Küçük Kaynarca Antlaşması: Kısaca Tarihi Önemi, Maddeleri ve Sonuçları

Küçük Kaynarca Antlaşması, Osmanlı Devleti ve Rusya arasında 26 Temmuz 1774’te imzalandı.

 

Antlaşmanın temel nedeni, 1768-1774 Osmanlı Rus Savaşıdır. Osmanlı Devleti ve Rusya arasındaki bu savaş, Karadeniz’e hakim olma savaşıdır.

 

Savaş sonucunda Osmanlı devleti, ağır bir mağlubiyet almış ve şartları son derece ağır olan Küçük Kaynarca Antlaşmasını imzalamak zorunda kalmıştır.

 

Antlaşmanın en önemli sonucu hiç şüphe yok ki, Kırım’ın bağımsızlık kazanması olmuştur.

 

Antlaşma gereğince Kırım, her ne kadar dini bakımdan halifeye bağlı kalacaksa da, Rus etkisinin altına girmiş ve kısa bir süre sonra Rusya’ya bağlanmıştır (1783).

 

Küçük Kaynarca Antlaşmasıyla ayrıca;

 

  • Rus ticaret gemilerinin, iki ülke topraklarını çevreleyen denizlerde serbestçe dolaşabilmesi ve boğazlardan serbestçe geçebilmesi kabul edilmişti. (Böylece boğazların statüsü tartışmaya açılmış ve Karadeniz’deki mutlak Osmanlı egemenliği ağır bir yara almıştır.)

 

  • Osmanlı Devleti Rusya’ya savaş tazminatı ödemiş,

 

  • Rusya, Osmanlı Devletine ait yerleşim yerlerinde konsolosluk açabilme ve kapitülasyonlardan yararlanabilme hakkı kazanmıştır. (Bu madde, Rusya tarafından Osmanlı tebaasından olan Ortodoksların hamiliğine soyunmak olarak algılandığından, ileride başka bazı büyük sorunlara yol açmış, Rusya Osmanlı Devletinin içişlerine müdahale etmeye başlamıştır.)

 

Küçük Kaynarca Antlaşması, Osmanlı Devletinin Karlofça Barış Antlaşması‘ndan sonra imzaladığı en ağır şartlara sahip antlaşmadır.

 

Bu bağlamda uzun vadedeki sonuçları da Osmanlı Devleti açısından oldukça yıkıcı olmuştur.

 

Küçük Kaynarca Antlaşmasının sonuçlarını kısaca özetleyecek olursak;

 

  • Küçük Kaynarca Antlaşmasıyla birlikte Osmanlı Devleti, hem iç işlerinde hem de diğer ülkelerle olan ilişkilerinde dış güçlerin müdahalesine açık hale gelmiştir.

 

  • İstanbul dahil, bütün Karadeniz kıyıları muhtemel bir Rus saldırısına karşı açık hale gelmiş; bu bağlamda Osmanlı açısından yıllarca güvenli bir iç deniz konununda olan Karadeniz, “güvenli deniz” olma özelliğini yitirerek, Osmanlı açısında bir tehdit ve baskı unsuru haline gelmiştir.

 

  • Küçük Kaynarca Antlaşması maddelerinden kalkarak, Osmanlı Devleti tebaası Ortodoksların hamiliğine soyunan Rusya, sürekli olarak Osmanlı içişlerine karışma fırsatı elde etmiş. Bu durum sonraki yıllarda, Osmanlı-Rus ilişkilerinde sık sık yeni çatışma ve sorunların yaşanmasına yol açmıştır.(Örneğin; Kırım Savaşı)

 

  • Küçük Kaynarca Antlaşmasıyla Osmanlı Devletinden kapitülasyonlar elde eden Rusya, Osmanlı ülkesinde tam ticaret yapma hakkı kazanmış; Rus ticaret gemilerinin Akdeniz ve Karadeniz’de serbestçe dolaşımına izin verilmiştir. Bu durum, Rusya’nın yıllardır sürdürdüğü “sıcak denizlere inme” politikasında büyük bir ilerleme sağlamıştır.

 

  • Küçük Kaynarca Antlaşmasıyla, Osmanlı ülkesinde istediği gibi konsolosluk açabilme yetkisine sahip olan Rusya, özellikle Balkan şehirlerinde açtığı konsolosluklar sayesinde buralarda Balkan halklarıyla yakın ilişkiler kurdu ve buralarda “Panislavizm” politikasının güçlenmesini sağladı.

 

Özetle Küçük Kaynarca Antlaşması, Osmanlının içine düştüğü zafiyeti bütün açıklığıyla gözler önüne seren ve Rusya’nın büyük bir güç olarak ortaya çıktığını belgeleyen önemli bir antlaşma olarak tarihteki yerini almıştır.