Nedenleri ve Sonuçlarıyla Kısaca Kırım Savaşı

Kırım Savaşı’nın görünen nedeni, “Kutsal Yerler” sorunudur.

 

Osmanlı İmparatorluğuna ait Filistin’de iki büyük Hristiyanlık mezhebi olan Katolik ve Ortodokslar arasında çıkan sorunu bahane eden Rusya, Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde yer alan tüm Ortodoksların Rus himayesine bırakılmasını istemiştir.

 

Osmanlı, egemenlik haklarının çiğnenmesi anlamına gelecek bu teklifi, özellikle Fransa ve İngiltere’nin desteğiyle reddetmiş ve Ekim 1853’te Rusya’ya savaş ilan etmiştir.

 

Savaşın asıl nedeni ise Rusya’nın Osmanlı İmparatorluğu’nun parçalanma sürecini kendi istediği biçimde başlatmak istemesidir.

Nitekim 1853’te Rus Çarı I. Nikola, İngiliz Büyükelçisiyle yaptığı görüşmede Osmanlı’yı “hasta adam” olarak tarif etmiş ve İngiltere’ye Osmanlı’yı paylaşmak konusunda kendi çıkarlarını uyan bir plan tavsiye etmiştir. 

 

Ancak bu plan İngiltere tarafından kabul görmeyince, Rusya tek başına hareket etmeye karar vermiştir.

 

Rusya’nın Osmanlı Devleti’ni kendi istekleri ve çıkarları doğrultusunda parçalamak istemesi, bu ülkenin başlıca rakipleri olan İngiltere ve Fransa’nın tepkisini çekmiş ve bu ülkeler Osmanlı safında Kırım Savaşı’na girmiştir.

 

Rusya, Kırım Savaşı olarak adlandırılan ve yaklaşık 3 yıl süren bu savaş sonucunda yenilmiş ve barış yapmak zorunda kalmıştır.

 

Savaşın sonucu olarak, Şubat-Mart 1856’da barış şartlarını görüşmek üzere Paris’te bir kongre toplanmıştır.

 

Kongre sonucunda imzalanan Paris Antlaşması’nın önemli maddeleri şunlardır:

 

(1) Osmanlı İmparatorluğu, Avrupa devletleri topluluğuna dâhil edilmiştir. Böylece Osmanlı Devleti’nin toprak bütünlüğü ve bağımsızlığı kağıt üstünde de olsa bu devletlerin ortak garantisi altına alınmış oldu. Ancak bu maddeyle İngiltere ve Fransa’nın asıl amacı, Rusya’nın yıkılmakta olan Osmanlı Devleti üzerine saldırmasını engellemek ve bölgede üstünlük kurmasını önlemekti.

 

(2) Osmanlı İmparatorluğu Kırım Savaşının bir sonucu olarak Şubat 1856’da Islahat Fermanı’nı ilan etti. Osmanlı’nın Islahat Fermanını ilan etmesindeki amaç, Müslümanlar ile gayrimüslimler arasında hukuki bir eşitlik sağlamaktı. Böylece, yabancı devletlerin gayrimüslim haklarını bahane ederek, Osmanlı devletinin iç işlerine karışması engellenmek isteniyordu.

 

(3) Bu anlaşmayla Boğazların tüm savaş gemilerine kapalı olması gerektiği bir kez daha vurgulandı. Karadeniz tümüyle askersizleştirildi.

 

(4) Eflak, Boğdan ve Sırbistan’ın özerkliği anlaşmayı imzalayan devletlerin ortak garantisi altına alındı.

Bu maddelere bakıldığında Kırım Savaşı sonucunda, İngiltere ve Fransa’nın Rusya’ya Osmanlı İmparatorluğu’nu tek başına parçalayamayacağı mesajını açık bir şekilde verdiği görülmektedir.

 

Kırım Savaşı’nın önemli bir sonucu da, Osmanlı’nın ilk dış borcunu bu savaştan sonra almasıydı.

 

Osmanlı’nın 1845 yılında Kırım Savaşı sırasında başlayan dış borçlanma boyutu zamanla giderek artmış, bu dış borçlar 1881 yılında devletin bir anlamda iflası anlamına gelen Düyun-u Umumiye idaresinin kurulmasına yol açmıştı.