Bağlantısızlar Hareketi Nedir? Kısaca Bağlantısızlar Hareketinin Doğuşu

Bağlantısızlar Hareketi, 1961 yılında Belgrad’da kurulan bir Uluslararası Organizasyon’dur. Bağlantısızlar Hareketinin kurulması “yumuşama dönemi” gelişmesidir. 

 

Bu organizasyona katılan ülkelerin amacı, Soğuk Savaş sırasında Doğu ve Batı bloğu arasında yaşanan çıkar çatışmalarının dışında kalmak, bu çatışmaların toprak bütünlükleri ve egemenlikleri üzerinde yıpratıcı etkide bulunmasını engellemektir.

 

Hareketin kuruluşuna giden süreçte üç önemli konferans toplanmıştır. Bunlar: 1954 Colombo, 1955 Bandung ve hareketin resmen kurulduğu, 1961 Belgrad Konferanslarıdır. 

 

 

Bağlantısızlar Hareketini Ortaya Çıkaran Nedenler

 

 

Bu kısa bilgiden sonra, Bağlantısızlar ya da Bağlantısızlık Hareketi olarak bilinen bu oluşumun kuruluş ve gelişim sürecini kısaca inceleyebiliriz.

 

İkinci Dünya Savaşı’ndan zayıflayarak çıkan Batı Avrupa ülkeleri bazı sömürgelerine bağımsızlık vermek zorunda kaldılar.

 

Bazı diğer halklar da emperyalist devletlere karşı ayaklanarak kendi bağımsızlıklarını kanlı savaşlar sonucunda elde ettiler.

 

Dekolonizasyon yani sömürgeden kurtuluş süreci olarak tanımlanan bu süreçleri yaşayan ülkelerin büyük çoğunluğu Afrika ve Asya kıtalarında yer alan ülkelerdi.

 

Bu ülkeler, soğuk savaş döneminin ideolojik zıtlaşmalarından farklı olarak genellikle kıtlık, kuraklık, salgın hastalıklar, cehalet, geri kalmışlık gibi temel sorunlarla uğraşmaktaydı.

 

Batılı ülkelerin “Birinci Dünya”, Doğu Bloku ülkelerinin “İkinci Dünya” şeklinde adlandırıldığı bu dönemde sömürgeden yeni kurtulan bu ülkelere “Üçüncü Dünya” denildi.

 

Bu isimlendirmenin temel nedeni, ideolojik taraflardan hiçbirine dâhil olmamaları ve Doğu ve Batı Bloklarının önceliklerinden çok farklı önceliklere sahip olmalarıydı.

 

Dolayısıyla bu ülkeler, daha çok birbirleriyle dayanışma ve işbirliği içine girmeye başladılar. Bu işbirliği ve dayanışma süreci özellikle 1950’lerin başından itibaren kendini gösterdi.

 

Bağlantısızlar Hareketinin Kurulması

 

Javaharlal Nehru liderliğindeki Hindistan, hem nüfusu hem de coğrafi konumu nedeniyle “üçüncü dünya”nın doğal liderlerinden biri sayılmaktaydı.

 

Batı Bloku’yla yakın askeri ilişkiler kurmayan Hindistan, uluslararası siyasette aktif bir tarafsızlık politikası gütmekteydi.

 

Ülkesini uluslararası sistemin tamamen dışına çıkartmayan Nehru, ülkeyi Doğu ya da Batı bloğunun içine de sokmuyordu.

 

Ancak Nehru’nun en büyük endişesi, Doğu ve Batı bloklarının Asya’da kurmaya çalıştıkları karşılıklı ittifak yapıları nedeniyle, ülkesinin toprak bütünlüğüne ve egemenliğine zarar gelmesiydi.

 

Aynı endişeyi hisseden Burma, Endonezya, Hindistan, Pakistan ve Sri Lanka 1954’te Colombo’da toplanarak aynı önceliklere sahip Asya ve Afrika ülkelerinin büyük bir toplantıda bir araya gelmesini kararlaştırdılar.

 

Bu amaçla, 18-24 Nisan 1955 tarihlerinde Endonezya’nın Bandung kentinde toplanan Bandung Konferansı‘nda 29 Asya ve Afrika ülkesi uluslararası sistemi ve ortak sorunlarını tartıştılar.

 

Hindistan lideri Nehru’nun yanı sıra, Mısır lideri Cemal Abdünnâsır, Yugoslavya lideri Josip Broz Tito ve Endonezya lideri Ahmed Sukarno’nun öne çıktığı Bandung Konferansı olarak adlandırılan bu konferansta, ülkeler arasında tam bir mutabakat sağlanamamış olsa da “Barış içinde bir arada yaşama” anlayışı ve bağımsızlık vurgularına sahip bir bildiri yayımlamak konusunda anlaştılar.

 

1961’de Belgrat’ta ikinci bir konferans toplandı.

 

25 Asya ve Afrika devletinin katıldığı bu konferansta, ülkeler faaliyetlerine kurumsal bir nitelik kazandırarak Bağlantısızlar (Bağlantısızlık) Hareketi ismini aldılar.

 

Bu isimle, Soğuk Savaş’ın blok politikalarının dışında olduklarını ve bu politikalara karşı olduklarını ortaya koydular.

 

Ancak Bağlantısızlık Hareketi başından itibaren Asya ve Afrika ülkelerinin ağırlıkta olduğu, evrenselleşemeyen bir girişim olarak kaldı.

 

Kıbrıs Cumhuriyeti, Yugoslavya ve Küba’nın dışında kalan tüm üyeler Asya ve Afrika ülkelerinden oluşmaktaydı.

 

Yine de, 1960’larda sömürgeden kurtuluşun hızlanması ve bağımsızlığını kazanan ülkelerin büyük çoğunluğunun yine bu iki kıtadan ülkeler olması, Bağlantısızlar’ın uluslararası alandaki etkisini artırsa da hareket, soğuk savaşın bitmesiyle birlikte varlık nedenini yitirdi.

 

Bağlantısızlar Hareketi, hala varlığını sürdürmekte olup üyelerinin neredeyse tamamı Asya ve Afrika ülkelerinden oluşmaktadır.