Müzakereci Demokrasi Nedir?

Müzakereci demokrasi anlayışı, Liberal demokratik sistemin eleştirisine dayanan ve alternatif bir model olarak öne sürülen yaklaşımlardan biridir. İlk olarak Joseph Beseette tarafından kullanılan Müzakereci Demokrasi kavramı, John Rawls, Jürgen Habermas ve Seyla Benhabib gibi düşünürlerin görüşleriyle geliştirilmiştir.

 

Müzakereci demokrasi kuramında, liberal demokrasi kavramı, seçmenleri seçimler aracılığıyla kategorik bir onay mekanizmasına indirgediği ve siyaset oluşturma ile karar alma süreçlerinin dışında tuttuğu gerekçesiyle eleştirilir.

 

Müzakereci demokrasi kuramı, toplumu oluşturan tüm katmanların etkileşim hâlinde görüş ve eleştirileriyle siyasal sürece katılmalarının önemine vurgu yapar. Dolayısıyla müzakereci demokrasi anlayışında, vatandaşların bilgilendirildiği, birbirleriyle ve yönetimle sürekli iletişim hâlinde bulunduğu, kendileriyle ilgili görüşlerin oluşturulması ve karar alma süreçlerine doğrudan katıldıkları bir demokrasi anlayışı öngörülür. Bu anlayış, temsil esası yerine, bireylerin ve sivil toplum kuruluşlarının müzakereyle doğrudan siyasal süreçlere katılımlarına vurgu yapar. Bu açıdan Müzakereci Demokrasi anlayışı, doğrudan demokrasi uygulamalarıyla da ilişkilendirilmektedir.

 

Ünlü düşünür Habermas, “söylemsel kamu alanı” ve “iletişimsel eylem kuramı” kavramlarıyla müzakereci demokrasi tartışmalarına ciddi bir katkı sunmuştur. Habermas, devlet ve ekonomik alandan bağımsız ve baskılardan arınmış bir kamusal alan tasarlar; vatandaşların toplu eylem yerine, müzakere ve diyalog yoluyla siyasete katılmalarını öngörür.

 

Habermas’a göre önemli olan karar sürecinde tartışılan fikirlerden hangisinin galip geldiği değil, kararın müzakereler sonucunda oluşmasıdır. Çünkü herkese açık ve özgür bir tartışma süreci sonunda varılacak karar, benimsenmesi daha kolay ve dolayısıyla daha rasyonel ve meşru sayılacaktır. Müzakereyle varılan sonuç, vatandaşların iradesine dayanacağından, liberal temsilî demokrasinin meşruluk krizine bir çözüm olacaktır.

 

Müzakereci Demokrasi anlayışı, ideal bir yönetim anlayışını öngördüğü kabul edilmekle birlikte genel olarak soyut kaldığı ve pratik karşılığının olmadığı şeklinde eleştirilmektedir.