Holokost Nedir? Nedenleri ve Sonuçlarıyla Yahudi Soykırımı

Yahudi Soykırımı’nın Nedenleri

Yahudiler, İkinci Dünya Savaşı‘nın sonuna ve İsrail Devleti’nin kurulmasına dek, tıpkı Çingeneler gibi Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde küçük azınlıklar şeklinde yaşamışlardır.

 

Ancak onlar, Çingenelerin aksine her zaman organik bağları kuvvetli ve oldukça organize bir toplum olarak var olmuşlardır.

 

Almanya’da Yahudilere duyulan tepki, Avrupa’nın diğer pek çok ülkesinde olduğu gibi, İkinci Dünya Savaşı‘ndan çok daha öncelere dayanır.

 

Bu tepkinin temel nedenleri, pek çok başka nedenin yanı sıra Avrupa düşüncesine hâkim olan ırkçı bakış açısı, Hristiyanlık ve Yahudilik arasındaki dinsel ayrım ve Yahudilerin özellikle finans ve sermaye gibi alanlarda göstermiş olduğu hâkimiyet olarak gösterilebilir. 

 

Ancak Birinci Dünya Savaşı‘nın bitmesiyle birlikte bu antisemitist bakış açısı, özellikle savaştan yenilgiyle çıkan Almanya’da yükselişe geçmiştir. 

 

Irkçı düşünceye sahip bazı Almanlar, Yahudilerin Almanya’dan atılmasını, ekonomik ve toplumsal problemlerin çözümü olarak göstermişlerdir. Çünkü onlara göre Yahudiler, Almanya’nın Birinci Dünya Savaşında yenilmesinin ve Versay’la birlikte çökmesinin en büyük sorumlularıdır.

 

Bu iddiaya göre Yahudiler, ellerinde tuttukları sektörler eliyle savaş sırasında birçok ihtiyaç maddesinin karaborsaya düşmesine neden olmuş, tefecilik yapmış, sahip oldukları medya sektörü eliyle Almanya karşıtı bir kamuoyunun düşman ülkelerde oluşmasını sağlamışlardır.

 

Bu ve bunun gibi pek çok nedenden dolayı Almanya’da, zaten önceden beri var olan Yahudi karşıtı düşünce, ırkçılık zemininde güçlenmiş ve geniş kitlelere yayılmıştır.

 

Nitekim bu kitleselleşmeye paralel olarak, ırkçı ve Yahudi karşıtı düşünce kendisini siyasal alanda göstermekte de gecikmemiştir. 

 

Hitler ve Yahudi Soykırımı Sırasında Yaşananlar

 

Faşist lider Adolf Hitler ile birlikte Almanya tarihine şekil verecek olan Nasyonal Sosyalist Parti, Alman İşçi Partisi adıyla 1919 yılının Ocak ayında Anton Drexler tarafından kurulmuştur.

 

Yıldan yıla giderek güçlenen Nasyonal Sosyalist Parti, nihayet 1933 yılında Adolf Hitler’in önderliğinde iktidarı ele geçirmeyi başarmıştır.

 

Böylece, partinin Almanların “Ari Irk” yani en soylu ırk olduğu düşüncesine dayanan “üstün ırk yaratma” (daha doğrusu Alman ırkını onun saflığına ve üstünlüğüne zarar veren unsurlardan temizleme) projesi uygulanmaya konulmuş ve bu projenin önündeki en büyük engellerden biri olarak görülen Yahudiler üzerine baskılar arttırılmaya başlanmıştır.

 

Bu dönemde Yahudilere karşı uygulanan politikaları maddeler halinde özetleyecek olursak; 

 

Önemli devlet görevlerinden uzaklaştırılmaya başlandılar.

 

Mal ve mülklerine el konularak fişlendiler ve gettolarda yaşamaya zorlandılar. 

 

Eczacılık, doktorluk, askerlik gibi meslekleri yapmaları yasaklandı,

 

1935 yılı Eylül ayında çıkarılan  “Nürnberg Kanunları” ile arî ırktan olanların yani Almanların, Alman olmayanlarla evlenmesi yasaklandı,

 

Yahudileri belirlemeyi ve fişlemeyi kolaylaştırmak amacıyla Yahudilerin, Yahudi adı ve soyadı taşımaları şart koşuldu.

 

Yahudi olduğundan şüphelenilen kişilerin kan analizleri yapıldı ve melez olan kişiler tespit edildi,

 

Yahudi öğrenciler için özel sınıflar açıldı.

 

Yahudilerin mülk edinme hakları ellerinden alındı.

