Kısaca Adam Smith ve Ulusların Zenginliği

Adam Smith Kimdir?

 

Adam Smith, 1723 yılında İskoçya’nın Kirkaldy şehrinde doğdu. 1751 yılında Glasgow Üniversitesi’nde Ahlak Felsefesi kürsüsü başkanı olarak ahlak felsefesi dersleri vermeye başladı. Yaşadığı döneme göre çok yeni şeyler söylemesi nedeniyle dünyanın öğrenciler onun derslerini dinlemeye geldi.

 

1759 yılında büyük ilgi gören Ahlak Felsefesi Teorisi (The Theory of Moral Sentiments) adlı kitabını yayımladı. Adam Smith’e büyük şöhret getiren kitabı Ulusların Zenginliği (An İnquiry into the Nature and Causes of the Wealth of Nations) ise 1776’da yayımladı. Kitap Kapitalizm temel esaslarını ortaya koyarak, kapitalist sanayileşmenin altyapısını oluşturan işbölümü ve uzmanlaşmaya değiniyordu. Smith’in kitapta ortaya koyduğu değerlendirmeler, o zaman kadar ahlak felsefesinin bir parçası olarak görülen ekonominin ayrı bir bilim dalı olarak ortaya çıkmasını sağladı.

 

Ulusların Zenginliği Hakkında Kısa Bir Değerlendirme

 

Ulusların Zenginliği ya da Milletlerin Zenginliği olarak Türkçeye çevrilen “The Wealth Of Nations” adlı eser, iktisat tarihinin en önemli isimlerinden biri olan Adam Smith tarafından, 1776 yılında yayımlandı.

 

Serbest Piyasa Ekonomisinin kavramsallaştırılmasında ve teoriye dökülmesinde önemli bir adım olan “Ulusların Zenginliği” adlı eser, özellikle iktisat ve diğer sosyal bilim alanlarında önemini ve değerini günümüzde de korumaya devam eden temel bir kaynak eserdir.

 

Peki Serbest Piyasa Ekonomisi nedir? Serbest Piyasa Ekonomisi kavramı kısaca şu anlama gelmektedir:

Serbest Piyasa Ekonomisi,

-Devlet müdahalesinin minumum seviyede tutulduğu,

-Akılcı davrandıkları varsayılan alıcı ya da satıcı durumundaki bireylerin özgürce karar verebildikleri ve

-Ekonominin tamamen arz ve talep dengesine göre işlediği bir piyasa durumunu ifade eder.

 

 

Smith’e göre piyasaya dışarıdan müdahalenin olmaması, kaotik ve sorunlarla dolu bir ekonomik yaşamı değil, tam aksine toplum açısından en uygun ekonomik ve toplumsal koşulları doğuran bir ekonomik yaşamı doğurur.

 

Adam Smith’e göre devletin piyasaya müdahale etmesine gerek yoktur. Çünkü piyasa bir “görünmez el” tarafından yönetilir. Bu nedenle devlet müdahalesinin olmadığı ve piyasa aktörlerinin –yani alıcı ve satıcı durumundaki bireylerin- serbestçe karar verebildiği bir piyasa kendi kendini düzenleyebilen ve süreç içinde ortaya çıkan sorunları da kendi kendine düzeltebilen bir piyasadır.

 

 

Bu tarz piyasalarda arz talebi karşılarken, kaynaklarda verimli bir biçimde kullanılmış olur. Dolayısıyla Serbest Piyasa Ekonomisi ekonomik istikrar ve pozitif sonuçlar doğurur.

 

Serbest Piyasa Ekonomisinin en önemli iki ayağı rekabet ve akılcı oldukları varsayılan bireylerin kendi kişisel çıkarlarına göre özgürce hareket etmesidir. Smith bu görüşünü “Ulusların Zenginliği” adlı eserinde şu çok bilinen ifadesiyle şöyle özetler:

 

“Akşam yemeğimizi; kasabın, fırıncının ya da biracının iyi niyetine ve cömertliğine değil, onların kendi çıkarlarını gözetmesine borçluyuz.”

 

Yani her iki tarafta –hem alıcı hem de satıcı- rasyonel ve kişisel çıkarlar için yapılan bir alışveriş sonucunda fayda sağlar. Adam Smith’e göre, kişisel rekabetin ve özgürlüğün olduğu bir piyasa, toplum açısından en etkili ve verimli durumun ortaya çıkmasını sağlar. Bilindiği gibi bu varsayım “Klasik İktisat Teorisi” nin de en temel varsayımıdır. Adam Smith bu iktisat okulunun kurucusu, yazdığı “Ulusların Zenginliği” adlı eser ise bu okulun başlangıcı olarak kabul edilir.

Son olarak şunu da belirtmemiz gerekir ki, Adam Smith, “Ulusların Zenginliği” adlı kitapta geliştirmiş olduğu argümanlarda sıklıkla birey özgürlüğüne atıf yapması, onu sadece ekonomik liberalizmin değil, siyasal liberalizminde en önemli teorisyenlerinden biri yapmıştır.

Bu makaleyi faydalı buldunuz mu?
[Total: 2 Average: 5]

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.