kemal’de 1868’de Hürriyet’i çıkarmaya başladılar.

 

Bu gazeteler, Genç Osmanlılar’ın siyasi programlarının belirlenmesi açısından oldukça önemliydi.

 

Zira gazeteler incelendiğinde Genç Osmanlılar’ın temel talepleri şu şekilde ortaya çıkmaktadır:

 

  • Osmanlı milletinin her bir mensubu hukuk önünde eşit kabul edilmeli,
  •  Osmanlı milletinin her bir mensubunun hukuk ve hürriyetleri teminat altına alınmalı,
  •  Halk zulümden kurtarılmalı ve adalete kavuşturulmalı,
  •  Osmanlı milleti bir vatan bilinciyle birleştirilmeli,
  •  Bütün bu hedeflerin gerçekleştirilebilmesi amacıyla Osmanlı mutlak monarşiden, meşruti monarşiye geçmeli,
  •  Bu geçiş sürecinde şiddete başvurulmamalı, propaganda ve ikna usulü benimsenmeli.

 

 

Jön Türkler Hareketinin Genel Özellikleri

 

Yukarıda siyasi hedeflerini kısaca özetlemeye çalıştığımız Jön Türkler yani Genç Osmanlılar Cemiyeti hakkındaki en önemli nokta şudur:

 

Bu cemiyet kurulana kadar Osmanlı Devleti’nde herhangi bir örgütlü muhalefet ortaya çıkmamıştır.

 

Çeşitli aralıklarla, padişah veya sadrazam devirmek amacıyla bir araya gelen muhalif gruplar olsa da, bunlar geçici oluşumlardır.

 

Genç Osmanlılar hareketi ise, Osmanlı tarihinin modern anlamda örgütlenmiş ilk muhalefet hareketidir.

 

Özellikle belli bir program ve metot benimsemiş olmaları, onları öncekilerden farklı kılmaktadır.

 

Jön Türkler olarak da anılan Genç Osmanlılar hareketi ile ilgili olarak ikinci önemli nokta ise Jön Türkler hareketinin hürriyet ve meşrutiyet gibi fikirlerin Osmanlı bürokrasisinde ve ordusunda yayılmasını sağlamalarıdır. 

 

Bu oldukça önemlidir.

 

Zira meşrutiyet fikrini benimsemiş olan Mithat Paşa, Serasker Hüseyin Avni Paşa ve askeri okullar Nazırı Süleyman Paşa gibi devlet kademesindeki isimlerin gayretleriyle ilk Osmanlı Kanun-i Esasi’si yani anayasası 1876’da İkinci Abdülhamit döneminde kabul edilmiştir.

 

Jön Türkler ayrıca, dini idealler ve değerler haricinde bir değer ve ideal tanımayan Osmanlı halkına din dışı daha doğrusu dünyevi bir kavram olarak yurtseverlik fikrini tanıtmışlardır.

 

Özellikle Namık Kemal’in İbret adlı gazetede hürriyet ve vatan gibi kavramlar üzerine yazdığı yazılar, kendisinden sonra gelecek kuşakları önemli ölçüde etkilemiştir.

 

Örneğin Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal’in Namık Kemal hayranlığı bilinen bir durumdur.