Arkhe Nedir?

Arkhe, kelime anlamı itibariyle “ilk, ana, temel, başlangıç” demektir. Felsefede Arkhe kavramı, evrendeki her şeyin temelinde yer alan ilk şeyi bulma arayışının bir ürünüdür.

 

Basitleştirecek olursak, arkhe filozofun “başlangıçta ne vardır?” sorusuna verdiği bir cevaptır. Thales’in “başlangıçta su vardı ve her şey sudan doğdu.” demesi gibi. Dolayısıyla Thales için arkhe, sudur; evrenin ilk, temel, ana maddesi sudur. 

 

Arkhe kavramını ilk olarak ortaya atanlar, bugün Aydın ili sınırları içinde bulunan Miletos şehrinde etkinlik göstermiş bir felsefe okulu olan Miletos Okulu’nun temsilcileri olan Thales, Anaksimandros ve Anaksimenes’dir.

 

Bu isimler gösterdikleri düşünsel etkinlik ve yöneldikleri sorunlar nedeniyle felsefe tarihinin ilk filozofları da sayılır aynı zamanda. 

Miletos Okuluyla birlikte Eski Yunan dünyasındaki mitos temelli düşünme biçimlerinden logos temelli, yani akıl ve felsefe temelli düşünme biçimlerine doğru bir dönüşüm başlamıştır.

 

Bu dönüşüm, doğanın doğa dışı unsurlarla değil, doğanın kendisinden hareketle açıklanması anlamına gelir. Yani evren tanrıyla ve doğa üstü güçlerle değil, insan aklıyla ve insanın doğa üzerine yaptığı gözlemlerle açıklanacaktır.

 

İşte Milet Okulu ile beraber ortaya çıkan bu yeni düşünme anlayışının en temel kavramı  “arkhe” dir.  Arkhe kelimesi, Yunancada başlangıç, ilk, ana kaynak gibi anlamlara gelir.

 

Eski Yunan’da Arkhe kavramına ilişkin iki farklı yaklaşım sergilenmiştir.

 

Bu yaklaşımlardan ilki, doğada bulunan varlıkların arkhe olduğuna yönelik yaklaşımdır. Bu yaklaşım uyarınca arkhe; toprak, su, hava ve ateşten herhangi biri veya bunların hepsi olarak düşünülmektedir.

 

Burada dikkate değer nokta, arkhe olarak değerlendirilen unsurun doğada bulunuyor olmasıdır.

Bu gelenek Thales’in suyu, Anaksimenes’in havayı ve Empedokles’in dört elementi (toprak, su, hava ve ateş) arkhe olarak kabul etmesi, yani bunları evrendeki en temel madde olarak düşünmesiyle sürdürülmüştür.

 

İkinci yaklaşıma göre ise arkhe, duyularla kavranamayan, doğada bulunmayan soyut varlıklardır.

 

Bunların örnekleri; Anaksimandros’un apeironu (belirsiz olan), Parmenides’in küre şeklindeki Bir’i, Pythagoras’ın geometrik nesneleri ya da sayıları, Demokritos’un duyularla algılanamayan atom kavramını arkhe olarak kabul etmesidir.