Sivil Toplum Örgütü Nedir? Kısaca Sivil Toplumun Önemi ve Özellikleri

Sivil toplum örgütleri, devletten bağımsız olarak kurulan ve belli kesim ya da grupların taleplerini siyasal alana taşımayı amaçlayan örgütlerdir.

 

İngilizcede “Non-governmental organizations (NGO)” yani “hükümet dışı organizasyonlar” olarak bilinirler.

 

Sivil toplum örgütlerinin en belirgin özelliği, amaçlarının iktidara gelmek değil, kendilerini ilgilendiren konularda iktidardakileri etkilemek olmasıdır.

 

Bu nedenle Baskı Grupları olarak da adlandırılırlar.

 

Sivil toplum örgütleri, demokrasinin ayrılmaz bir parçası olarak görülür.

 

Çünkü toplumlar, birbirinden çok farklı siyasi, ekonomik ve kültürel çıkarları bünyelerinde barındırır.

 

Ancak siyasi partiler bu çıkarları temsil edebilmek için çoğu zaman yeterli değildir. Bunların farklı kanallardan da temsil edilmeleri gerekir.

 

İşte burada devreye “Sivil Toplum Örgütleri” girer.

 

Sivil toplum kuruluşları, siyasal partiler ve siyasal organlar (hükümet, meclis vb. gibi) tarafından yeterince temsil edilemeyen çıkarları, siyasal sistemin merkezine taşırlar.

 

Çünkü siyaset, küçük bir kesimi ilgilendiren ayrıntılı teknik meseleleri gözden kaçırabilir. Hatta bilerek ve isteyerek bunları bir kenara atabilir.

 

Sivil toplum örgütleri ise siyasi iktidarların kendilerine yönelik uygulamalarına karşı ses çıkarmak suretiyle, iktidarlar üzerinde bir baskı unsuru oluştururlar.

 

Böylece kendi çıkarlarına uygun kararlar alınmasını sağlarken, çıkarlarına dokunacak kararların alınmasını da önlemiş olurlar.

 

Devlet gibi büyük çaplı organizasyonların ezici gücü karşısında zayıf kalan bireyler, sivil toplum örgütleri sayesinde bir araya gelmek suretiyle, kendi çıkarlarını daha iyi korurlar.

 

Bunlar yanında Sivil toplum örgütlerinin toplumsal açıdan birtakım başka faydaları da vardır.

 

Sivil toplum örgütleri; örgütlenme düzeyi yüksek bir toplum, dolayısıyla da hak ve hürriyet ihlallerinin daha az yaşandığı bir toplum demektir.

 

Örneğin sendikalı bir işçinin, işsizlik ihtimalinden daha az çekineceği, aynı şekilde işveren sendikasına üye bir işverenin de kendi işletmesine yönelebilecek çeşitli siyasi baskılara karşı daha güçlü bir biçimde mücadele edebileceği varsayılır.

 

Ayrıca insanlar; sivil toplum örgütleri yoluyla siyasete katıldıkça, başkalarına tahammül etmek, başkalarını anlamak, sorunları diyalog yoluyla çözmek gibi demokratik değerleri içselleştirebilme ihtimallerini arttırırlar.

 

Sivil Toplum Örgütlerinin tanımı yaptıktan ve önemini belirttikten sonra, şimdi de kısaca Sivil Toplum örgütlerinin hangi amaçlarla ortaya çıkabileceğini inceleyelim.

 

Sivil toplum örgütleri farklı amaçlarla ortaya çıkabilir.

 

Örneğin yukarıda da örneklerini verdiğimiz işçi sendikaları ve işveren örgütleri birer sivil toplum örgütüdür.

 

Bunlar, bir grup ya da kesimin ağırlıklı olarak maddi çıkarlarını korumak ve genişletmek isterler.

 

Üyelerinin genellikle maddi menfaatlerini öne çıkaran bu tarz örgütlerin yanı sıra; bir fikri, bir ideali yaymak için kurulan Sivil Toplum Örgütleri de vardır.

 

Örneğin çevreyi ya da hayvanları korumak, kadınlara yönelik şiddeti önlemek, yoksullara yardım etmek, herhangi bir dini inancı yaymak gibi amaçlarla kurulan Sivil Toplum Örgütleri, bu tarz sivil toplum örgütleridir.