Kapıkulu Nedir, Ne Demektir? Kısaca Kapıkulu Ocakları

Kapıkulu geniş anlamıyla, “saraya ya da padişaha hizmet eden yönetici ve savaşçı grup” olarak tanımlanabilir. “Kul taifesi” olarak da bilinir.

 

Hıristiyan tutsak ya da devşirmelerden oluşturulan Kapıkulları,  “Acemi Oğlanlar Ocağı” ve “Enderun Mektebi” gibi belirli ocak ve okullarda eğitilmiş ve daha sonra imparatorluğun askeri ya da idari alanlarında görevlendirilmiştir.

 

Görevleri karşısında aldıkları ücretlere “ulufe” denir.

 

Devletin genişlemesiyle birlikte “Yaya ve Müsellemler” in fetihlerde yetersiz kalması nedeniyle, üçüncü Osmanlı Padişahı I. Murat zamanında Gelibolu’da bir “Acemioğlanlar Ocağı” nın kurulmuş olması, Osmanlı’da kapıkulu sisteminin başlangıcı olarak kabul edilir.  

 

 “Kapıkulu” kavramı Osmanlı tarihi açısından son derece önemlidir. Çünkü;

 

  • Osmanlı tarihindeki birçok önemli devlet adamı Kapıkulları arasından çıkmıştır.
  • Osmanlı Ordusunun temel bileşenlerinden birisi olan “Kapıkulu Ordusu” ve bu ordunun çekirdeğini oluşturan Yeniçeriler, kapıkullarından oluşmuştur.

 

Kapıkulu Ordusundan kısaca bahsedecek olursak;

 

Kapıkulu ordusu, Piyadeler ve Süvariler olmak üzere iki ana grubtan oluşmuştur. Kapıkulu piyadeleri kendi aralarında;

 

  • Acemi Oğlanlar,
  • Yeniçeri
  • Cebeci,
  • Topçu,
  • Top Arabacısı,
  • Humbaracı ve
  • Lağımcı adlarındaki toplam yedi ocaktan oluşmuştur.

 

Kapıkulu Süvarileri ise;

  • Silahtarlar,
  • Sipahiler
  • Sağ Ulufeciler
  • Sol Ulufeciler,
  • Sağ Garipler ve
  • Sol Garipler olmak üzere altı bölükten oluşmuştur.

 

 

Kapıkulu kurumuyla ilgili olarak vurgulamamız gereken bir diğer nokta, bunun sadece Osmanlılara özgü bir kurum olmadığıdır.

 

Kapıkulu sistemi, diğer Türk-İslam devletlerinde uygulanmış olan “Gulam Sistemi” nin Osmanlı Devletine uyarlanmış halidir.

 

Bu bağlamda, ortaçağ Türk-İslam devletlerinin birçoğunda hükümdarların kendilerine bağlı olarak oluşturdukları “hassa kuvvetleri” kapıkulu benzeri kurumlardır.

 

Örneğin Selçuklu Devletinin Hassa Ordusu; Rum, Ermeni, Rus vb. gibi çeşitli milletlerden gelen insanlar tarafından oluşturulmuş; bunları eğitmek için Osmanlılardaki Enderun’a eş sayılabilecek, seçme gulamların yetiştirildiği “Taşhane” denilen bir kurum ve “Acemi Ocağı”na benzeyen “gûlâmhaneler” kurulmuştur.

 

Osmanlı Devletinde bir kapıkulu ordusunun oluşturulması gereği Rumeli savaşları sırasında ortaya çıkmış ve savaş esirlerinden alınan genç ve savaşmaya uygun beşte bir oranındaki erkek kölelerle Yeniçeri Ocağı’nın temelleri atılmıştır. Buna “pençik sistemi” denir.  

 

Ankara Savaşı’nın ardından Osmanlıların Rumeli’ye olan akınları azalması sonucunda, kapıkulu kadrolarındaki eksiklikleri gidermek için, “pençik sistemi” yerini “devşirme sistemi” ne bırakmıştır.

 

 

Devşirme sistemiyle, Hristiyan ailelerinden alınan küçük yaştaki çocuklar önce “Türk’e verme” denilen uygulamayla Rumeli ve Anadolu’daki Türk Müslüman köylüsünün yanına verilmiştir. Böylece bir yandan köylünün yaptığı üretimde kullanılırken; bir yandan da  Türk-İslâm geleneklerini öğrenmiştir. 

 

Ardından Acemi Ocağı’na alınan devşirmeler, burada da bir süre eğitildikten sonra “Yeniçeri Ocağı” na alınmışlardır.

 

Ayrıca Devşirilen çocuklar arasında gürbüz ve güzel olan; zeki, yetenekli ve iyi huylu görünenleri iç oğlanı olarak saraya alınmış ve bunlar “Enderun” adı verilen eğitim kurumunda eğitim görerek, devlet yönetiminde kullanılmış, hatta kabiliyetli olanlar “sadrazamlık” gibi önemli makamlara yükselmiştir. 

 

İmparatorluk yönetiminin devşirme kapıkullarına teslim edilmesinin en temel mantığı, toplumsal bağlarından kopmuş, sadece devlete ve bu devletin felsefesine sonsuz sadık bir yönetici grup oluşturmaktır.

 

Ayrıca askeri ve idari görevlerin bu “köksüz sınıf” a verilmesi, Hanedanın otoritesini sarsabilecek güçlü yerli ve Türkmen ailelerin ortaya çıkması engelleyerek, “merkezi otorite” yi güçlendirmiştir.