Zitvatorok Antlaşması: Kısaca Tarihi Önemi ve Maddeleri

Zitvatorok Antlaşması, 1606 yılında Osmanlı Devletinin Duraklama Dönemi‘nde Avusturya ile imzalanmıştır.

 

Dönemin Osmanlı padişahı Sultan I. Ahmed; Avusturya kralı ise Arşidük II. Rudolf’dur.

 

Osmanlı Devleti ile Avusturya arasında yaklaşık on beş yıl süren uzun savaş dönemini bitiren bu antlaşma ile Osmanlı Devleti, herhangi bir toprak kaybına uğramamış hatta Eğri ve Kanije kalelerini fethetmiştir.

 

Ancak Zitvatorok Anlaşması, diplomatik açıdan bakıldığında Osmanlı Devleti için önemli bir itibar kaybına yol açmıştır.

 

Bunun nedeni Osmanlı Devletinin Zitvatorok Antlaşmasıyla uğradığı “diplomatik yenilgi” dir. 

 

Bu antlaşma ile daha önce Osmanlı sadrazamına denk sayılan Avusturya hükümdarı, Osmanlı padişahına denk sayılır olmuştur.

 

Zitvatorok Antlaşması ile Osmanlı Devleti, daha önce “Viyana hâkimi” olarak hitap ettiği Avusturya-Roma İmparatoru’nu “Kaiser” yani “Kutsal Roma İmparatoru” olarak tanımıştır.

 

Bu bağlamda 1606 Zitvatorok Barış Antlaşması, Osmanlı diplomasi tarihi için bir dönüm noktası teşkil etmiş, dünya siyaset sahnesindeki güç trafiğinin yavaş yavaş Osmanlı Devleti aleyhine değişmeye başladığını göstermiştir.

 

Daha önce Avrupalı devletlerle yapılan barış antlaşmaları, Osmanlı devleti tarafından “daha fazla kan dökülmemesi” için bu ülkelere verilmiş birer lütuf olarak görülürken, bu antlaşma ile Osmanlı Devleti’nin Batı karşısında üstünlüğü sona ermiş ve Batı ile olan diplomatik ilişkilerde “müsavemet yani eşitlik dönemi” başlamıştır.

 

Antlaşmanın diğer önemli maddeleri ise kısaca şunlardır:

 

  • Kanije, Eğri, Estergon kaleleri Osmanlılar Devletinde kalacak,

 

  • Avusturya hükümdarı Osmanlı padişahına eşit sayılacak,

 

  • Avusturya, Osmanlı Devleti’ne artık yıllık vergi vermeyecek, onun yerine bir defaya mahsus olmak üzere savaş tazminatı ödeyecek,

 

  • Ve bu barış antlaşması 20 yıl boyunca yürürlükte kalacaktı.

 

Osmanlı Devleti bu antlaşmanın ardından, 1699 Karlofça Antlaşması’na kadar Avrupa’da hâkim askeri üstünlüğünü bir nebze de olsa devam ettirebilmiştir.

 

Ancak, daha önce büyük çapta toprak kaybı yaşamayan Osmanlı Devleti, Karlofça Antlaşmasıyla ilk büyük çaplı toprak kaybını yaşamıştır.

 

Bu antlaşmayla birlikte Avrupa’daki güçler dengesi Avusturya lehine bozulmuş, Osmanlı Devleti hem askeri üstünlüğünü kaybetmeye başlamış hem de buna paralel olarak diplomatik ilişkilerde de yeni bir döneme girmiştir.

 

Özetle Zitvatorok Antlaşması (1606), Osmanlı tarihindeki ilk diplomatik prestij kaybıdır. Bu kaybı, ilk büyük toprak kaybını yaşayacağı Karlofça Antlaşması (1699) takip etmiş ve Osmanlı Devleti “Gerileme Dönemi” ne girmiştir.