Mübeccel Kıray Kimdir? Kısaca Hayatı

 

Mübeccel Kıray, 1923 yılında İzmir’de dünyaya geldi. Çocukluk ve gençlik döneminde genç Türkiye Cumhuriyetinin ulus devletin kuruluş dönemine tanıklık etti. Çocukluk ve gençlik dönemini ve aynı zamanda lise yıllarını öğrenciler arasında modern felsefi tartışmaların yapılabildiği bir ortamda geçirdi.

 

 

Kıray 1940’lı yıllarda Türk Sosyal bilimine büyük katkı yapan hocaların yer aldığı Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Sosyoloji Bölümüne kaydoldu.

 

 

Bu yıllarda DTCF’de sosyal bilimler alanında ders veren hocalar özellikle sosyolojiyi farklı bir noktaya taşımışlardı.

 

 

Aralarında Muzaffer Şerif, Behice Boran, Niyazi Berkes, Pertev Naili Boratav, bilim felsefecisi Nusret Hızır ve Etnolog W. Eberhart’ın bulunduğu bu akademik kadro, Türkiye’nin toplumsal yapısını, folklor çalışmalarından halk bilimine, toplumsal yapı araştırmalarından soysal psikolojiye dünyada yeni araştırma yöntemleri ile kavramaya çalışan bir kadroydu. Bu değerli hocalar arasında Kıray’ı en çok etkileyen Behice Boran’dı.

 

 

Boran sosyoloji alanında yaptığı toplumsal yapı araştırması kendi alanında en özgün çalışma olarak varlığını korumaktadır. Baran tarafından başlatılan yeni sosyoloji anlayışı daha sonraki yıllarda Kıray tarafından devam ettirilecektir. Bu sosyoloji tarzı Bourdieu’nun sosyoloji yapma tarzı ile çarpıcı benzerlikler gösterecektir.

 

 

Kıray, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesindeki lisans eğitimini 1944’de bitirmiş ve ilk doktorasını Boran’nın danışmanlığında 1946’da tamamlamıştır. Behice Boran ve Muzaffer Şerif’in desteği ile ABD’ye giden Kıray, ikinci doktorasını Sosyal Antropoloji alanında bu alanın tanınmış ismi Herskowits danışmalığında yapmıştır.

 

 

Kıray’ın 1950 yılında Northwestern Üniversitesinde Sosyal Antropoloji alanında tamamladığı ikinci doktorası “Dört Farklı Kültürde GösteriŞçi Tüketim Eğilimleri” baŞlığını taŞır. Kıray 1951’de Türkiye’ye döner. İki doktora ve bir yabancı dille 1950’lerin Türkiyesinde iŞ bulamaz. Akademide iŞ bulamayınca Amerikan haberler bürosunda çalıŞmaya baŞlar.

 

 

1952’de İbrahim Kıray ile evlenir. Kıray 1952-1960 yılları arasında önce Amerikan Haberler Bürosunda ve sonra bir ilaç firmasında çalıŞır. Bu arada akademik çalıŞmadan vazgeçmez. DıŞarıda doçentlik tezini yazarak Ankara Siyasal Bilgiler fakültesine verdi. Kıray çeŞitli nedenlerle ders vermeye baŞlamayacağı Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden bir teklif alır.

 

 

Daha sonra yeni kurulmuŞ olan ODTÜ’den teklif alacak ve nihayet 1961 yılında akademiye girebilecektir. 1962-1972 yılları arasında ODTÜ’de pek çok ders verecek, Sosyoloji Bölümünün kurulmasına öncülük edecektir. Türkiye’nin bilim dünyasının bu baŞarılı ismi 07.11.2011 tarihinde vefat eder.

 

 

Kıray ODTÜ’de olduğu yıllarda DTP’ nin desteği ile yapılan Ereğli Valiliği ve Turizm Bakanlığı’nın desteği ile de Söke ve Safranbolu çalıŞmaları ile geniŞ ölçekli toplumsal yapı araŞtırmasını gerçekleŞtirecektir.

 

Kıray, London School of Economics’e misafir olarak gittiği 1968 yılında Moutons yayınevinden basılan” Social Strafication İn Medditerranian Bavin” baŞlıklı kitabı derlemiŞtir. Dönünce 1970’de yayımlanan İzmir araŞtırmasını yapmıŞtır. 1995’den itibaren Türkiye Bilimler Akademisi Şeref üyesidir.

 

 

Sosyal bilim ve sosyal bilimcinin nasıl olması konusundaki duyarlılığı yaŞamının sonuna kadar devam etmiŞtir. Kıray’a göre sosyal bilim olgulara dayanarak yani insanların dıŞında var olan, etki etse de etmese de var olan belirli tekniklerle bunları gözlemleyerek ve bugünkü çok çalkantılı durumda mutlaka değiŞmeyi de göz önünde tutarak bilgi üretilmelidir.

 

 

Sosyal bilimcide sosyal bilimleri bütünde gerekli olan bilgilerin toplamını ve ondan sözülmüŞ bir genel görünüŞü edinmiŞ olması gerekir. AraŞtırma nasıl olmalıdır? sorusuna Kıray, “önce genel bir gözlem yapılmalıdır.” der. Bu genel gözlem sosyal bilimlerdeki birikiminizi gösterir. Bu nedenle tarih bilginiz olmalı. Bir mikro tarih incelediğiniz dönemden önce gelen olaylar hakkında, araŞtırdığınız dönemin öncesi hakkında fikriniz olmasını sağlar. Daha sonra tekniğe girebilirsiniz.

 

 

Türkiye’de sosyal bilimlerin meŞrulaŞması planlamayla oldu. Sosyal bilimci için ilk adım envanter olabilir. İkinci adım kategorilendirmedir. Bunun içinde mutlaka dünyada neler olup bittiğini bilmek gerekir ve değiŞme boyutuna, zaman boyutuna girmeniz gerekir. Sonrada istatistiğin ayrıntıları gelir ki bu ikincil bir sorundur. Onu da uzmanına bırakabilirsiniz.

 

 

Kıray için bilim demek iliŞkileri bulmak ve analiz etmek demektir. Ama bir iliŞki hakkında hiçbir bilgi yoksa envanter çalıŞmasıyla baŞlayabilirsiniz. Bir durum tespiti gereklidir. Fakat o konuda kütüphaneler dolusu bilgi varsa bu sefalettir. Bilgi olmadığa zaman envantere hakkınız vardır der.