Takdir Yetkisi Nedir?

İdare açısından yetki iki şekilde ortaya çıkar:

 

1- Bağlı Yetki,

2- Takdir Yetkisi.

 

Eğer kanun koyucu belli koşulların ortaya çıkması durumunda, idareye belli eylemler yapma zorunluluğu öngörmüşse buna ‘bağlı yetki’denir. Fakat kanun koyucu bazı durumlarda, idareye seçenek sunmak suretiyle bu seçeneklerden birini seçmek ya da çizdiği çerçeve içinde hareket etmek imkânı tanıyabilir. Bu yetki türüne ise ‘takdir yetkisi’denir. Takdir yetkisi mutlaka kanuna dayanır.

 

İdari yargı yerleri idarenin takdir yetkisini denetleyebilir ancak takdir yetkisini ortadan kaldırabilecek adımlar atamaz. Dolayısıyla idare, takdir yetkisini kullanırken belirli ilkelere göre hareket etmek zorundadır. İdari yargı yerleri de takdir yetkisinin bu ilkelere uygunluğunu denetler.

 

Bu ilkelerin en başında “hizmet gerekleri ve kamu yararı” ilkesi gelir. Bu anlamda takdir yetkisi mutlak ve sınırsız olmayıp idare bu yetkiyi hizmet gereklerine ve kamu yararına uygun olup olmadığı konusunda denetime tabi tutar. Bu denetim türü yerindelik denetiminin sınırlarını zorlayan bir denetim türü olarak göze çarpmaktadır.

 

İkinci olarak “kanuna uygunluk” denetimi yapılabilir. İdarenin kendisine takdir yetkisi tanıyan mevzuata uygun hareket edip etmediğine bakılır.

 

Takdir yetkisi ayrıca “anayasal ilkelere uygunluk” bakımından yargısal denetime tabi tutulabilir. Örneğin; ölçülülük ilkesi, ailenin bütünlüğü ilkesi, eşitlik ilkesi. Eşitlik ilkesine göre idare belli durumlarda belirli davranışlar sergilemişse, benzer durumlarda farklı davranamaz. Bu durumda idarenin takdir yetkisi neredeyse bağlı yetkiye dönüşür.