Doğu Sorunu Nedir? Kısaca Şark Meselesi

Doğu Sorunu en basit ifadesiyle Osmanlı Devleti’nin paylaşılması sorunudur. Şark meselesi olarak da bilinir.

 

Bu sorun, 19. Yüzyılın başlarından itibaren Avrupa diplomasinin en önemli gündem maddelerinden biri olmuştur.

 

Osmanlı Devleti’nin gücünü kaybetmeye başlamasıyla birlikte, Osmanlı Devletinin hâkim olduğu bölgelerde önemli bir otorite boşluğu doğmaya başlamıştır.

 

Özellikle Balkanlar, bu boşluğun en fazla hissedildiği bölgedir.

Bu boşluktan doğan sorunlar ve bu durumdan kendi lehlerine sonuçlar çıkarmak isteyen Avrupa devletlerince yürütülen politikalar, doğu sorunu dediğimiz sorunun temel nedenleridir.

 

Doğu Sorunuyla en çok ilgilenen iki önemli ülke, İngiltere ve Rusya’dır.

 

Osmanlı’nın güç kaybetmeye başlamasıyla gerek Rusya gerekse 19. yüzyılın büyük gücü İngiltere; Osmanlı Devleti’nin bulunduğu coğrafya ile yakından ilgilenmeye başlamışlardır.

 

Rusya ve İngiltere,  hem Osmanlı Devleti’nin zayıflamasının kendi çıkarları üzerinde yaratacağı olumsuz etkiyi önlemeye çalışmışlar; hem de bu zayıflamadan en yüksek faydayı sağlamaya çalışmışlardır. 

 

Rusya ve İngiltere, en başta “Doğu Sorunu” farklı açılardan yaklaşmışlardır. Bu iki devlet arasındaki çıkar çatışması, ortak bir şekilde hareket etmelerini engellemiştir.

 

Rusya Osmanlı Devleti’nin bir an önce parçalanmasını isterken; bu durumun bölgedeki çıkarlarına ters düşeceğini savunan İngiltere, Osmanlı’nın toprak bütünlüğünü savunmuştur.

İngiltere ve Rusya arasındaki bu çıkar çatışması, Osmanlı’nın mevcudiyetini bir süre daha devam ettirebilmesi açısından her ne kadar faydalı olsa da, Osmanlı toprak bütünlüğünün artık devam ettirilemeyeceğini gören İngiltere, bir süre sonra, bu politikasından vazgeçmiştir.

 

Özellikle 93 Harbinin ardından imzalanan 1878 Berlin Antlaşmasıyla birlikte İngiltere, Osmanlı’nın toprak bütünlüğünü savunma siyasetinden vazgeçmiştir.

 

Sonraki dönemlerde Fransa, İtalya ve Almanya’da farklı boyutlarıyla “Doğu Sorunu” ile ilgilenmeye başlamışlar ve Osmanlı’nın çöküşünden sağlayabilecekleri azami faydanın yollarını aramışlardır.

 

Nihayetinde, Osmanlı’nın hâkim olduğu Balkan coğrafyasında, özellikle Rus etkisi altında Sırbistan, Bulgaristan gibi küçük devletler ortaya çıkmaya başlamış, İngiltere Kıbrıs ve Mısır’ı ele geçirmiştir.

Birinci Dünya Savaşıyla birlikte Osmanlı Devleti tamamen çökmüş,  İngiltere ve Fransa Ortadoğu’yu kendi aralarında paylaşmışlardır.

 

Bu devletlerin Anadolu’yu ele geçirme çabaları ise, M. Kemal Atatürk önderliğindeki Kurtuluş Savaşı neticesinde sonuçsuz kalmış ve Anadolu coğrafyasında ulusal bir Türk devleti kurulmuştur.

 

Doğu Sorunu böylece bitmiş gözükse de, Osmanlı Devletinin yıkılmasının yarattığı sorunlar günümüze kadar etkilerini devam ettirmeye devam etmiş, Balkanlar ve özellikle de Ortadoğu coğrafyası istikrarsız bir görünüm sergilemiştir.