 

Yahudi avukatların Almanların mahkemelerine karışamayacağı, Yahudi doktorların ise Alman hastalara bakamayacağına dair kanun çıkarıldı.

 

Yahudi hastaların tedavilerine son verildi.

 

Yahudilerin yakalarına “Davut Yıldızı” sembolü takmaları ve evlerinin kapılarına “Burada bir Yahudi oturuyor.” levhası asmaları şart koşuldu.

 

Bu gelişmeleri, Hitler’in “nihai çözüm” adını verdiği politikaya uygun olarak Yahudilerin toplama kamplarında bir araya getirilip öldürülmeleri takip etti.

 

Nitekim, 1939 yılında İkinci Dünya Savaşının başlamasıyla birlikte Yahudilere uygulanan bu baskılar sistematik bir kıyıma dönüştü.

 

Naziler, Almanya’daki ya da işgal ettikleri diğer ülkelerdeki tüm Yahudileri, gettolara yerleştirmeye karar verdi.

 

Yahudilerin bir kısmı buralarda soğuktan, açlıktan ya da salgın hastalıklardan ölürken; bir kısmı da kurşuna dizme, zehirli gaz kullanma ya da fırınlarda yakma gibi yöntemler kullanılarak katledildi.

 

 

Naziler, çalışabilecek durumda olan tutukluları ise IG Farben, Krupp gibi şirketlerin fabrikalarında çalıştırdılar ve böylece onlardan savaş boyunca ihtiyaç duyulan üretim sürecinde katkı sağladılar.

 

Örneğin Steven Spielberg tarafından çekilen Schindler’in Listesi adlı çok bilinen film, bu konuya değinir.

 

 

Araştırmalara göre bu dönemde katledilen Yahudi nüfusu, Avrupa’daki Yahudi nüfusunun %60’dır.

 

En büyük katliamlar Auschwitz-Birkenau ve Maidanek isimli kamplarda gerçekleştirilirken;  bu katliamlarda Gestapo, SS Birlikleri ve Einsatz Komandoları gibi özel birlikler görevlendirildi.

 

Ayrıca bu kamplarda toplanan insanlar üzerinde, “ari ırk” a ulaşmak için bilimsel araştırmalar da yapıldı.

 

Örneğin Fiziksel Antropoloji ve Gen Bilimi üzerinde yaptığı çalışmalarıyla tanınan Dr. Mengele, 1943 yılında gönüllü olarak Auschwitz’e geldi. Burada özellikle ikiz çocuklar ve cüceler üzerinde çeşitli deneyler yaptı.

 

Naziler, soykırıma savaşın sonlarına kadar ara vermediler. Toplama kamplarındaki soykırım, ancak Almanların teslim olması ile sona erdi.

 

Aslında Nazilerin soykırım kurbanları sadece Yahudiler değildi. Bu süreçte, çingeneler, homoseksüeller, rejim karşıtı entelektüeller ve zihinsel özürlüler gibi farklı etnik, dini ve sosyal gruplar da “üstün ırk yaratma” düşüncesi çerçevesinde hedef alınarak öldürülmüştür.

 

Ancak, Yahudilerin 6 milyona yakın kayıp ile bu soykırımdan en büyük payı almaları ve ayrıca gerek medya gerekse Hollywood üzerindeki etkileri nedeniyle dünya, en fazla Yahudi Soykırımı’ndan haberdar olmuştur.

 

Yahudi Soykırımı’nın Sonuçları

 

Dünya tarihin en önemli olaylarından birisi sayılan ve Holokost olarak da bilinen Yahudi Soykırımı’nın sonuçlarını kısaca ve maddeler halinde özetleyecek olursak;

 

Naziler, Savaştan sonra müttefikler tarafından kurulan Nürnberg Mahkemelerinde yargılandı ve cezalandırılmaya başlandı. Suçluları bulma ve cezalandırma süreci uzun yıllar devam etti.

 

Soykırım ilk kez, bu olayla Hukuk literatürüne girdi ve bu olaylar, Yahudi Soykırımı olarak adlandırıldı. Nazi avı uzun yıllar devam etti ve bu süreçte
savaş suçlularının cezalandırılmasına devam edildi.

 

Holokost, İsrail Devleti’nin kurulmasına ortam hazırladı. Aslında bir Yahudi devleti kurma düşüncesi çok eskilere dayanmakla birlikte, Soykırım’ın ardından bu fikir geniş destek buldu.

 

Nihayetinde 1948 yılında Yahudiler kendi devletlerini kurmayı başardı ve İsrail Devleti resmen doğmuş oldu.