Milli Mücadeleye Yararlı ve Zararlı Cemiyetler Hangileridir?

Milli Mücadeleye Yararlı Cemiyetler

 

Osmanlı Devletinin Mondros Mütarekesinin ardından başlayan işgallere karşı tepkisiz kalması sonucunda, Türk milleti kendi kendini örgütlemiş ve mücadeleye girişmiştir.

 

 Bu amaçla işgallere karşı bölgesel özellikler taşıyan çok sayıda cemiyet kurulmuştur.

 

Bu cemiyetler, Sivas Kongresinde Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri adı altında tek bir çatı altında toplanmalarına dek, vatanın bütününden çok bulundukları bölgelerin kurtuluşunu hedeflemişlerdir.

 

Faaliyetleri genel olarak,

  • İşgalleri protesto eden mitingler ve gösteriler düzenlenmek,
  • Basın-yayın faaliyetlerinde bulunmak,
  • Halkın direnişe katılması adına çalışmalar yürütmek ve
  • Kuvayi Milliye’ye asker toplamak olarak özetlenebilecek olan bu cemiyetlerin başlıcaları şunlardır: 

 

 

Trakya-Paşaeli Müdâfaa-i Hukuk Cemiyeti:

 

 30 Kasım 1918‘de kurulmuştur. Bu nedenle kurulan ilk “yararlı cemiyet” tir.

 

Amacı, Trakya’daki Türklerin azınlıklar karşısında direnişini artırmak ve bölgenin Türklüğünü savunmaktır.

 

Edirne, Kırklareli, Çatalca, Tekirdağ ve Gelibolu’da örgütlenen Cemiyet, 1919’da bir dizi kongreler düzenlemiş, hatta Osmanlı Devletine dayatılacak barış koşullarının görüşüldüğü Paris Barış Konferansı’na bir heyet gönderermek suretiyle isteklerini iletmiştir.

 

Trakya Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, Sivas Kongresi‘nden alınan kararlar gereğince Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin bir şubesi olmuştur.

 

Cemiyetin başlıca yayın organları “Yeni Edirne” ve “Ahali” gazeteleridir.  

 

 

Vilayatı Şarkiye Müdafaai Hukuku Milliye Cemiyeti:

 

 Vilayatı Şarkiye Müdafaai Hukuku Milliye Cemiyeti 4 Aralık 1918‘de kuruldu.

 

Cemiyetin temel amacı, Ermenilere verilmek istenen doğu illerinin Türk olduğunu kanıtlamak ve Türklerin haklarını korumaktı.

 

Başkent İstanbul’da kurulan Cemiyet, Erzurum, Erzincan, Sivas, Van, Bitlis, Diyarbakır ve Elazığ illerinde şubeler açmıştır.

 

Görüşlerini yaymak için “Hadisat” ve Fransızca yayımlanan Le Pays (Vatan) isimli gazeteler çıkarmıştır.

 

Cemiyetin bir diğer önemli özelliği, Erzurum Kongresi‘nin toplanmasına öncülük etmiş olmasıdır.

 

Trabzon Muhafaza-i Hukuku Milliye Cemiyeti:

 

Trabzon Muhafaza-i Hukuku Milliye Cemiyeti, 12 Şubat 1919’da Trabzon’da kuruldu. Giresun, Ordu ve Of’ta şubeleri bulunmaktaydı.

 

Cemiyetin yayın organları; Trabzon’da İstikbal, Giresun’da Karadeniz ve Yeni Giresun isimli gazetelerdi.

 

Cemiyetin hedefi, yörenin Osmanlı Devleti’ne bağlılığını korumak ve ulusal haklara dokunulmasını engelleyecek çalışmalarda bulunmak olarak belirlenmişti.

 

Yörenin Türklüğünü ve etnik durumunu belirten ayrıntılı raporlar yayımlayan cemiyet, Erzurum Kongresi’nin toplanmasına destek olmuş ve temsilci göndermiştir.

 

 

İzmir Müdafaa-i Hukuku Osmaniye Cemiyeti:

İzmir Müdafaa-i Hukuku Osmaniye Cemiyeti, 1 Aralık 1918‘de İzmir’in Yunanlılara verileceği haberleri üzerine kuruldu.

 

Cemiyetin temel amacı, Wilson İlkeleri‘ne dayanarak İzmir ve Aydın’da Türklerin nüfus, arazi ve emlak yönünden çoğunlukta olduğunu göstermeye çalışmak ve böylece Yunan işgalinin önüne geçmekti.

 

Cemiyet, İzmir’in işgalinin ardından “Reddi İlhak” adını aldı.

 

 

Kilikyalılar Cemiyeti:

 

Kilikyalılar Cemiyeti, 21 Aralık 1918 tarihinde Adana ve çevresinin Fransızlara verileceği haberleri üzerine kuruldu.

