Aristokrasi Kısaca Nedir? Tanımı ve Tarihsel Özellikleri

Aristokrasi kavramı, siyasal düşünceler tarihi içerisinde değerlendirildiğinde monarşik ve demokratik yönetim biçimlerinin karşısında yer alan ve az sayıdaki en iyilerin, yani seçkinlerin yönetimini savunan idare biçimidir.

 

Köklerini ilkçağ Antik Yunan Felsefesi içinde yer alan Platon ve Aristoteles’ten alır.

 

İngilizce’de aristocracy; Fransızca’da aristocratie, Almanca’da ise aristocratie olarak bilinen kavramın kökeni Yunanca “aristokratia” kelimesidir.

 

“Aristos” yani “en iyi” ve “Kratia” yani “güç” ya da “iktidar” kelimelerinden türemiş olup, kelime anlamı itibariyle “en iyilerin iktidarı” demektir.

 

Platon ve Aristoteles tarafından bir yönetim modeli olarak ortaya konulan aristokrasi, ahlakî ve entelektüel bakımdan “üstün” veya “en iyi” nitelikte olan az sayıdaki insanın yönetimini esas alır.

 

Platon için Aristokrasi, monarşinin ardından en iyi yönetim biçimidir.

 

Çoğunluk yönetimine ve demokrasiye şiddetle karşı çıkan Platon’a göre “belli bir azınlığın yasalara bağlı kalarak” yönetimi anlamına gelen Aristokrasi, toplumsal iyiliği gözetme bakımından çoğunluk yönetimi olan demokrasiye göre çok daha iyidir.

 

Aristoteles ise, Aristokrasinin temel ilkesini “erdem” olarak ortaya koyar.

 

Bu anlamda Aristoteles’e göre Aristokratik zümreyi belirleyecek olan zenginlik ya da mülkiyetten ziyade bilgelik ve erdemliliktir. 

 

Ona göre Aristokrasi “en iyi, en mükemmel, en seçkin, en dengeli ve en uyumlu kişilerin yönetimi” anlamına gelir.

 

Ancak her yönetim biçimi gibi, Aristokrasi de yozlaşma potansiyelini içinde taşır.

 

Yozlaşmayla yani merkezinde yer alan “erdem” in yok olmasıyla birlikte Aristokrasi, “oligarşi” ye yani belli bir azınlığın kurallara uymayan kötü yönetimine dönüşebilir.

 

Aristokrasi kavramını kısaca tanımladıktan ve Plato ve Aristotelesin görüşlerini aktardıktan sonra net olarak şu tespiti yapabiliriz:

 

Tarihsel süreç içerisinde herhangi bir toplumda böyle bir yönetim biçimi uygulamaya konulmamıştır. 

 

Ancak Aristokrasi kavramının tarihsel olarak başka bir önemi vardır.

 

Aristokrasi, zaman içerisinde özellikle Avrupa’daki mülkiyet sahibi zengin ya da soylu sınıfı tanımlamak için kullanılmaya başlanmıştır.

 

Özellikle “Aristokrat” tabiriyle siyasal bir elitten ziyade ekonomik ve sosyal olarak güçlü ve etkili, mülkiyet sahibi bir sınıf kastedilmiştir.

 

Özellikle Avrupa tarihi açısından oldukça önemli olan bu sınıf, monarşiyle yönetilen birçok Avrupa devletinde belirgin bir güç olarak ortaya çıkmıştır.

 

Aristokrat ya da “soylu” olarak adlandırılan bu sınıf, kendi başına bir iktidara sahip olamasa da, ekonomik ve toplumsal gücü sayesinde kral üzerinde önemli bir etkiye sahip olmuş, onun devlet yönetimine ilişkin aldığı kararlarda belirleyici bir toplumsal güç haline gelmiştir. 

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.