Osmanlı Tarihi

Yavuz Sultan Selim Döneminin Kısa Bir Özeti

Yavuz Sultan Selim, Babası II. Bayezid’in tahttan çekilmesi üzerine 1512 yılında Osmanlı tahtına geçti. Yavuz’un saltanat süresi erken ölümü nedeniyle sadece 8 yıldır. Sert mizacı nedeniyle “Yavuz” (The Grim) olarak da anılan Sultan I. Selim, kısa sürede yaptığı fetihlerle Osmanlı tarihine damga vuran en önemli padişahlardan biri olmuştur.

 

 

Çaldıran Savaşının Nedeni ve Sonucu


1514 yılında Osmanlı Devleti ve Safevi Devleti arasında yaşanan Çaldıran Savaşı, Yavuz Sultan Selim’in ilk büyük askeri başarısıdır.

 

Çaldıran Savaşının nedenlerini kısaca özetleyecek olursak;

 

Safevi Devleti, Anadolu’da yaşayan Türkmenler tarafından İran’daki Akkoyunlu Devletinin yıkılması sonucundan kurulmuştur. Şah İsmail, bu Türkmenlerin lideri, şeyhi ve Safevi Devletinin kurucusudur.

 

Ancak Anadolu’da yaşayan Şah İsmail yanlısı Türkmenlerin hepsi İran’a gitmemiş; birçoğu Anadolu’da yaşamaya devam etmiştir. Yavuz Sultan Selim, bu durumun Osmanlı Devleti’nin güvenliğini tehdit ettiğini düşünmüştür.

 

Nitekim babası II. Bayezid döneminde Şah İsmail yanlısı Türkmenlerin çıkardığı Şahkulu Ayaklanmasının güçlükle bastırılabilmesi, Yavuz’un bu düşüncesini güçlendirmiştir. Zaten Yavuz’un birtakım devlet adamlarının desteğini almak suretiyle babası II. Bayezid’i tahttan indirmesi ve padişah olmasında onun Safevi tehdidi konusundaki “ciddi yaklaşımı” nın büyük bir payı vardır. 

 

Nihayet büyük bir orduyla İran üzerine sefere çıkan Yavuz Sultan Selim, Safevi ordusunu yenilgiye uğratmış ve 6 Eylül’de Tebriz’e girmiştir.

 

Ardından Doğu ve Güneydoğu Anadolu ve Azerbaycan Osmanlı hakimiyetine girmiştir. Safeviler bir süre sonra Tebriz ve Azerbaycan’ı tekrar ele geçirseler de Anadolu toprakları Osmanlı hakimiyetinde kaldı. Böylece Safevi devletinin Anadolu üzerindeki etkisi ve propagandası büyük ölçüde kırılmış oldu.

 

Turnadağ Savaşı ve Dulkadiroğulları Beyliğine Son Verilmesi

Çaldıran Savaşının ardından Veziriazam Hadım Sinan Paşa komutasındaki bir ordu günümüz Maraş çevresinde konuşlanmış olan Dulkadiroğulları Beyliği üzerine yürümüştür.

 

12 Haziran 1515 tarihinde meydana gelen Turnadağ Savaşında Dulkadiroğulları beyliği mağlup edilmiş ve beylik toprakları Osmanlı İmparatorluğunun hakimiyetine geçmiştir.

 

Turnadağ Savaşı sonucunda Anadolu topraklarında kalan son Türk beyliğine de son verilmiş ve ve Anadolu’daki Türk siyasal birliği Osmanlı Devletinin yönetimi altında kesin olarak sağlanmıştır.

 

Ancak Turnadağ Savaşının daha önemli sonucu, Memlük Devleti ile Osmanlı Devleti arasında tampon bölge görevi gören bir bölgenin Osmanlı hakimiyetine girmesidir. Böylece Suriye ve Mısır yolu Osmanlı Devleti’ne açılmıştır.

 

Nitekim bundan sonraki süreçte Osmanlı ordusu, Memlük toprakları üzerine yürüyecektir.

 

Mercidabık (1516) ve Ridaniye Savaşları (1517)


Gerek Hint ticaret yolları ve Arap dünyası üzerinde hakimiyet kurmak, gerekse de İslamiyet’in kutsal toprakları olan “Haremeyn” bölgesinde egemen olmak için, Memlük topraklarını ele geçirmek Osmanlı açısından kritik bir öneme sahipti.

 

Bu amaçla Memlüklerle ilk savaş, 24 Ağustos 1516’da Halep yakınlarındaki Mercibadık’ta meydana geldi. Bu savaşta hiçbir varlık gösteremeyen ve hükümdarlarını kaybeden Memlük ordusu büyük bir yenilgiye uğradı.

 

Mercibadık Savaşı sonucunda önce Suriye, ardından bugünkü Ürdün, Lübnan, Filistin ve İsrail toprakları Osmanlı İmparatorluğunun eline geçti.

 

Memlük hükümdarı Kansu Gavri’nin Mercidabık Savaşı sırasında ölmesi nedeniyle, Tumambay Mısır’da yeni Memlük hükümdarı olarak seçildi.

 

Yavuz yeni sultan seçilen Tumambay’a Osmanlı İmparatorluğu’na tabi olması ve vergi vermesi karşılığında Gazze’den itibaren Mısır’ı Memlük devletine bırakacağı çağrısında bulundu.