 

Hem Fransız işgaline hem de bölgedeki Ermeni faaliyetlerine karşı mücadele yürüten Kilikyalılar Cemiyeti, bölgenin Türk olduğunu ve ana vatandan ayrılmak istemediğini belirten yayın yaptı.

 

Yayınladığı raporlarda bölgedeki Hıristiyan nüfusun sadece yüzde on düzeyinde olduğunu belirten Cemiyet, Wilson İlkeleri doğrultusunda Türklerin haklılığını savunmuştur

 

 

Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti:

 

Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti, 9 Aralık 1919‘da Sivas Valisi Reşit Paşa’nın eşi Melek Hanım ve arkadaşları tarafından Sivas’ta kuruldu.

 

Anadolu’nun pek çok yerinde şubeler açan Cemiyet, Türk kadınının Kurtuluş Savaşına katılmasını simgelemesi açısından önem taşımaktadır.

 

 

Milli Kongre Cemiyeti:

 

Milli Kongre Cemiyeti, Mondros Mütarekesi sonrasında bütün siyasal partileri ve dernekleri içine alacak ulusal bir cephe oluşturmak hedefiyle kuruldu.

 

Cemiyetin öncülüğünü göz doktoru Esat Işık yaptı.

 

Cemiyetin amacı; ulusal güçleri birleştirmek, vatanın haklarını ve yararlarını koruyacak ve gerçekleştirecek yolları ve araçları sağlamaya çalışmak olarak belirlenmişti.

 

Milli Kongre Cemiyetinin en önemli özelliği,  23 Mayıs 1919’daki Sultanahmet Mitingi‘ne de öncülük etmiş olmasıdır.

 

 

Milli Mücadeleye Zararlı Cemiyetler

 

 

Zararlı Cemiyetler, Mondros Mütarekesi’nden sonra başlayan işgallere karşı, Türk halkının direnişini kırmak ya da Saray ve Hükümetin çizgisini egemen kılmak amacıyla Müslümanlar ya da azınlıklar tarafından kurulan cemiyetlerdir.

 

Azınlıklar Tarafından Kurulan Zararlı Cemiyetler:

 

Osmanlı sınırları içinde uzun yıllar Müslüman unsurlarla barış içinde yaşayan Rum ve Ermeni azınlıklar Osmanlı Devleti’nin sona ermiş olmasından hareketle işgallerden cesaret almışlar ve işgalcilerle işbirliği yapmak suretiyle Türk insanına karşı yıkıcı eylemlere girişmişlerdir. 

 

Doğu Anadolu’da büyük bir Ermeni Devleti kurmak için faaliyet gösteren Ermeniler, önceki yıllarda kurulmuş olan Hınçak ve Taşnaksütyun Cemiyetleri aracılığıyla yıkıcı faaliyetlerine hız vermişlerdir. 

 

Ermeni Patrikliği de patrik Zaven Efendi aracılığıyla bu yöndeki girişimleri büyük destek vermiştir. 

 

Rumlar ise kurdukları Pontus Cemiyeti aracılığıyla Trabzon ve civarında faaliyet göstererek Pontus Rum Devleti kurma amacına yönelmiş; Mavri Mira Cemiyeti ile de büyük Yunanistan mücadelesine girişmişlerdir. 

 

İstanbul, Trakya ve Batı Anadolu’da faaliyet gösteren Mavri Mira Cemiyetinin amacı, “Megali İdea” olarak adlandırılan Büyük Yunanistan kurma hedefidir. 

 

Rum azınlıkların bu faaliyetleri, Yunan Kızılhaçı, Rum okulları, Göçmenler Cemiyeti ve Rum Patrikhanesi aracılığıyla desteklenmiştir. 

 

 

Müslümanlar Tarafından Kurulan Milli Varlığa Düşman Cemiyetler:

 

İşgaller karşısında teslimiyetçi bir tutum izleyen bir kısım Türk ve Müslümanlarda direnişe karşı çıkmak için çeşitli cemiyetler kurmuştur. 

 

Padişah ve Osmanlı Hükümetinin çizgisinden çıkılmamasını isteyen bu cemiyetler, direnişe karşı çıkmışlardır. 

 

 Bu cemiyetlerin belli başlıları şunlardır:

 

Kürt Teali Cemiyeti

 

Kürt Teali Cemiyeti, 1918 Aralık ayında  kuruldu. 

 

Eski Danıştay Başkanı Seyyit Abdülkadir, eski Adliye Müfettişi Emin Ali, emekli Albay M. Ali, Mevlanzade Rıfat, Bahazade Şükrü, eski Polis Müdürü Halil Fuat ve Hamdi Paşalar cemiyetin önde gelen isimleridir. 

