Anadolu Selçuklu Devleti Tarihi (Maddeler Halinde)

Anadolu Selçuklu Devleti Sultanları


  • Anadolu Selçuklu Devleti, Kutalmışoğlu Süleyman Şah tarafından kuruldu. Merkezi İznik’tir. Kutalmışoğlu Süleyaman Şah, Büyük Selçuklu Devleti ile Bizans arasında yaşanan Malazgirt Savaşı’nın ardından Anadolu’da fetihler yapmaya başlayan Selçuklu komutanlarından biridir.

 

  • Devletini kurduktan sonra fetih hareketlerine devam eden Suleyman Şah, Antakya’yı alıp Halep’e ilerlemiş, ancak burada Suriye Selcuklu Devleti Meliki Tutuş ile savaşırken ölmüştür. Süleyman Şahın mezarı bugün Suriye’nin icinde yer alan Caber Kalesi’ne defnedilmiştir. (Not: Caber Kalesi Lozan Barış Antlaşması‘na göre Türkiye Cumhuriyeti toprağıdır. Ancak Suriye’deki iç karışıklık nedeniyle Süleyman Şah Türbesi 22 Şubat 2015’teki Şah Fırat Operasyonuyla Suriye’nin Eşme köyüne taşınmıştır.)

 

  • Süleyman Şah’ın ardından tahta I. Kılıçarslan geçmiştir. I. Kılıçarslan döneminin (1092-1107) en önemli olayı, I. Haçlı Seferi nedeniyle devletin başkentinin İznik’ten Konya’ya taşınmak zorunda kalmasıdır. Kılıçarslan aynı zamanda Malatya ve Musul’u ele geçirmiş

 

  • Kılıçarslandan sonra tahta geçen I. Mesut Döneminde (1116- 1155) yaşanan gelişmeler kısaca şunlardır; (1) Batılı kaynaklar Anadolu’dan “Türkiye” olarak bahsetmeye başlamıştır. (2) II. Haclı Seferi’nde Haclı ordusunu Eskişehir yakınlarında mağlup edilmiş, böylece I. Mesut Türk İslam dunyasında büyük bir ün kazanmıştır. (3) Danişmentliler’den Sivas ve Malatya alınmıştır. (4) Anadolu Selcuklu Devleti’nin ilk parası olan bakır para bu dönemde bastırılmıştır.

 

  • Mesut’un ardından Anadolu Selçuklu hükümdarlığına II. Kılıçarslan geldi. 1156-1192 yılları arasını kapsayan bu dönemde, (1) Danişmenlilere son verildi. (2) 1176 Miryokefalon Savaşıyla Bizans ağır bir yenilgiye uğratıldı ve Bizans’ın Türkleri Anadolu’dan atma umutları sona erdi ve Anadolu’nun Türk yurdu olduğu kesinleşti. (3) Anadolu’daki ilk kervansaray olan Alayhan (Aksaray’da bulunmakta) II. Kılıçarslan döneminde yaptırıldı. (4) Ayrıca ilk gümüş ve altın para da yine bu dönemde bastırıldı.

 

  • Rükneddin Süleyman Şah Dönemi 1196 -1204 yılları arasını kapsar. Dönemin en önemli olayı Erzurum şehrinin alınması ve Saltuklulara son verilmesidir.

 

  • Rukneddin Suleyman Şah’ın 1204 yılındaki ölümü üzerine tahta I. Gıyaseddin Keyhüsrev geçmiştir. Dönemin (1204-1211) en önemli olayları şunlardır; (1) Trabzon Pontus Rum İmparatorluğu’nu mağlup edilmiş ve Karadeniz ticaret yolu açılmıştır. (2) Samsun şehri fethedilmiştir. (3) I. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde Antalya limanı ele geçirilmiş ve burada ilk Selçuklu donanması inşa edilerek, denizcilik faaliyetlerine başlanmıştır. (4) Ticareti geliştirmek için Venediklilerle ilk kez bir ticaret antlaşması yapılmıştır. (5) Anadolunun ilk hastenesi olarak kabul edilen Gevher Nesibe Hatun Darüşsifaşı ve Anadolu Selçluklu Dönemi’nin ilk medresesi olan Koca Hasan Medresesi inşa ettirilmiştir.

 

  • İzzeddin Keykavus Dönemi (1211-1220) özellikli ticari nitelikteki gelişmelerle ön plana çıkar. Bu dönemde; (1) Sinop şehri fethedilmiş ve burada ilk tersane kurulmuştur. (2) Çukurova Ermenileri ve Trabzon Pontus Rum İmparatorluğu vergiye bağlanmış, böylece gerek Suriye gerekse Karadeniz ticaret yollarının güvenliği sağlanmıştır. (3) Ticareti geliştirmek amacıyla Kıbrıs Krallığı ile ticaret antlaşması yapılmıştır.

