Taylorizm Nedir? Kısaca Taylorizm ve Özellikleri

Fordist işletmelerin gerektirdiği endüstriyel iş bölümü ve uzmanlaşma üzerine kurulan ve Fordizmle eş zamanlı olarak ortaya çıkan Taylorizm, ABD’li mühendis ve iktisatçı Frederick Winslow Taylor tarafından ortaya atılmış bir iş yönetim modelidir.

 

Taylorizm kısaca tanımlayacak olursak; vasıfsız işgücü istihdamına, üretim sürecinin en küçük ve en basit parçalara kadar bölünmesine, parça başı ücret ödeme sistemine ve çalışanların üretimin her aşamasında sıkı bir denetim altında tutulmasına dayanan bir yönetim anlayışıdır.

 

Taylor, iş surecinin örgütlenmesi ve denetlenmesi konularını inceleyerek bu süreçleri bilimsel kurallara bağlamayı ve bu şekilde üretim sürecini daha etkin ve verimli kılmayı amaçlamıştır. Taylor’a göre bir işin nasıl yapılması gerektiği, yönetim tarafından en küçük ayrıntılarına kadar belirlenmeli ve işçilere ya da çalışanlara öğretilmelidir.

 

Etkin bir yönetim, üretim sürecine ilişkin hiçbir kararı işçilere bırakmaz. Üretim yönetim tarafından önceden belirlenmiş olan bir takım kurallara göre yapılmalıdır. Bu kurallar sistemi sayesinde hangi teknolojik düzeyde olursa olsun, iş süreci denetim altında tutulabilmelidir.

 

Taylor, 1899’da yazdığı “The Principles of Scientific Management” yani Bilimsel Yönetimin İlkeleri adlı ilk kitabında sıradan yönetimle bilimsel yönetim arasında bir ayrım yapar. Sıradan yönetimde yöneticiler işçilerin geleneksel becerilerine bel bağlarken, bilimsel yönetimde işçilerin yaptığı her hareket genel kurallar çerçevesinde denetlenebilmektedir.

 

 

Sonuç olarak,

Yukarıda tanımlamaya çalıştığımız Taylorizmin yani Taylor’un tabiriyle “bilimsel yönetim” in genel özelliklerini kısaca ve maddeler halinde şöyle özetleyebiliriz:

 

Taylorist yönetim anlaşyışında endüstriyel kuruluşlar, işçilerin gözetim ve denetiminin en üst düzeyde tutarak, katı ve otoriter bir yönetim sergilerler.

 

Taylorizmde her bir işçinin yaptığı işler endüstri mühendisleri tarafından en küçük ayrıntısıyla zaman, hareket ve verimlilik açılarından hesaplanır.

 

Taylorizmde iş yeri sahibi ile işçilerin yüz yüze olan ilişkileri, ortadan kalkmıştır. Bu yönetim anlayışında işletme sahipleri, üretim sürecinin ve işçilerin denetim ve kontrolünü profesyonel yöneticilere devretmiştir.

 

Taylorizmle birlikte yaşanan üretim artışında, teknolojik yapıda ortaya çıkan otomasyon kadar işçilere ödenen parça başına ücret uygulamaları da etkili olmuştur.

 

İşçiler üretim sürecinin bütünü içerisinde yalnızca yöneticiler tarafından belirlenmiş belli ve rutin işleri yapan kişiler hâline gelmiş, dolayısıyla işin bütünü hakkında bilgi sahibi olamamışlardır.

 

Taylorist yönetim anlayışıyla birlikte sürekli aynı rutin işleri yapmak zorunda kalan işçilerde, işe ve kendilerine yabancılaşma, önemli bir sorun olarak ortaya çıkmıştır.

 

Önerdiği ve ortaya koyduğu tüm bu ilkelerle Taylorizm, üretkenlik akımını yaratması, yönetim ve gerçekleştirme süreçlerini birbirinden ayırması ve üretimin giderek daha büyük miktarlarda insan ve malzeme kaynağına ihtiyaç duyduğu bir dünyada pratik kurallar getirmesi bakımlarından, çağdaş işletme yönetimine, iş örgütlemesine ve bunun sonucu olarak da üretim teknolojisine büyük katkılar yapmıştır.

Bu makale işinize yaradı mı?
[Total: 3 Average: 5]