Devşirme Sistemi Nedir? Hangi Amaçla ve Nasıl Uygulanmıştır?

Devşirme Sisteminin Amacı Neydi Neden Uygulandı ve Ne Zaman Ortaya Çıktı?

 

Devşirme Sistemi, Osmanlı Devletinin askeri ve bürokratik amaçlarla uygulamaya koyduğu ve Padişah II. Murat zamanında kurumsallaştırdığı bir sistemdir.

 

Devşirme sistemi kısaca, Hristiyan ailelerinden küçük yaşlarda alınan çocukların özel olarak kurulan okullarda eğitime tabi tutulmaları ve nihayet başarı düzeylerine göre Osmanlı devletinin çeşitli kademelerine ya da Osmanlı ordusunda görevlendirilmelerine dayanan bir sistemdir. 

 

Devşirme sistemiyle, toplumsal ve kültürel kökenlerinden büyük oranda koparılan ve varlıklarını tamamen devletin varlığına bağlayan, devlete son derece sadık, askeri ve bürokratik bir sınıfın oluşturulması amaçlanmıştır.

 

Devşirme sistemiyle hedeflenen bir başka amaç, toplumsal tabana sahip olan ve zamanla Osmanlı Hanedanına rakip olabilecek köklü yönetici ailelerin ortaya çıkmasını engellemektedir.

 

Diğer bir ifadeyle, Osmanlı İmparatorluğunda sadrazamlık gibi önemli makamlara devşirmelerin getirilmesiyle, devlet idaresinde kalıtsal bir yönetici sınıfın oluşması engellenmek istenmiş ve bu sistem Osmanlı yönetiminde merkeze sıkı sıkıya bağlı bir yapının kurulmasına hizmet ettiği için yararlı görülmüştür.

 

Nitekim Osmanlı Devleti ile çağdaş olan pek çok devlette hanedanının farklı ailelere geçtiği görülürken, Osmanlı Devletinde, yıkılışa kadar geçen yaklaşık 600 yıllık süre zarfında yönetimin tek bir hanedanda, Osmanoğullarında kaldığı görülmüştür. 

Devşirme sisteminin kökleri, Türk-İslâm devletlerinin birçoğunda görülen, savaş esirlerinden asker yetiştirme ve ordu kurma  geleneğine dayanır.

 

Gulam Sistemi olarak bilinen bu gelenek, Osmanlı Devleti’nin ilk dönemlerinde “Pençik Sistemi” adıyla uygulanmıştır.

 

Pençik sisteminde Yeniçeri Ocağına asker sağlayabilmek için, gayri-müslim savaş esirlerinden faydalanılmıştır.

 

Ancak Osmanlı devletinin sınırlarının Balkanlar’a ulaşmasıyla birlikte, devletin artan asker ihtiyacını karşılamak için yeni imkânlar aranmıştır. Böylece, “Pençik Sistemi” yerini daha teşkilatlı ve köklü bir ordu kurmaya imkan veren Devşirme Sistemine bırakmıştır.

 

Devşirme Sistemi, Yeniçeri Ocağı’nı kuran I. Murad zamanından başlayarak uygulanmaya konulmuştur. Ancak Devşirme Sistemini kanunlaştıran ve kurumsallaştıran padişah II. Murat’tır.

 

Devşirme Sistemi Nasıl Uygulandı?

 

Devşirme sistemi sürekli uygulanan bir sistem değildir. Belli bölgelerde ve ihtiyaca göre belli zamanlarda uygulanmıştır.

 

Osmanlı Devleti Devşirme Sistemine büyük bir önem vermiştir.

 

Nitekim devşirmeler, padişah tarafından tayin edilen memurların yanı sıra sancak beyi, sadrazam, kadı, beylerbeyi gibi önemli görevlilerden ve Yeniçeri Ocağı’ndaki ilgili kişilerden oluşan bir heyet tarafından toplanmıştır.

 

Devşirmeler genellikle 8  – 15 yaş arasında bulunan Hıristiyan erkek çocuklarından seçilmiştir.

 

Çocuklarının devlet merkezine giderek iyi bir eğitim görmesini ve devlet kademelerinde seçkin bir görevli olmasını isteyen birçok Hristiyan aile, çocuklarının devşirme olmasını büyük bir isteklilikle karşılamış; hatta devşirme kervanına başka çocuklar sokmak isteyenler ya da çocukları değiştirmek isteyenler olduğundan, devşirilen çocuklar yoğun güvenlik önlemleri altında İstanbul’a getirilmiştir.