 

Derneğin faaliyetleri; 

 

  • Mondros Mütarekesi ortamında; İngilizlerin desteğini kazanmak,
  • Güneydoğu’ya Kürt kökenli yönetici ve komutanların atanmasını sağlamak, 
  • Süleymaniye’de kurulmuş olan Kürt Hükümeti ile ilişki kurmak gibi amaçlar çerçevesinde yürütülmüştür. 

 

Van, Bitlis, Harput, Diyarbakır ve Musul’da Kürtlerin ezici çoğunluğu oluşturduğu; Sivas, Konya, Ankara, Adana ve Halep’te de belli bir kesimin Kürt olduğu iddialarını dile getiren cemiyet, belli bir bölgede Kürtlere İngiliz mandası altında özerklik verilmesini talep etmiştir. 

 

Ancak, Cemiyet, Güneydoğu’da önemli bir taraftar kitlesi toplayamamıştır. 

 

Bu durumun oluşmasında Mustafa Kemal Paşa’nın özellikle güneydoğudaki aşiret liderleri ile yakın temasta bulunmasının büyük bir rol oynamıştır. 

 

Nitekim, 23 Nisan 1923’te açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Güneydoğu Anadolu illerini temsil eden çok sayıda Kürt kökenli milletvekili yer almış ve Kürtler Türklerle aynı siyasi birlik içinde yer almak duygusuyla, Türk Kurtuluş Savaşı’nın içinde yer almıştır. 

 

İngiliz Muhipler Cemiyeti

 

İngiliz Muhipleri Cemiyeti, 20 Mayıs 1919‘da kuruldu. 

 

Cemiyet, İstanbul’daki resmi çevrelerden ve özellikle de Vahdettin ve Damat Ferit Paşa‘dan büyük destek almıştır.

 

Damat Ferit Paşa ve Sait Molla derneğin fikir babaları olarak kabul edilir. 

 

Bununla beraber cemiyet, çok sayıda asker-sivil üst düzey yönetici ve emekli bürokrat üyeye de sahiptir. 

 

Hürriyet ve İtilaf Partisi ile Kürt Teali Cemiyeti İngiliz Muhipleri Cemiyeti’nin en yakın ilişkide olduğu cemiyetler olmuştur.

 

 Cemiyet amacını, toprak bütünlüğünü sağlamak olarak ortaya koymuş, bu amaçla İngiliz desteğini sağlamayı ise hayati önemde görmüştür.

 

Cemiyete göre, yüce İngiltere milyonlarca Müslüman’ı yönetmektedir.

 

Bu nedenle, yüzyıllardır süren Osmanlı-İngiliz dostluğunu sürdürmek ve güçlendirmek İslamiyet’in yararınadır. 

 

İttihat ve Terakki Partisi‘nin Birinci Dünya Savaşı’nda Almanya ile ittifak yapması, Osmanlı-İngiliz ilişkilerini zedelemiştir.

 

Bu nedenle cemiyet, İngiltere’nin dostluğunu yeniden kazanma yolunda çalışacağını ve bu yolla, Osmanlı haklarını korumaya hizmet edeceğini iddia etmiştir. 

 

Özetle İngiliz Muhipleri Cemiyeti, İngiliz manda ve himayesini savunmuştur.

 

Bu nedenle ulusal mücadele karşıtı bir harekettir. 

 

İngiliz Muhipleri Cemiyeti; 

 

  • Basın yoluyla İngiltere yanlısı kamuoyu oluşturmak, 
  • İşgalcilere İstanbul’da her konuda yardımcı olmak, 
  • Mustafa Kemal başta olmak üzere, bağımsızlık için mücadele edenleri halkın gözünden düşürmek gibi amaçlar doğrultusunda faaliyet göstermiştir.

 

İngiliz mandası için halktan imza toplayan cemiyet, özellikle Rahip Robert Frew ile Sait Molla’nın ortak çalışmaları ile ayaklanmaları teşvik etmiştir. 

 

Basında da kendine sözcüler bulan cemiyet, Yeni İstanbul gazetesinde Sait Molla, Peyam’da Ali Kemal, Alemdar’da Refi Cevat Ulunay aracılığıyla fikirlerini yaymaya çalışmıştır. 

 

 

Teali-i İslam Cemiyeti

 

Teali-i İslam Cemiyeti, 19 Şubat 1919’da İstanbul’da kuruldu. 

 

Cemiyetin önde gelen üyeleri, İskilipli Atıf Hoca, Hoca Mehmet Zeki Efendi, Şemsettin Efendi, Hayrettin Efendi ve Hasan Fehmi Efendi’dir.

 

Medrese hocaları tarafından kurulan bu cemiyetin en belirgin özelliği, ümmetçi  oluşu ve hilafete mutlak itaati savunmasıdır. 

 

Bu görüşler doğrultusunda hareket eden Cemiyet, Anadolu’da önemli sayıda şube açmış, Hürriyet ve İtilaf Partisi’ne bağlı bir yan kuruluş gibi çalışmıştır. 

