Nutuk Nedir? Kısaca Özellikleri, Tarihsel Niteliği ve Önemi

Nutuk Ne Zaman ve Nerede Okunmuştur?

1927 Yılının Haziran ayının sonunda, 19 Mayıs 1919’dan beri 8 yıldır gitmediği İstanbul’a giderek, 30 Eylül’e kadar Nutuk üzerine çalışan Mustafa Kemal, 15 Ekim 1927 Cumartesi günü TBMM salonunda toplanan Cumhuriyet Halk Partisi Kongresinde Nutuk’u okumaya başlamıştır.

 

 

Meclis salonunda 63 ilden gelen ikişer delege ve milletvekillerinin yanı sıra yabancı ülke temsilcileri de hazır bulunmuştur.

 

“Cumhuriyet Halk Partisi’nin büyük kongresini açıyorum” diyerek konuşmasına başlayan Mustafa Kemal, Partinin dokuz yıl önce doğduğunu belirtmiş ve tüm Anadolu’yu ve Rumeli’yi kapsamak üzere ilk genel kongresini Sivas’ta gerçekleştirdiğini vurgulamıştır.

 

Dolayısıyla açılışını yaptığı büyük kongrenin Sivas Kongresi’nden sonra ikinci kongre olduğuna işaret etmiş ve açılış konuşmalarının ardından tekrar kürsüye gelerek Nutuk’u okumaya başlamıştır.

 

Nutuk, çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin; nereden başlanıp, hangi olumsuz koşullar altında, hangi engel ve aşamalardan geçilerek nasıl kurulduğunu, belgelerle anlatan anıtsal bir kitaptır.

 

Bu nedenle günümüzde ve gelecekte Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş tarihini öğrenmek isteyen herkesin ilk başvurması gereken eser, Nutuk’tur.

 

Nutuk’ta Nelerden Bahsedilir?

 

Atatürk’ün Nutuk’u üç ciltten meydana gelmiştir.

 

Birinci cilt, 1919 – 1920 yılları arasını ele alır ve genel olarak;

  • Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkışı,
  • Osmanlı Devletinin genel durumu,
  • Milli Mücadele çalışmaları,
  • Milli Mücadele’yi içeriden ve dışarıdan engelleme çabaları,
  • Kongreler,
  • Mustafa Kemal’in şahsına ve Heyet-i Temsiliye’ye karşı ortaya çıkan tepkiler ve
  • TBMM’yi açma çalışmalarından bahseder.

İkinci ciltte ise 1920 – 27 yılları arasındaki dönem ele alınmıştır. Bu ciltte genel olarak;

  • TBMM’nin açılışı,
  • Kurtuluş Savaşı,
  • İtilaf Devletleriyle yapılan siyasi görüşmeler,
  • Cumhuriyet’in ilanı,
  • Çok partili hayata geçiş ve
  • Yapılan devrimler anlatılmıştır.                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                 

Ayıca bu cilt, Nutuk’un Mustafa Kemal’in bir anlamda vasiyeti olduğunu doğrular biçimde Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe hitabesiyle son bulmuştur.

 

Üçüncü cilt ise 1919 – 20 yılları arasındaki yazışmaları ihtiva eden tarihi belgelerden oluşmaktadır.

Atatürk’ün Nutuk Adlı Eserinin Özellikleri Nelerdir?

 

Nutuk’ta hadiseler anlatılırken tarihi kronoloji takip edilmeye çalışılmış fakat yeri ve zamanı geldikçe olaylar kronolojiye uygun olmadan da önemine göre ifade edilmiştir.

 

Olaylar anlatılırken bazı şahıslarla ilgili hatıralar da nakledilmiştir. Diğer taraftan, Nutuk’un 1919 ve 1927 arasındaki dönemde yaşanan tüm olayları kapsamına almadığını ve bahsettiği olaylardan da önemleriyle orantılı bir uzunlukta bahsetmemiş olduğunu vurgulamak gerekir.

Nutuk’u yazmaktaki maksadını, “inkılabımızın tetkikinde tarihe kolaylık sağlamak” olarak açıklayan Atatürk, gelecekte inkılapların neden yapıldığına dair türlü yorumlar yapılabileceğini ancak bu inkılapları düşünen ve yapanın bizatihi kendisi olmasından hareketle en etkili yorumun kendi yorumu olduğunu belirtmiştir.

 

Bu düşüncelerle kaleme aldığı Nutuk adlı eseriyle Atatürk, hiç şüphesiz bir tarih yazarıdır. Ancak tarihçi değildir. Eserini de bir tarihçi objektifliği ve tarafsızlığı içinde yazması beklenemez. Zira son kertede Nutuk, bir hatıradır ve hatıraların tam bir objektiflik içinde yazılmaları söz konusu olamaz.

 

Ancak Atatürk’ün, doğrudan doğruya kaleme aldığı tarihi yapan isim olması yani Nutuk’ta tarihi yapan ile yazanın aynı şahsiyette birleşmiş bulunması, ona sıradan bir hatıratla karşılaştırılamayacak bir üstünlük sağlamıştır.

 

 

Ayrıca Atatürk’ün bu eserinde bildirdiği olay ve şahsiyetler hakkındaki bilgilerin doğruluğunu bir cilt dolusu belge ile büyük oranda teyit etmiş olması da Nutuk’un sıradan bir hatırat olmadığını, çok daha daha güvenilir bir kaynak olduğunu bizlere göstermektedir.