Jürgen Habermas Sosyolojisi

Bu yazımızda Jürgen Habermas’ın eserlerinden hareketle Habermas Sosyolojisinin temel noktalarını özetlemeye çalışacağız. Habermas’ın geliştirmeye çalıştığı eleştirel toplum kuramı, Frankfurt Okulu’nun eleştirel toplum düşüncesi ile yakından bağlantılıdır. Ancak “Akıl” lar arasında bir ayrıma giden Habermas, araçsal akla eleştirel yaklaşmakla birlikte Aydınlanmacı akıl projesini reddetmez. Modern dünyanın araçsal akıl tarafından tamamen tahrif edilmesinin hiçbir zaman mümkün olmadığına inanan Habermas, özgürleştirici potansiyele sahip başka ‘rasyonel’ düşünme biçimlerinin olduğuna inanmaktadır.

 

Habermas’ın çalışmaları geniş çevrelerce neo-Marksist çalışmalar olarak kabul edilir. Habermas’ın projesi kendi deyimiyle “tamamlanmamış bir proje” olarak gördüğü moderniteyi bir tamamlama projesidir. Bu açıdan Habermas’ın düşünceleri modernitenin sona erdiğini ilan eden post-modernistlerden ya da post-yapısalcılardan ayrılır. Onlardan farklı olarak Habermas, büyük boy bir teori geliştirmeye çalışan tek çağdaş düşünür olarak görülür.

 

HABERMAS’DA KAMUSALLIK KAVRAMI

 

Habermas’ın Kamusallığın Yapısal Dönüşümü adlı çalışmasına konu olan kamusallık kavramı, genel olarak onun tüm çalışmalarında önemli bir yere sahiptir. Habermas’ın, vatandaşlar arasında şeffaf, açık ve akılcı tartışmaya dayalı olarak oluşan kamusallığa yönelik ilgisi demokrasiye vermiş olduğu önemden kaynaklanır. Ona göre kamusallık, devlete ait resmi olmayan bir alan olarak 18. yüzyılda devlet ile toplumun burjuva kesimi arasında olarak ortaya çıkmıştır.

 

Habermas için burada önemli olan nokta, kamusallığın eşit koşullarda ve hür bir iradeyle tartışmalara katılmak için gerekli olan iletişim koşullarının sağlandığı bir alanda şekillenmesi ve yöneticileri meşruluğa zorlayan eleştirel bir kamuoyu olarak ortaya çıkmasıdır.

 

Anca süreç içerisinde kamusallık, iletişim ağının ticarileşmesi, bürokratikleşmenin ve devlet müdahaleciliğinin artması gibi temel nedenlerle özerkliğini, eleştirelliğini ve düşünce üretme yeteneğini yitirmiştir. Ayrıca bununla da kalmayıp kolayca yönlendirilebilen / manipüle edilebilen bir kamuoyuna dönüşmüştür. Yine de Habermas kamusallığın yeniden genişletilebileceğine ve demokratikleşme sürecinde yaşanan sorunların çözümü sürecinde kamusal bir iletişim temeli oluşturulabileceğine dair umuda sahiptir.

 

 

HABERMAS’IN BİLGİ KURAMI

 

Habermas, teorisini üzerinde temellendireceği bir bilgi kuramını Bilgi ve İnsansal İlgiler adlı ünlü çalışmasında özetler. Bu çalışmada Habermas üç tür bilgi formundan ve bunlara karşılık gelen üç tür bilişsel ilgi, eylem ve deneyim alanından bahseder.

Birinci bilgi formu klasik pozitivizmde görülen empirikanalitik yani araçsa bilgi olup bu bilgi türünün arkasında yatan temel ilgi ve çıkar çevreye, insanlara ve genel olarak toplumlara uygulanabilen teknik kontroldür. Bu bilgi formu ile ona karşılık gelen teknik ilgi, maddi dünyada çalışma/emek olarak tanımlanabilecek bir eylem ya da deneyim alanı ile ilişkilidir.

 

İkinci bilgi formunu hermeneutik (iletişimsel) bilgi oluşturmaktadır ve bu bilgi türünün temel ilgisi dünyayı anlamaktır. Bu bilgi formu ile ona karşılık gelen ilgi/çıkar ise kültürel alanda etkileşim olarak tanımlanabilecek bir eylem ya da deneyim alanı ile ilişkilidir.

 

Üçüncü bilgi formu ise eleştirel bilgi olup bu aynı zamanda Frankfurt Okulu ile Habermas’ın benimsediği bir bilgi sistemidir. Diğer iki bilgi sisteminden farklı olarak eleştirel bilgi temel olarak ezilenlerin özgürlüğü ve kurtuluşu ile ilgilidir ve tahakküm (domination) olarak tanımlanabilecek bir eylem ya da deneyim alanı ile ilişkilidir.