Kısaca 2007 Cumhurbaşkanlığı Seçimi ve E-Muhtıra Krizi

2007 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçim krizinin temel nedeni, Nisan 2007’de Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer‘in görev süresinin dolması ve meclis aritmetiği
gereği Cumhurbaşkanlığına bir AKP’linin seçilmesinin kesin olmasıydı.

 

Ancak AKP, 2002 genel seçiminde oyların sadece yüzde 34.2’sini almış ancak meclisteki sandalyelerin yüzde 66’sını kazanmıştı. Aldığı oy ve kazandığı milletvekili sayısında belirgin bir orantısızlık vardı.

 

Bu nedenle muhalefet, mevcut meclis aritmetiği ile yapılacak bir Cumhurbaşkanlığı seçiminin meşru olmadığını ileri sürdü. Ayrıca toplumun farklı kesimleri de bu duruma tepki göstermeye başladı. 

 

Bu tepkilerin en bilineni, Nisan-Mayıs 2007 de Atatürkçü Düşünce Derneği öncülüğündeki sivil toplum örgütleri tarafından düzenlenen “Cumhuriyet Mitingleri” ydi.

 

Bir diğer tepki, TSK’dan geldi. Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk tur oylamasının yapıldığı 27 Nisan 2007 akşamı, Genelkurmay’ın internet sitesinden bir bildiri yayımladı.

 

Kamuoyu tarafından “e-muhtıra” olarak adlandırılacak olan bu açıklamada, ülkede laiklik karşıtı faaliyetlerin arttığı belirtilerek, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin laikliğin koruyucusu olduğu vurgulanmıştı.

 

Son noktayı Anayasa Mahkemesi koydu.

 

Anayasa Mahkemesi, Cumhurbaşkanlığı seçimi için yapılan ilk tur oylamayı, toplantı yeter sayısı olan 367’ye ulaşılamadığı gerekçesiyle iptal etti. Bu karara göre AKP’nin toplam 354 olan milletvekili sayısı yeni Cumhurbaşkanını tek başına seçmeye yetmiyordu.

 

 

AKP, bu gelişme üzerine erken seçime gitmeye karar verdi. 22 Temmuz 2007 tarihinde yapılan seçimle AKP oylarını arttırdı. Bu seçimler sonucunda MHP’nin de meclise girmesi nedeniyle AKP’nin sandalye sayısı düştü.

 

Ancak MHP’nin Cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılacağını duyurdu ve böylece AKP’ye pasif destek vererek 367 krizinin aşılmasını sağladı.

 

Nihayet Abdullah Gül, 28 Ağustos’ta yapılan üçüncü tur Cumhurbaşkanlığı seçimiyle Türkiye’nin 11. Cumhurbaşkanı oldu.

 

21 Ekim 2007’de Cumhurbaşkanı’nın seçim yöntemini değiştiren anayasa değişikliği için referanduma gidildi ve değişiklik kabul edildi. Bu değişiklikle Cumhurbaşkanı halk tarafından beş yıl için ve iki kez seçilebilecekti.

 

Bu arada yine bu dönemde, AKP’nin kapatılması istemiyle bir dava açılmıştı. Davanın gerekçesine göre AKP, “laikliğe aykırı eylemlerin odağı olmakla” suçlanmaktaydı.

 

Ancak, Anayasa Mahkemesi, 30 Temmuz 2008’de açıkladığı kararıyla bu davayı reddetti.  Dönemin Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, yaptığı açıklamada AK Parti’nin hazine yardımının yarısından mahrum bırakılmasına karar verildiğini açıkladı.

 

Bu makaleyi faydalı buldunuz mu?
[Total: 4 Average: 4]

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.