 

Ancak Yavuz’un bu teklifi kabul görmedi. Çünkü Memlüklüler, Osmanlı ordusunun Sina çölünü aşarak Mısır’a ulaşabileceğine ihtimal vermiyordu. Ancak yağan yağmurların etkisi, Osmanlı ordusunun işini kolaylaştırdı ve nihayetinde Osmanlı ordusu Sina çölünü aştı.

 

22 Ocak 1517’de Kahire’nin yakınlarındaki Ridaniye’de meydana gelen savaşta Osmanlı ordusu, Memlük ordusunu bir kez daha yenilgiye uğrattı. Memlük sultanı Tumambay yakalandı ve 19 Nisan 1517’de asıldı. Böylece Mısır toprakları da Osmanlı hakimiyetine geçti.

 

Ridaniye Savaşı sonucunda;

  • Osmanlı Devleti, bugün Ortadoğu olarak adlandırdığımız coğrafyanın neredeyse tamamında hakimiyet kurdu.
  •  Memlükler’e tabi olan Mekke şerifleri Mısırın fethinin ardından Osmanlı hakimiyetine girdi. Böylece İslam dininin kutsal toprakları olan Mekke ve Medine, Osmanlı Devleti’ne geçti.
  •  Hilafet ve Kutsal Emanetler Osmanlı Hanedanına geçti. Böylece Yavuz Sultan Selim halife ünvanını kullanan ilk Osmanlı padişahı oldu.
  • Suriye’nin ardından Mısır’ın da ele geçirilmesiyle Hindistan ticaret yollarının kontrolü Osmanlı’ya geçti. Böylece Osmanlı İmparatorluğu ekonomik yönden güçlendi. Mısır’ın vergi gelirleri Osmanlı hazinesine aktarıldı.

 

Bozoklu Celal İsyanı


Yavuz Sultan Selim döneminde meydana gelen Bozoklu Celal İsyanı kısa sürede bastırılsa da, Osmanlı tarihinin sonraki dönemlerine damgasını vuracaktı.

 

Tokat’ın Turhal ilçesinde bir mağarada yaşayan Bozoklu (Yozgatlı) Celal adlı bir tımarlı sipahi, şeyh ve mehdi olduğunu ilan ederek etrafına binlerce kişi topladı. Böylece kısa sürede Tokat ve Sivas çevresinde hakimiyet kurmaya başladı.

 

Böylece harekete geçen Osmanlı yöneticileri, 1519’da meydana glen çatışmada asileri mağlup edip, şeyhleri Celali öldürdü.

 

İsyan bu şekilde bitti, ancak Bozoklu Celalin adı Osmanlı literatürüne girdi.

 

Bundan sonraki dönemde özellikle Osmanlının duraklama ve gerileme dönemlerinde Anadolu’da meydana gelen halk isyanlarına Bozoklu Celal’e atıfla “Celali” denmeye başlandı. Buna uygun olarak tarihsel literatürde  bu isyanlardan “Celali İsyanları” olarak bahsetti. 

 

Yavuz Sultan Selim Döneminin Genel Değerlendirmesi


 

Yavuz Sultan Selim, Safevi ve Memlük üzerine yaptığı sadece iki seferle Osmanlı Devleti’nin Doğu ve Güney sınırlarını genişletmiş ve emniyet altına almıştır.

 

Bir tarafta Safeviler üzerine yaptığı seferle Anadolu üzerindeki Şii etkisini kırmış, diğer tarafta Memlükler üzerine yaptığı seferle Arap dünyasında hakimiyet kurmuş ve bu coğrafyanın tarihini derinden etkilemiştir. Nitekim bu topraklar, I. Dünya Savaşı’na kadar Osmanlı egemenliğinde kalmıştır.

 

Ayrıca Yavuz Sultan Selim döneminde Mısır seferiyle Memlük devletine son verilmesi ve hilafetin Osmanlı Devleti’ne geçmesi sayesinde İslam dünyası üzerinde büyük bir hakimiyet alanı kuran Osmanlı Devleti, İslam dünyasının gerek siyasi gerekse de dini lideri olmuştur.

 

Güney ve Doğu’daki işlerini bitirdikten sonra Batı’ya sefere çıkmaya hazırlanan Yavuz Sultan Selim, öncelikle donanmayı güçlendirmek istemiş ve tersaneyi büyüterek yeni gemilerin yapılmasını emretmiştir. Ancak Yavuz’un ömrü yeni bir sefere çıkmasına yetmemiştir.  

 

24 yıl Trabzon Valiliği yaptıktan sonra iktidara gelen ve sadece 8 yıl tahtta kalabilen Yavuz Sultan Selim, bu kısa dönemde yaptıklarıyla Osmanlı tarihinin “fenomen” padişahlarından biri oldu ve oğlu Kanuni Sultan Süleyman’a büyük bir miras bıraktı. Kanuni, Osmanlı tahtına çıktığında Osmanlı Avrupa’nın en büyük devletiydi.

 

Gerek nüfus gerekse de bütçe açısından Avrupa’daki her bir devletten daha büyüktü. Hatta Yavuz’un mali başarısı o denli büyüktü ki; Osmanlı hazinesi onun ölümünden sonra dahi (yaklaşık 400 sene) onun mührüyle korunmaya devam etti.

 

Yavuz’un bu mirası oğlu Kanuni tarafından çok iyi kullanılacak ve onun döneminde Osmanlı İmparatorluğu, askeri ve politik açıdan “Muhteşem Yüzyıl” denen altın çağını yaşayacaktı. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu