Türkiye Cumhuriyeti Tarihi

Talat Aydemir Kimdir? Aydemir ve Darbe Girişimleri

1960 Müdahalesi Sonrası Gelişmeler

 

Türk Silahlı Kuvvetleri 1960 yılında yönetime el koymuş ancak bu müdahalenin başından beri askeri yönetimin devam etmesinden yana olanlar askerler ile bir an önce demokratik düzene geçilmesini isteyen askerler arasında ayrılıklar eksik olmamıştır. Müdahaleden kısa bir süre sonra bu müdahaleyi gerçekleştiren Milli Birlik Komitesi içerisindeki askeri yönetimi sürdürme yanlısı olanlar tasfiye edilmiş; ancak bu kez de ordunun üst kademelerinde etkili olan Silahlı Kuvvetler Birliği ile MBK arasında ayrılıklar yaşanmaya başlamıştır. Hatta Silahlı Kuvvetler Birliği 1961 seçimlerinin ardından yayınladığı “21 Ekim Protokolü” ile yönetime el koyma kararı almış; ancak bu girişimi engellenmiştir.

 

22 Şubat Darbe Girişimi

 

9 Şubat 1962 tarihinde ise yine Silahlı Kuvvetler birliğine bağlı bir grup subay kendi aralarında hazırladıkları bir protokolle, 27 Mayıs’ın amacına ulaşamadığını; bu nedenle 28 Şubat’a kadar yeni bir darbe yapılmasını kararlaştırdılar. Ordunun üst kademesinden de birçok ismin desteğini alan bu darbe girişimini öğrenen hükümet, girişimi önlemek için protokolü hazırlayan subayların lideri konumundaki Talat Aydemir ve arkadaşlarını başka birliklere atamaya karar verdi.

 

Talat Aydemir, 27 Mayıs’ı hazırlayan subaylardan biriydi. Ancak 27 Mayıs tarihinde yurtdışında olduğu için müdahaleye katılamamıştı. Müdahalenin ardından ülkeye dönen Talat Aydemir, Harp Okulu komutanlığına getirilmişti.

 

Talat Aydemir, kendisini Harp Okulu komutanlığı görevinden almak isteyen hükümetin kararına uymayarak, 22 Şubat’ta başta Harp Okulu olmak üzere birçok askeri birliği hükümete karşı harekete geçirdi. Ancak başta Genelkurmay başkanı Cevdet Sunay ve Hava Kuvvetleri bu girişime destek vermediler ve hükümetin yanında yer aldılar. Hava kuvvetlerine bağlı Jetler, Harp Okulu üzerinde uyarı uçuşu yaptı.

 

Öte yandan Talat Aydemir’le birlikte darbe girişiminin önde gelen bir diğer ismi Fethi Gürcan, hükümet üyelerinin ve üst düzey komutanların toplantı halinde bulunduğu Çankaya Köşkünü kuşatmasına rağmen köşktekilere müdahale edemeyince, üstünlük hükümete bağlı birliklerin eline geçti. Hükümet üyeleri Çankaya Köşkünden ayrılarak Hava Kuvvetleri komutanlığına getirildi. Burada devam eden toplantı esnasında darbecilerin meclisin feshedilmesi, yeni seçimler yapılıncaya dek hükümetin Ankara dışında çalışması ve ordudaki tayinlerin durdurulmasına ilişkin yaptığı talepler kabul edilmedi. Ancak darbe girişimine kan dökülmeden son verilmesi halinde, Talat Aydemir ve arkadaşlarının hakkında hiçbir cezai işlem yapılmayacağı ilan edildi.

 

Bu gelişme üzerinde, zaten ordunun büyük bölümünün desteğinden yoksun kalmış olan Talat Aydemir, sadece emekliye sevk edileceği ve hiçbir ceza almayacağı güvencesine dayanarak hükümetle uzlaşma yolunu seçti.

 

Böylece Talat Aydemir’in 22 Şubat Darbe Girişimi, Cumhuriyet tarihimizin ilk başarısız darbe girişimi olarak kayıtlara geçti. Talat Aydemir ve arkadaşları hemen emekliye sevk edilirken; girişime doğrudan katılmış ya da desteklemiş olan bazı üst rütbeli subayların da görev yerleri değiştirildi. Talat Aydemir’e verdiği sözü tutan hükümet, darbecileri affeden yasayı 30 Nisan’da Meclis’ten geçirdi.

