Bürokrasi Nedir? Ne Demektir? Kısaca Tanımı ve Özellikleri

Bürokrasi, kelime anlamı itibariyle, “bürodan yönetim ya da büroların egemenliği” demektir.

Kelime, Latince “koyu renkli kumaşla örtülmüş yazı masası” ve “devlet görevlilerinin çalıştığı odaları” ifade etmek için kullanılan “bureau” kelimesi ile “hakimiyet” ya da “iktidar” anlamına gelen “cratie” kelimelerinin birleştirilmesiyle ortaya çıkmıştır. Modern anlamda ilk kez, fizyokrat iktisatçı Vincent de Gournay tarafından kullanıldığı kabul edilmektedir. 

Kavramın günlük dilde ve bilimsel literatürde kullanımına bakıldığında temelde iki tanımın ön plana çıktığı görülür.

Bu tanımlar;

  • Rasyonal bir biçimde organize edilen ve hiyerarşik bir yapıda atama yoluyla işbaşına gelen memurlar tarafından yürütülen sevk ve idare işleri olarak bürokrasi ve
  • İşlerin ağır yürümesi, yeterince yerine getirilememesi, monotonluk ve karmaşık işlemler şeklinde ilerleyen bir süreç olarak bürokrasi tanımlarıdır (pejoratif tanım).

Rasyonel Bir Örgütlenme Biçimi Olarak Bürokrasi

Bürokrasinin birinci tanımı özellikle ünlü Alman sosyolog Max Weber tarafından ortaya konmuştur. Weber Bürokrasinin ortaya çıkışını ve yaygınlaşmasını genel olarak şu gelişmelere dayandırmaktadır.

  • Para ekonomisinin gelişmesi,
  • Ulus devletin ortaya çıkışı,
  • Modern devlete yüklenen görevlerin artması ve buna paralel olarak devlet örgütünün büyümesi,
  • Kapitalist sistemin ortaya çıkması,
  • Bürokratik örgütlenmelerin sahip olduğu teknik üstünlükler.

Weber, en genel tanımıyla “rasyonel bir örgütlenme biçimi” olarak ele aldığı bürokrasi kavramını, işbölümüne dayalı, otorite ve hiyerarşiye bağımlı, yazılı kurallar çerçevesinde ilerleyen gayrişahsi bir örgütlenme biçimi olarak tanımlar.

Ona göre bürokrasi karmaşık örgütleri yönetmek için kullanılabilecek en verimli sistemdir.

Bürokrasinin temel özellikleri Weber ve onu yorumlayanlar tarafından kısaca şöyle özetlenmiştir:

  • Bürokratik yapılarda, görev ve yetkiler yasalarla düzenlenmiştir. Bürokrasi yazılı ve resmi kurallar çerçevesinde işler.
  • Görevler hiyerarşik bir düzen içinde yürütülür. Böylece her alt birim, bir üst birimin gözetim ve denetimi altına girmiş olur.
  • Görev sırasında yapılan her türlü eylem ve işlem, yazılı belgelere dayanır. Bu belgeler, gerektiğinde kullanılmak üzere saklanır.
  • Yetki ve görevler işbölümü ve uzmanlaşmaya dayanır.
  • Bürokrasi gayrişahsidir. İş ve işlemler tamamen yazılı kurallara göre yürütüldüğünden, kişisel düşünceler ve tavırlar değil kurallar esastır.
  • Bürokraside iş ve işlemler, memurlar tarafından yürütülür. Memurluk mesleği, işin mahiyetine uygun kişilerce ve belli esaslara dayalı bir terfi sistemi içinde yürütülür.

Weber’e göre bu örgüt biçimi yani bürokrasi sadece devlete özgü değildir. Aynı zaman özel sektörde bu örgütlenme biçimine dayanır.

Ancak ne var ki, günümüzde bürokrasi kavramı daha çok kamu yönetimi kavramının bir nevi eş anlamlısı olarak kullanılmaktadır.

Bu anlamda bürokrasi, devlet yönetiminde çeşitli idari görevleri ve kamu hizmetlerini yerine getirmek için kurulan örgütler bütünüdür. Diğer bir ifadeyle devlet, üstlendiği kamu hizmetlerini, bürokrasi denilen örgüt eliyle yerine getirir.

Verimsizlik ve Kırtasiyecilik Anlamında Bürokrasi

Bürokrasinin ikinci tanımı ise, onun olumsuz özellikleri üzerine kurulmuştur. Bugün bürokrasi dendiğinde sıklıkla aklımıza gelen de bürokrasinin bu tanımıdır.

Bu tanıma göre bürokrasi, yavaşlık, verimsizlik, halka eziyet, rüşvet gibi kavramlarla özdeşleştirilmiştir.

Bu anlamıyla bürokrasi, halk arasında “kırtasiyecilik” olarak da adlandırılır.

Kırtasiyecilik, özden çok biçimselliğe önem verme, yazışmaya ve evraklara düşkünlük, insani ihtiyaçları önemsememe, kararları üste havale etme gibi eğilimleri tanımlamak için kullanılmıştır.

Dolayısıyla bu tanım, bir hoşnutsuzluğu belirten ve daha çok bürokrasinin eleştirisi üzerine kurulan bir tanımdır.

Bir devlet dairesine gidip istediğimiz bilgi ya da belgeyi elde edemediğimizde, evraklarımızdaki bir eksiklik nedeniyle geri çevrildiğimizde ya da elimize imzalatmamız gereken bir sürü evrak verildiğinde, genelde bürokrasinin bu eleştirel tanımını aklımıza getiririz.

Bürokrasiye getirilen bu eleştiriler her ne kadar haklı olsa da, yozlaşmamış ve ideal haliyle bürokrasinin etkin ve verimli bir sistem olabileceğini unutmamak gerekir.

Nitekim bürokrasi kavramı ideal düzeyde bakıldığında, yönetenlerin yasal sınırlar içinde hareket ettikleri, kişisel eğilimlerden etkilenmeyen, hukuka uygun ve rasyonel bir yönetim tarzıdır.