 

  • Alâeddin Keykubat Dönemi 1220-1237 yılları arasını kapsar. Alâeddin Keykubad dönemi, Anadolu Selçuklu Devletinin en parlak dönemi sayılır. Onun döneminde; (1) Alanya (Alaiye) fethedilmiş ve şehir, Konya’nın imar planı ornek alınarak yeniden imar edilmiştir. Ayrıca Anadolu Selçuklu Devletinin II. Tersanesi de bu şehirde kurulmuştur. (2) Kırım’ın Suğdak Limanı fethedilmiştir. (3) Harzemşahlar ile yapılan Yassı Çemen Savaşı (1230) sonunda Harzemşahlar yıkılma sürecine girmiş ve Anadolu Selçuklu Devleti ile Moğollar komşu devlet haline gelmiştir. (4) Erzincan alınarak Mengücek Beyliğ’ne son verilmiştir. (5) Konya Alâeddin Camii, Niğde Kalesi, Antalya Yivli Minare Camii, Kubadabad Sarayı gibi mimari eserler inşa edilmiştir.

 

  • Gıyaseddin Keyhüsrev Dönemi 1237- 1246 yılları arasını kapsar. Sultanın zayıf kişiliğinden dolayı bu dönemin devlet işlerinde Vezir Sadettin Köpek etkilidir. Bu dönem Anadolu Selçuklu Devletinin zayıflamaya başladığı dönem olarak tarihe geçer. Anadolu’daki ilk dini nitelikli isyan bu dönemde çıkmıştır. Baba İshak İsyanı olarak adlandırılan bu isyan sonucunda isyancılar; Sivas, Amasya ve Kayseri’ye alıp Konya’ya kadar ilerlemişler ve bunun üzerine II. Gıyaseddin Keyhusrev Konya’yı terk etmek zorunda kalmıştır. İsyan ancak büyük bir ordu ile bastırılabilmiş ve devletin otoritesini bir haylı sarsmıştır.

 

  • Selçukluların Baba İshak İsyanı’nın güçlükle bastırdığını gören Moğollar, Baycu Noyan komutasında Anadolu’ya ilerlemişler ve Erzurum’u ele gecirip yağmalamışlardır. Bunun üzerine harekete geçen Selçuklu Ordusuyla Sivas yakınlarında karşılaşan Moğol ordusu, Kösedağ Savaşı (1243) olarak adlandırılan bu savaş sonunda Selcuklu ordusunu ağır bir yenilgiye uğratmış, II. Gıyaseddin Keyhusrev ise canını kaçarak kurtarmıştır.

 

  • Anadolu Selçuklu Devletinin yıkılış sürecini başlatan Kosedağ Savaşı’nın sonuçları kısaca şunlardır: (1) Anadolu Selcuklu Devleti Moğollara bağlı bir devlet haline gelmiştir. (2) Anadolu’daki ticari hayat büyük ölçüde zarar görmüş, kıtlık ve yoksulluk başlamıştır. (3) Moğollardan kacan Turkler Batı Anadolu’ya yerleşmeye başlamış ve burayı Türkleştirmişlerdir. (4) Merkezi otoritenin zayıflamasıyla birlikte Anadolu’nun farklı yerlerinde beylikler kurulmaya başlanmış ve “İkinci Beylikler Dönemi” olarak adlandırılan dönem başlamıştır.

 

  • Kosedağ Savaşı’nın ardından adeta “gölge bir devlet” durumuna düşen Anadolu Selçuklu Devleti’nde bu dönemden itibaren Sultanlar Moğolların izniyle tahta çıkan “kukla yöneticiler” olmuş ve nihayet son Selçuklu sultanı II. Mesut’un ölümüyle birlikte, Anadolu Selçuklu Devleti tarih sahnesinden tamamen çekilmiştir (1330).

 

 

Anadolu Selçuklu Devletinde Yönetim, Kültür ve Medeniyet


 

 

  • Sultanların çocukları devlet yönetiminde tecrübe kazanmaları amacıyla “melik” unvanıyla eyaletlere gönderildi. Meliklerin eğitiminden ise “atabey” denilen devlet adamları sorumluydu.

 

  • Anadolu Selçuklu şehirlerini “şıhne” adı verilen askeri valiler yönetirken; belediye işlerinde “muhtesipler”, sınır vilayetlerinin yönetiminden ise “uç beyleri” sorumlu olmuştur. Ayrıca merkeze bağlı vilayetlerin yönetiminden de “naib” adı verilen görevliler sorumludur.

