Millet Mektepleri Nedir? Ne Zaman Kurulmuştur, Amacı Nedir?

Millet Mektepleri, 1 Ocak 1929’da açıldı. Millet Mekteplerinin kuruluş amacı, 1 Kasım 1928’de kabul edilen yeni Türk Alfabesini halka öğretmekti.

Yeni Türk Alfabesinin kabul edilmesinin en temel amaçlarından biri, eski harflerin okuma yazma öğrenmede yarattığı zorlukları ortadan kaldırmak, fonetik temele dayanan yeni bir alfabe ile okuryazar sayısını artırmaktı.

Bu açıdan düşünüldüğünde Millet Mekteplerinin açılması, yeni Türk Alfabesinin kabul edilmesinin doğal bir sonucudur. 24 Kasım 1928’de yayımlanan Millet Mektepleri Teşkilatı Talimatnamesi;

 “Yeni Türk harfleriyle okuyup yazmayı bilmeyen ve hiçbir okula veya memuriyete devam etmeyen 16-45 yaş arasındaki her Türk vatandaşını evinin bulunduğu bölgede açılacak mektebe devam etmek ve okuyup yazmayı öğrenmekle yükümlü” kılmaktaydı.

Millet Mekteplerinin temel özellikleri şunlardı:

  • 45 yaşını geçmiş vatandaşlar da isterlerse Millet Mekteplerine katılabileceklerdi.
  • Talimatnameye göre eski harfleri bilenler 2, bilmeyenleler 4 aylık bir eğitime tabi tutulacaktı. Yeni harfleri bilenler ise Millet Mekteplerine devam etmek zorunda değildi. Ancak bunların da sınav kurullarına başvurmak suretiyle diploma almaları gerekmekteydi.
  • Millet Mektepleri, okul binası bulunan kasabalarda okul binalarında ve sabit olacak, okul binası bulunmayan yerlerde ise uygun bir yerde veya açık havada gezici kurslar şeklinde çalışacaktı.
  • Milli Eğitim Bakanlığı Millet Mekteplerinde kullanılmak üzere özel alfabeler ve iri harfli okuma kitapları bastırmıştı.
  • Mektepler öğretmenler tarafından yönetilecek ve öğretmenler bu hizmetlerine karşılık maaşlarından ayrı bir ücret alacaklardı.
  • Yine talimatname’ye göre Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa, Millet Mekteplerinin başöğretmeniydi.
  • Gündüz kurslarına ek olarak çalışanlar için gece kursları da açılmıştı.

Bu şartlar altında kurulan Millet Mekteplerine kadın ve erkek bütün vatandaşlar büyük bir ilgi gösterdi. Hatta bazı yerlerde kadınların kurslara daha büyük bir istekle devam ettiği görülmekteydi.

Milli Eğitim Bakanı Cemal Hüsnü Bey (Taray) 10 Ekim’de vilayetlere gönderdiği bir genelgede 1928 Ekim’inden 1929 Nisan sonuna kadar 800.000 kadın ve erkek vatandaşın okuryazar duruma getirildiğini vurguladı.

Ayrıca genelgede, Millet Mekteplerinin 1 Kasım’da açılacak yeni döneminde eskisine göre önemli değişiklikler yapan yeni Millet Mektepleri Talimatnamesinin uygulanacağını bildiriyordu. Bu yeni talimatnameye göre:

  • Millet Mekteplerinin A ve B dershanelerine ayrılacaktı.
  • A dershanelerinde okuma yazma öğretilecek, B dershanelerinde ise A’yı bitirenlerden vatandaşlık bilgilerini artırmak isteyenlere aritmetik, yurt bilgisi, sağlık bilgisi, tarih, coğrafya gibi dersler verilecekti.
  • Her vilayette Millet Mekteplerinin açılması ve yönetiminden valilerin başkanlığında milli eğitim müdürü, vilayet encümeni, belediye başkanı, Cumhuriyet Halk Fırkası mutemedi ve Türk Ocağı başkanından oluşan bir kurul sorumlu olacaktı.
  • Valiler her öğrenim döneminin sonunda kendi görev alanları içindeki okuma yazma öğretme çabalarının sonuçlarını bir raporla hükümete bildirmekle yükümlüydüler.

Cumhuriyet Halk Fırkası ve Türk Ocakları, halkı bu yeni dönemde de Millet Mekteplerine yazılmaya teşvik ediyordu.

Cumhuriyet Halk Fırkası’nın 27 Ekim günü bütün şubelerine gönderdiği genelgede, “Büyük kurtarıcımızın cehalet denilen en menfur düşmana karşı açtığı bu mühim seferberlikte fırka teşkilatımızın hemen hemen bir askerlik şubesi şeklinde vazife almış bulunacağı asla nazardan uzak tutulmamalıdır” deniliyordu.

1 Kasım’da Millet Mekteplerinin yeni dönemi başlarken aynı gün TBMM’nin açılış konuşmasını yapan Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa da, Millet Mektepleri’nden övgüyle söz etti:

“Millet Mektepleri normal tedrisat (öğretim) haricinde kadın ve erkek yüz binlerce vatandaşın nurlanmasına (aydınlanmasına) hizmet etti. Bu mekteplerin daha fazla bir gayret ve şevkle idame edilmesi (sürdürülmesi) lazımdır.”

Ayırca 24 Kasım 1918 tarihli talimnameye göre, Millet Mekteplerinin “başöğretmeni” seçilen Atatürk, bu misyonla Bursa, Çanakkale, Gelibolu, Ecaabat, Tekirdağ, Kayseri, Sivas, Tokat, Turhal ve Amasya gibi bölgeleri kapsayan uzun bir yurt gezisine çıkmış ve bu gezi sırasında yeni harfleri halka bizzat öğretmek için çalışmalar yapmıştır.

Atatürk’ün başöğretmen oluşunun yıl dönümü olan 24 Kasım gününün, Atatürk’ün 100. Doğum Yılı olan 1981 tarihinden itibaren “Öğretmenler Günü” olarak kutlandığını da belirtmeliyiz.

Sonuç olarak, yukarıda kısaca özetlemeye çalıştığımız Millet Mektepleri Genç Cumhuriyetin en önemli eğitim hamlelerinden birisiydi. 1936 yılına gelindiğinde Millet Mekteplerinden diploma alanların sayısı 2.546.051’e ulaşmıştı.