Jürgen Habermas Sosyolojisi

Bu yazımızda Jürgen Habermas’ın eserlerinden hareketle Habermas Sosyolojisinin temel noktalarını özetlemeye çalışacağız. Habermas’ın geliştirmeye çalıştığı eleştirel toplum kuramı, Frankfurt Okulu’nun eleştirel toplum düşüncesi ile yakından bağlantılıdır. Ancak “Akıl” lar arasında bir ayrıma giden Habermas, araçsal akla eleştirel yaklaşmakla birlikte Aydınlanmacı akıl projesini reddetmez. Modern dünyanın araçsal akıl tarafından tamamen tahrif edilmesinin hiçbir zaman mümkün olmadığına… Okumaya devam et Jürgen Habermas Sosyolojisi

İslam Düşünce Tarihinde Sosyoloji

Bu yazımızda kısaca, İslam düşünce geleneğinde sosyolojinin yeri hakkında bilgi verecek ve ünlü İslam sosyologlarının kimler olduğunu belirteceğiz.   Latince socio (toplum) ve Grekçe logos (bilim) kelimelerinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan ve toplum bilim şeklinde Türkçeleştirilen Sosyoloji, yeni sayılabilecek bir bilim dalıdır.   Dolayısıyla ilk dönem İslam bilim ve düşünce geleneğinde sosyoloji adında bir bilimden… Okumaya devam et İslam Düşünce Tarihinde Sosyoloji

Frankfurt Okulu Nedir?

 

Frankfut Okulu, özellikle Max Horkheimer, Theodor W. Adorno, Erich Fromm ve Herbert Marcuse gibi isimlerin oluşturduğu bir düşünce okuludur. Eleştirel teorinin kurucusu sayılan bu düşünce okulu, daha çok modernizm, kapitalizm, tüketim toplumu gibi süreçlere getirdikleri eleştirilerle tanınır.

 

Peki Frankfurt Okulu’nun modernizme karşı geliştirmiş olduğu eleştirel teori ve Frankfurt Okulu üyelerinin modernite eleştirileri nelerdir?

 

Modernite eleştirilerini moderniteyi baskıcı hale getirdiği düşünülen bilim, araçsal akıl ve kapitalizm bağlamında yapan Frankfurt Okulu teorisyenlerine göre, insanların doğaya karşı özgürleşmesini, doğanın yasalarının ortaya çıkarılmasını ve doğanın kontrol altına alınmasını sağlayan bilim, zamanla insanoğlunun denetim ve kontrol altına alınmasına doğru giden bir egemenlik biçimi yaratmıştır. Bu durumda bilim, tıpkı ortaçağın otoriteleri gibi insan özgürlüğünü kısıtlamaya başlamıştır.

 

Frankfurt Okulu teorisyenlerinin bir başka iddiası, modernitenin insanların sadece kişisel tatminini sağlamayı, arzularına ulaşmayı hedefleyen araçsal bir aklın hizmetinde hareket ettiğidir.

 

Bu iddiaya göre modern dünyada araçlar ve amaçlar yer değiştirmiştir. Örneğin bir ilaç şirketinin temel amacı olabildiğince çok insanı iyileştirmek olması gerekirken; araçsal aklın hakim olduğu günümüz modern dünyasında bir ilaç şirketinin temel amacı daha fazla kar sağlamaktır.

 

“Araçsal Akıl” konusundaki en önemli değerlendirmeleri Frankfurt Okulu teorisyenlerinden Habermas yapmıştır. Modernitenin henüz tamamlanmamış bir proje olduğunu iddia eden ve araçsal akla karşı iletişimsel aklın geliştirilmesi gerektiğini savunan Habermas’a göre, insanın kişisel tatminini ve arzularını doyurmayı hedefleyen aklın yerini ahlaki değerler üzerine kurulu bir akıl almalıdır. Bu aklın ismi “İletişimsel Akıl” dır.

 

Habermas’a göre temel amacı, özgür ve yaratıcı biçimde çalışan çok sayıda bireyin katkıda bulunduğu bir bilgi birikimini insanlığın özgürleşmesi ve günlük yaşamının zenginleşmesi yolunda kullanmak olan modernite, henüz insan özgürleşmesini, hayatın zenginleşmesini, yoksulluğun ortadan kalkmasını ve rasyonel bir toplumsal örgütlenme biçimini ortaya koyamamıştır. Bu nedenle Habermas, moderniteyi, “tamamlanmamış (ancak tamamlanması gereken) bir proje” olarak tarif eder.

 

Modernite’nin üretim biçimi olan Kapitalizm ise, modernitenin aklı olan “Araçsal Akıl” a uygun olarak ihtiyaç için değil daha fazla büyümek ve kar elde etmek için büyümek anlayışını benimser. Bu anlayış, üretimi sürekli hale getirmeyi zorunlu kılmış; bunun bir gereği olarak da reklam, moda ve benzeri faaliyetlerle toplumlar tüketime yönlendirilerek yeni ihtiyaçlar ortaya çıkarılmıştır.

 

Ayrıca Kapitalizm, kültür endüstrisi (tv dizileri, filmler, edebiyat vs.) vasıtasıyla kapitalist sistemle bütünleşen ve devrimci bilinçten yoksun pasif bir sınıfın da doğmasını sağlamıştır.

Risk Toplumu Nedir?

  Günümüz toplumları, bilgi toplumu, sanayi ötesi toplum ya da post-modern toplum olarak nitelendirilmelerinin yanı sıra son yıllarda sıkça “risk toplumu” kavramıyla da adlandırılmaktadır.   İlk olarak Alman sosyolog Ulrich Beck tarafından kullanılan bu kavram, özellikle Soğuk Savaş dönemi sonrası toplumların değişen güvenlik ve risk algılamalarını anlamaya yönelik olarak geliştirilmiştir.   Beck’in yanı sıra, İngiliz… Okumaya devam et Risk Toplumu Nedir?

Max Weber’in Sınıf Teorisi

Sosyal sınıf kavramı ve bu kavramın hangi ölçülere göre belirleneceği konusunda değişik görüşler ileri sürülmüştür. Teori alanında Marks’tan sonra beklide en önemli görüşlerin Max Weber tarafından ortaya atılmış olduğunu söyleyebiliriz.   Max Weberin sosyal tabakalaşma modelinde üç boyut vardır. Bunlardan ilki sosyal sınıflar, ikincisi parti, üçüncüsü ise statüdür.   Weberin bu üçlü sosyal tabakalaşma modelindeki… Okumaya devam et Max Weber’in Sınıf Teorisi