 

  • Anadolu Selçuklu Devletinde devlet işleri Büyük Divanda (Divan-ı Saltanat) denilen divanda görüşülürdü. Bu divan çeşitli alt divanlardan oluşmaktaydı. Bunlar;
    • Divan-ı İstifa (Malî işlerle ilgilenir),
    • Divan-ı Arz (Savunma işleriyle ilgilenir),
    • Divan-ı İşraf (Denetlemeden sorumlu divandır),
    • Divan-ı İnşa (Devletin iç ve dış yazışmalarıyla ilgilenir),
    • Niyabet-i Saltanat (Hükümdar başkentte olmadığında ona vekalet eder),
    • Divan-ı Pervane (Ülke topraklarının kayıtlarını tutar, has ve ikta topraklara ilişkin kararları düzenler)

 

  • Anadolu Selçuklu Devletinde esnaflar arası ilişki Ahilik olarak adlandırılan teşkilat aracılığıyla düzenlenmiştir. Ahi Evran tarafından kurulduğu kabul edilen Ahilik teşkilatı, halkın sanat, ticaret, ekonomi gibi çeşitli alanlarında yetişmelerini sağlayan ve onları gerek ekonomik gerekse de ahlaki yönden geliştirmeyi amaçlayın bir esnaf örgütlenmesidir.

 

  • Anadolu Selçuklu Devletinde hukuk diğer pekçok Türk-İslam devletinde olduğu gibi “şer’i ve örfi hukuk” olmak üzere iki kısımdan oluşmaktaydı.  Şer’i hukuk sisteminde kadılarevlenme, boşanma, nafaka, miras, hırsızlık gibi davalara bakmaktaydı. Kadıların başındaki görevliye ise “kadiü’l kudat” denirdi. Kadiü’l kudat, bütün kadıları denetleme yetkisine sahipti.

 

  • Örfi hukuk sistemi ise daha çok devlete isyan etme, devletin düzenini bozma ve kanunlara uymama gibi siyasi suçlarla ilgilenirdi. Bu tür davalara bakan mahkemelerin başındaki görevliye “emir-i dad” denirdi. Geniş yetkilere sahip olan Emir-i dad gerektiğinde veziri ve divan üyelerini yargılama ve tutuklama yetkisine sahipti. Askeri davalara bakan görevliye ise “Kadı-i Leşker” denmiştir.

 

  • Anadolu Selçuklu Devletinde ticarete büyük bir önem verilmiş, ticaret yollarının güvenliğini sağlamak amacıyla çok sayıda kervansaraylar inşa ettirilmiştir. Ayrıca önceki Türk devletlerinden farklı olarak Anadolu Selçuklu, kara ticaretinin yanında deniz ticaretine de büyük önem vermiş Sinop ve Antalya gibi liman şehirlerini ele geçirerek, buralarda ticareti geliştirmiştir.Ayrıca Anadolu Selçuklu Devleti, Anadolu’daki yolları kullanırken zarar gören tüccarların zararlarının devlet tarafından karşılandığı birtür sigortacılık sistemi uygulamıştır.

 

  • Anadolu Selçuklu Devletinde sarayın ve ordunun dili Türkçe olmasına rağmen resmi yazışmalarda ve bilimsel-edebi çalışmalarda Arapça ve Farsça kullanılmıştır. Bu durum Türkçenin gelişmesini engellemiştir.

 

  • Anadolu Selçuklu Döneminde öne çıkan tasavvuf ve edebiyat insanları ve temel eserleri şunlardır;
    • Yunus Emre: Risalet’ün Nushiye, Divan
    • Hacı Bektaş-i Veli: Makalat
    • Âşık Paşa: Garipname
    • Mevlâna: Mesnevi, Fihi Mafih, Divan-ı Kebir, Mektubat
    • Hoca Dehhani: Selçuklu Şehnamesi
    • Germiyanlı Ahmedi: İskendername, Cemşid-ü Hurşid

 

  • Anadolu Selçuklu Devleti, birçok imar faaliyetine girişmiş ve pekçok Kervansaray, Medrese, Cami, Şifahane ve Saray inşa etmiştir. Bunlardan bazıları şunlardır:
    • Medreseler: Çifte Minareli Medrese (Sivas), Koca Hasan Medresesi (Kayseri), Hunat Medresesi (Kayseri), Taş Medrese (Afyon), Sahibiye Medresesi(Kayseri)
    • Hanlar: Zazadin Hanı (Konya), Sultan Hanı (Aksaray), İshaklı Han (Afyon)
    • Camiler: Alâeddin Camii (Konya), Hacı Kılıç Camii (Kayseri), Taş Mescid(Konya), Güdük Minare Mescidi(Akşehir)
    • Kervansaraylar: Alayhan (Aksaray-Akseri), Karatay Han (Malatya-Kayseri), Kızılören Hanı (Konya-Beyşehir)
    • Şifahaneler: Alâeddin Keykubat(Aksaray), İzzeddin Keykavus (Konya), Turan Melik (Sivas), Gevher Nesibe (Kayseri)
    • Saraylar: Kubadiye Sarayı (Kayseri), Kubadabad Sarayı (Konya)