Anthony Giddens’ın Küreselleşme Hakkındaki Görüşleri

Ünlü Sosyolog Anthony Giddens, küreselleşmenin boyutlarını,

(1) kapitalist dünya ekonomisi,

(2) ulus-devlet sistemi,

(3) uluslararası işbölümü ve

(4) askeri dünya düzeni olarak dört kategoride incelemiştir.

 

Anthony Giddens’a göre ticari kuruluşlar ve dolayısıyla çokuluslu şirketler ekonomik güçlerine bağlı olarak hem kendi ülkelerindeki hem de diğer ülkelerdeki politikaları etkilerler. Bugün çokuluslu şirketlerin büyük bir çoğunluğu bütün uluslardan daha fazla bütçeye sahiptir.

 

Küreselleşme, doğası gereği merkezileşme önündeki ile belli devletlerin toprak egemenliği arasında bir gerginlik yaratmıştır. Bu durumda bazı ülkelerin bireysel egemenlikleri azalırken aynı zamanda güçlerini diğer bir biçimde birleştirerek devlet sistemi içindeki etkinliklerini artırmışlardır.

 

Askeri dünya düzeninde özellikle savaşın endüstrileşmesi, silah ve askeri örgütlenme teknik ve araçlarının bir ülkeden diğerine akışı ve devletlerin birbirleri ile kurdukları ittifakları kapsayan gücün küreselleşmesi bağlamında değerlendirilmektedir. Ayrıca askeri gücün küreselleşmesinin savaşlarla yakından ilgili olduğu görülmektedir.

 

Uluslararası işbölümü endüstriyel gelişme ile ilgilidir. Modern endüstri yalnızca yapılan işte değil, aynı zamanda endüstri türünde, gerekli becerilerde ve hammadde üretiminde de bölgesel uzmanlaşmaya dayalı bir iş bölümünü gerekli kılmıştır.

 

Giddens küreselleşmeyi modern dönemde gerçekleşenlerin sonucu olarak değil, bizzat modernitenin kendisini tüm dünyaya yaymasıyla oluşmuş bir olgu olarak tanımlar. Ve bundan kaçışın pek mümkün olmadığını vurgular. Küreselleşme Giddens’e göre, yalnızca muazzam bir ekonomik, politik, kültürel sistemler ve iletişim ağlarındaki gelişmeyi değil, aynı zamanda yerel ve kişisel anlamda etkili faaliyetleri ve deneyimleri de içine alır