Prens Sabahattin Kimdir?

 

Sosyolog ve siyaset adamı Prens Sabahattin Padişah Abdülmecit’in kızı Seniha Sultan ile Damat Mahmut Celalettin Paşa’nın oğludur.

 

1877 yılında İstanbul’da doğan Prens Sabahattin, 1899’da II. Abdülhamit yönetimini eleştirdiği için gözden düşen babasıyla birlikte Fransa’ya kaçtı.

 

Prens Sabahattin Fransa’da çeşitli siyaset bilimci ve sosyologlarla ilişki kurdu ve bu durum düşüncelerinin şekillenmesinde oldukça etkili oldu.

 

Yurtdışında Abdülhamit’in baskıcı yönetimine karşı mücadele eden Türk aydınlarını bir araya getirmeye çalışan Prens Sabahattin, 1902’deki Birinci Jön Türk kongresi ile 1907’deki İkinci Jön Türk kongrelerini topladı.

 

Teşebbüs-i Şahsi ve Adem-i Merkeziyet cemiyetini kurdu. Terakki adında bir dergi yayınlayarak bu dergide özel girişimi ve yerel yönetimi savunan görüşlerini açıkladı.

 

Birinci Meşruiyet’in ilan edilmesinin ardından İstanbul’a dönen Prens Sabahattin, Ahrar Fırkasını kurdu. Merkezi otoriteye karşı çıkan görüşleri, İttihat ve Terakki’nin yönetim anlayışıyla çeliştiğinden cemiyetle arası açıldı. İstanbul’da düzenlediği siyasal toplantılar sırasında yaptığı konuşmalar nedeniyle bir süre tutuklandı. Ardından Mısır’a kaçtı.

 

Mısır’dan Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda döndü. Ancak Cumhuriyet döneminde Halifeliğin kaldırılması ve Osmanoğulları’nın ülke dışına çıkarılması kararlaştırılınca önce Fransa’ya ardından da İsviçre’ye yerleşti.

 

Prens Sabahattin, 30 Haziran 1948’de İsviçre’nin Neuchâtell kentinde öldü. Ölümünden bir süre sonra kemikleri Türkiye’ye getirilerek Eyüp Mezarlığı’nda bulunan babasının kabrinin yanına gömüldü.

 

 

Son olarak Prens Sabahattin’in sosyolojik görüşlerini özetleyecek olursak, Prens Sabahattin Ziya Gökalp’in Durkheim’dan etkilenerek öne sürdüğü toplumcu görüşe karşı, Le Play’in bireyci anlayışını savundu.

 

En fazla etkilendiği eserlerden birisi Edmord Demoulins’in “Anglo-Saksonların Üstünlüğü Neden İleri Geliyor” isimli eseriydi. Bu eser onun görüşlerinin adeta temelini oluşturdu.

 

Bu eserin temel tezi kısaca şuydu: Toplumlar zümrelerin önem kazandığı ve kişilerin önem kazandığı toplumlar olmak üzere ikiye ayrılır. Kişilerin yani bireylerin önem kazandığı toplumlara en önemli örnek Anglo-Sakson toplumlarıdır. Bu toplumların gelişmesinin temel nedeni bireylere önem vermesidir.

 

Prens Sabahattin, çeşitli zamanlarda yayımladığı yapıtlarında, Osmanlı Devleti’nin çöküşünü, bu görüşler doğrultusunda değerlendirdi. Ona göre Osmanlı Devleti, bireylerin değil zümrelerin önem kazandığı bir toplum olduğu için çökmekteydi. Bu nedenle merkezi otoriteye karşı bireysel girişimciliğe, bireyin önem kazandığı bir toplumsal düzene yani bir tür liberalizme geçilmeliydi. Bu görüşlerinden ötürü Prens Sabahattin kimi yazarlar tarafından Türkiye’de liberal düşüncenin öncüsü kabul edilir.

 

 

Prens Sabahattin’in hayatı hakkında daha ayrıntılı bilgi için aşağıdaki linkten TDV İslam Ansiklopedisi’nin Prens Sabahattin maddesine bakabilirsiniz:

http://www.islamansiklopedisi.info/dia/pdf/c34/c340226.pdf