EMİNSU Olayı Nedir?

EMİNSU Olayı; orduda 27 Mayıs Darbesinin ardından, 2 Ağustos 1960’ta çıkarılan bir kanunla gerçekleştirilen geniş çaplı bir tasfiye hareketidir.

 

Adını tasfiye edilen subaylar tarafından kurulan Emekli İnkilap Subayları Derneği’nden (EMİNSU) alır. 

 

Darbeyi gerçekleştiren Milli Birlik Komitesi, darbenin hemen ardından orduda geniş çaplı bir tasfiye hareketini gündemine aldı.

 

Çünkü Milli Birlik Komitesi, içinden çıktığı orduya güvenemiyor ve durumunu sağlama almak istiyordu.

 

Ancak kimlerin tasfiye edileceği konusunda kendi aralarında bile bir tutarlılık bulunmuyordu.

 

Ayrıca ordudan gelebilecek tepkiler de önemli bir sorundu.

 

Emekliliği cazip hale getirmek, bu tepkileri azaltmanın bir yolu olarak görüldü.

 

Bu amaçla tasfiye edilen askerlere, bir üst rütbeden emeklilik verilecek ve emekli ikramiyenin iki katı olarak ödenecekti. 

 

Ancak önemli bir sorun vardı.

 

Ödenecek emekli ikramiyeleri için en az 12 milyon dolar gerekmekteydi. Ancak bütçede bu miktarda bir para yoktu.

 

Bu sorun, Amerika’dan alınan mali yardımla kısa sürede çözüldü. Bu durum, “EMİNSU Olayı” nın Amerika destekli bir askeri tasfiye operasyonu olduğu iddialarını güçlendirmişti. 

 

MBK tarafından, 2 Ağustos 1960 günü çıkarılan yasa ile yıl sonuna kadar 235 general ve 7000 subay emekliye sevk edildi.

 

Emeklilik işlemlerinde uygulanan gerekçeler belli bir standarttan yoksundu.

 

Öyle ki, Millî Birlik Komitesi tarafından Genel Kurmay Başkanı olarak atanan, Orgeneral Ragıp Gümüşpala bile emekli edilenler arasındaydı.

 

Emekli edilenler listesinde;

 

  • Kara Kuvvetlerinden 5 Orgeneral, 123 Korgeneral, 54 Tümgeneral,
  • Deniz Kuvvetlerinden 1 Oramiral, 2 Koramiral, 3 Tümamiral, 9 Tuğamiral,
  • Hava Kuvvetleri’nden 4 Korgeneral, 7 Tümgeneral, 14 Tuğgeneral;
  • Jandarma Genel Komutanlığı’ndan ise 5 bulunmaktaydı.

 

 

Bu tasfiye hareketiyle ordudaki generallerin %90’ı; albayların %75’i; yarbayların %50’si; binbaşıların %30’u tasfiye edilmiş, böylece ordunun subay mevcudu yüzde elliden fazla azaltılmıştı.

 

Emekliye sevk edilen subaylar, kısaca “EMİNSU” olarak bilinen “Emekli İnkılap Subayları” adında bir dernek kurdular. Kendilerine haksızlık yapıldığını düşünen bu subaylar, orduya geri dönmek niyetindeydi.

 

Ancak Millî Birlik Komitesi, bu subayların bir daha orduya geri alınmamasını, yönetimi sivillere devretmenin ön koşullarından biri olarak ortaya koydu.

 

Bu nedenle; 1961 seçimlerinin hemen ardından dönemin siyasi partileri, Çankaya’da bir araya gelerek Emekli İnkılap Subayları Derneğine bağlı subayların orduya bir daha geri alınmayacağına dair “Çankaya Protokolü” adında bir protokol imzaladılar.

 

Böylece EMİNSU’ların orduya geri dönüş yolu kapatılmış oldu.

 

EMİNSU Olayı, kamuoyuna “orduyu cunta hareketlerinden temizlemek” şeklinde lanse edilmiş olsa da, böylesi geniş bir tasfiye hareketi bile ordu içindeki fırtınayı dindirememişti.

 

Nitekim, 1962 yılındaki Talat Aydemir Olayı, 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 darbeleri birbirini izlemişti.