 

Ayrıca devşirme uygulamaları sırasında görevini kötüye kullanmak suretiyle rüşvet karşılığında uygun olmayan kişileri ya da birinin yerine bir başkasını devşirmeye çalışan devlet görevlilerine de rastlanmış ve bu görevliler şiddetle cezalandırılmıştır.

 

Devşirilecek Çocuklar Nasıl Seçilirdi?

 

Devşirme sisteminde, bir ailenin iki çocuğundan sadece biri, çok çocuğu bulunan ailenin ise en sağlıklı ve güzel görünen çocuğu devşirilmiştir.

 

Peki devşirme sisteminde hangi çocuklar devşirilmezdi?

 

  • Tek oğlu olan bir ailenin çocuğu devşirilmezdi.

 

  • Annesi babası olmayan çocuklar, çoban çocukları, kel, köse ya da doğuştan sünnetli olan çocuklar, aşırı uzun ya da kısa boylu çocuklar da devşirilmezdi.

 

  • Genellikle Hırvat, Sırp, Arnavut, Bulgar, Rum ve Boşnak çocukları tercih edilirken; Yahudi, Rus, Gürcü ve Çingene çocukları devşirilmezdi.

 

 

Yeniçeri Ocağı ve Enderun Mektebi

 

Osmanlı Devletinde devşirmeler hiçbir zaman “köle” olarak kabul edilmemiş, Padişahın kulu anlamındaKapıkulu sıfatıyla anılmışlardır.

 

Devşirilen çocukların bir kısmı saray hizmetleri için ayrıldıktan sonra, geri kalanlar ise geçiçi bir süreyle Anadolu ve Rumeli’deki Türk ailelerin yanına gönderilirdi.

 

“Türk’e verme” olarak adlandırılan bu uygulama ile, devşirmeler hem tarım işlerinde çalışarak üretime katkıda bulunuyor hem de, Türkçeyi ve Türk Müslüman kültürünü öğreniyorlardı.

 

Devşirmeler bir süre sonra İstanbul’a geri getirilerek, “Acemi Oğlanlar Ocağı” na kaydedilirdi.

 

Burada aldıkları eğitimin ardından “Yeniçeri Ocağı” na alınan devşirmeler, Osmanlı’daki kapıkulu ordusunun asker ihtiyaçını karşılamaktaydı.  

 

Ayrıca Acemi Oğlanlardan yetenekli, zeki ve başarılı olanlar, Saray’da bulunan ve “Enderun” olarak adlandırılan seçkin bir eğitim kurumuna alınırdı.

 

I. Murat ya da II. Mehmet döneminde kurulduğu kabul edilen “Enderun Mektebi” devletin bürokratik mekanizmasında görev alacak devlet adamlarını yetiştiren özel bir eğitim kurumuydu. Bu kurumunda Kaptan-ı derya, vezir, sancak beyi, vezir-i âzam gibi önemli devlet adamları yetiştirilirdi.

 

Devşirme Sisteminin Sonuçları

 

Görüldüğü gibi Osmanlı Devleti, Devşirme Sistemi sayesinde hem ordusunun hem de bürokrasisinin temel omurgasını oluşturmuştur.

 

Bu sistem sayesinde toplumsal bağlamından koparılan ve varlıklarını devletin varlığıyla bir tutan asker ve yöneticiler yetiştirilmiştir.

 

Böylece örneğin Fatih Sultan Mehmet döneminde idam edilen Çandarlı Halil Paşa ve ailesi gibi, yıllarca devlet içinde önemli görevlerde bulunan ve toplumsal tabanda da karşılık bulabilecek olan köklü Türk ailelerinin ortaya çıkması ve Hanedana rakip olabilmesi engellenmiştir.

 

Ayrıca yine Devşirme Sistemi sayesinde, gayrimüslim tebaa Osmanlı devlet sistemi içerisinde belli şartlarla da olsa yer bulabilmiş, iktidar alanından tamamıyla dışlanmamıştır. 

 

Pargalı İbrahim Paşa, Köprülü Mehmed Paşa, Gedik Ahmed Paşa, Sokullulu Mehmed Paşa, Kuyucu Murat Paşa gibi Osmanlı tarihinde önemli izler bırakan birçok devlet adamının Devşirme kökenli olması, Osmanlı Devletinde devşirme sisteminin ne denli önemli bir sistem olduğunu bizlere göstermektedir.