 

Cemiyete göre İttihatçılık dinsel bir sapmadır ve Osmanlının son yıllarda başına gelen bütün kötülüklerinin sebebidir. 

 

Anadolu’daki direniş hareketini de İttihatçılığın bir devamı olarak gören Cemiyet, Ulusal Mücadele aleyhindeki propagandalarıyla geniş kitlelere ulaşmıştır.

 

Yayımladığı koyu din sömürüsü yapan beyannamelerle öne çıkan Cemiyet,  Kuvay-i Milliye‘ye karşı mücadele etmeyi ve Hilafete bağlılığı, dinin bir gereği olarak sunmuştur. 

 

 

Hürriyet ve İtilaf Fırkası

 

Hürriyet ve İtilaf Fırkası, II. Meşrutiyet döneminde, 1911 yılında kuruldu. 

 

 

İttihat ve Terakki iktidarı döneminde etkisizleşen parti, Mütareke döneminde yeniden ön plana çıktı. 

 

Mesuliyet, Alemdar, Peyam-ı Sabah, İrşad ve Ferda gazeteleri, cemiyeti destekleyen gazetelerdir. 

 

Partinin en belirgin niteliği, İttihat Terakki düşmanlığı ve Damat Ferit Hükümetlerine verdiği kayıtsız şartsız destektir. 

 

Milli Mücadeleyi, İttihatçı hareketin bir devamı olarak gören partiye göre bu hareket, meşru hükümete karşı girişilmiş bir isyan hareketidir. 

 

Milli Mücadele yanlılarını, saltanat ve hilafeti parçalamak isteyenler şeklinde tanımlayan partinin temel hedefleri, milli mücadeleye karşı çıkmak ve hilafetçi ayaklanmaları desteklemek olarak ortaya çıkmıştır. 

 

Bu amaçla, özellikle Kürt Teali Cemiyeti ve İngiliz Muhipleri Cemiyeti ile sıkı bir işbirliği içinde bulunmuştur. 

 

Wilson Prensipleri Cemiyeti

 

Cemiyet, 4 Aralık 1918’de İstanbul’da kuruldu. 

 

Halide Edip Adıvar, Refik Halit, Ali Kemal Bey, Celal Nuri İleri, Yunus Nadi Abalıoğlu, Ahmet Emin Yalman, Necmettin Sadak, Celalettin Muhtar Bey gibi dönemin ünlü gazeteci ve yazarları cemiyetin üyeleri arasındadır. 

 

Cemiyetin kurulmasına neden olan, Birinci Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru ABD Başkanı Wilson tarafından açıklanan ilkelerdir. 

 

Wilson Prensibi” olarak adlandırılan bu ilkeler Osmanlı aydınlarında, Türklerin çoğunlukta olduğu topraklarda egemenliğin sürdürülebileceği ve adil bir barış antlaşmasının imzalanabileceği yolunda beklentiler doğurmuştur.

 

Wilson Prensipleri Derneğinin amacı, bu beklentileri gerçekleştirebilmek ve ABD’nin yardımını sağlamaktır. 

 

ABD’nin siyasal ve ekonomik korumasını isteyen cemiyet üyeleri, 5 Aralık 1918’de Wilson’a yazdıkları mektupla bu isteklerini iletmişlerdir. 

 

Cemiyete göre, Osmanlı Devleti birlikten yoksun olup, kendi olanaklarıyla kalkınması imkansızdır. 

 

Bu nedenle ABD aracılığıyla bir kurul oluşturulmalı ve bu  kurul; maliye, ziraat, sanayi, ticaret, eğitim, bayındırlık gibi  alanlarda yapılacak reformları yöneterek, araç-gereç sağlamalıdır. 

 

Ülkenin eğitim düzeyini yükseltecek ve kalkınmasını gerçekleştirecek olan bu kurul; adalet, güvenlik ve yerel yönetim alanlarında da çeşitli reformlar gerçekleştirecektir.

 

Özetle cemiyetin hedefi, Osmanlı Devletinin ABD aracılığıyla kalkındırılmasıdır. 

 

Cemiyet, “ABD mandası” anlamına gelecek olan bu fikri,  milli mücadeleyi yönetenlere de kabul ettirmeye çalışmış, ancak Mustafa Kemal Paşa’nın bu fikre kesin olarak karşı çıkması sonucunda Sivas Kongresinde alınan kararla, “manda fikri” kesin olarak reddedilmiştir. 

 

Sivas Kongresinde alınan bu kararla, Cemiyet etkinliğini kaybetmiş, Cemiyetin Halide Edip ve Yunus Nadi gibi önde gelen üyeleri, Anadolu’ya geçmek suretiyle Kurtuluş Savaşına katılmıştır. 

 

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.