20 Mayıs Darbe Girişimi

 

Ancak Talat Aydemir, emekli olduktan sonra da darbe planları yapmayı sürdürdü. 22 Şubat 1962’deki ilk darbe girişiminden tam 14 ay sonra 20 Mayıs 1963’te Harp Okulu ve Zırhlı Eğitim Tank Taburu’nun desteğini arkasına alarak yeni bir darbe girişimi başlattı. Talat Aydemir’in bu yeni darbe girişimi ilkine göre ordu içinden çok daha az destek bulmuştu.

 

20 Mayıs Darbe Girişimi, bir grup Harp Okulu öğrencisinin Ankara Radyoevi’ni işgal etmesiyle başladı. Radyo’da okunan ve Aydemir’in imzasını taşıyan bir bildiriyle, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yönetime el koyduğu ve meclis, siyasi partiler ve derneklerin feshedildiği ilan edildi. Ancak darbecilerin gücünün sınırlı olması ve hükümetin darbeden önceden haberdar olması nedeniyle Talat Aydemir’in bu girişimi kısa sürede bastırıldı.

 

20 Mayıs gecesi yaşanan silahlı çatışmaların ardından, 21 Mayıs günü sabaha karşı Hava Kuvvetleri’nin katılımıyla girişilen karşı harekâtla, başta Harp Okulu öğrencileri olmak üzere darbecilerin tamamı etkisiz hale getirildi. Darbecilerin İstanbul kanadı ise daha harekâta başlayamadan etkisiz hale getirilmişti. Darbe girişimi sırasında 6 kişi hayatını kaybederken, 30 kişi de yaralandı. Ölenler arasında bir albay ve bir binbaşı bulunuyordu.

 

Darbe girişiminin engellenmesinin ardından hükümet, İstanbul, Ankara ve İzmir’de derhal sıkıyönetim ilan etti. Talat Aydemir, Fethi Gürcan, Dündar Seyhan gibi doğrudan darbe girişimine katılmış olan isimlerin yanı sıra 27 Mayıs Askeri müdahalesinin önde gelen isimlerinden olan Alparslan Türkeş, Muzaffer Özdağ, Rıfat Baykal gibi 151 Subay ve Emekli Subay ile 1500’e yakın Harp Okulu öğrencisi tutuklandı.

 

Tutuklananların yargılamaları Ankara 1 ve 2 Nolu Sıkıyönetim Mahkemelerinde yapıldı. Yargı kararları 5 Eylül 1963’te açıklandı. Buna göre, Talat Aydemir, Fethi Gürcan, İlhan Baş, Erol Dinçer, Ahmet Güçal ve Cevat Kırca ölüm cezasına çarptırıldı. 29 Sanık ömür boyu hapis cezası ile cezalandırılırken; Harp Okulu öğrencilerinin büyük kısma beraat etti. Ancak bütün öğrenciler okuldan atıldı. Bu arada Türkeş, Özdağ ve Baykal gibi 27 Mayısçı isimler de beraat etmişti.

 

Talat Aydemir ve Fethi Gürcan hakkındaki ölüm cezaları 9 Ocak 1964’te TBMM tarafından onaylandı. Fethi Gürcan 27 Haziran’da; Talat Aydemir ise 5 Temmuz’da idam edildi. Öteki isimler hakkındaki idam kararları ise uygulanmadı. 20-21 Mayıs Darbe girişimine karışanlar birkaç yıl sonra çıkarılan af yasalarıyla kısmen veya tamamen serbest bırakıldı.

Bu yazı size yardımcı oldu mu?

Ortalama 4.7 / 5. Oy sayısı 3

Geri bildiriminiz bizim için oldukça önemli, lütfen oylayınız.

Bizi Sosyal Medya Hesaplarımızdan Takip Edebilirsiniz.

Geliştirebilmemiz için lütfen yazıda bulduğunuz eksiklikleri belirtiniz:

Başa dön tuşu