Sultan Abdülaziz Kimdir? Kısaca Dönemi (1861-1876) ve Islahatları

Sultan Abdülaziz, 32. Osmanlı padişahı ve 111. İslam halifesi olarak 25 Haziran 1861’de tahta geçti.

 

Sultan II. Mahmut’un oğlu olan Abdülaziz, kardeşi Abdülmecid’in ölümü üzerine tahta çıktığında 31 yaşındaydı.

 

Abdülaziz’in tahta geçtikten sonraki ilk icraatı, Rus tehdidine karşı ordu ve donanmanın yenilenmesi ve güçlendirilmesi oldu.

 

İÇİNDEKİLER

Sultan Abdülaziz Döneminde Girişilen Reformlar

 

Askeri Islahatlar:

 

Silahlanmaya önemli bir bütçe ayıran Abdülaziz’in askeri alanda yaptığı ıslahatlar kısaca şöyle özetlenebilir:

 

  • Büyük çaplı toplar satın alındı ve satın alınan bu toplarla Boğazlar ve sınır kaleleri tahkim edildi.

 

  • Tophane yenilendi,

 

  • Prusya’dan uzman subaylar getirtilerek, Harbiye Mektebi yeniden düzenlendi.

 

  • Askerî Rüşdiyeler açıldı.

 

  • Taşkışla, Gümüşsuyu Kışlası, Taksim Kışlası gibi yeni askeri binalar inşa edildi.

 

  • Bugün Beyazıt’ta bulunan ve İstanbul Üniversitesi merkez kampüsü olarak hizmet veren kampüs Seraskerlik olarak hizmete açıldı.

 

  • 1867 yılında Denizciliğin gelişmesini sağlamak ve donanmanın güçlenmesini sağlamak amacıyla Bahriye Nezareti kuruldu ve denizcilik eğitimine önem verildi.

 

  • Avrupa’dan zırhlı gemiler alındı.

 

Ulaşım ve Haberleşme Alanındaki Islahatlar:

 

Sultan Abdülaziz döneminde ulaşım ve haberleşme alanında da önemli ilerlemeler kaydedilmiştir.

 

Bu alandaki ıslahatları kısaca özetleyecek olursak;

 

  • Toplam 452 kilometre olan demiryolu şebekesi 1344 kilometreye çıkarıldı. 1873’te 99 kilometrelik Haydarpaşa-İzmit hattı açıldı. 1865’de İzmir-Kasaba Demiryolu tamamlandı.

 

  • Balkanlar’da Niş, Bosna ve Vidin’de; Anadolu’da ise Amasya, Canik (Samsun) ve Kastamonu’da yeni karayolları inşa edildi.

 

  • Abdülmecit zamanında başlayan telgraf yatırımları genişletildi ve hızlandırıldı.

 

Kamu Yönetimi ve Hukuk Alanındaki Islahatlar:

 

Abdülaziz döneminde kamu yönetimi ve hukuk alanında da önemli reformlara imza atıldı. Özellikle vilayet idaresinin sistemleştirilmesi bakımından önemli gelişmeler yaşandı.

 

  • 1864 tarihli Vilayet Nizamnamesi ile livaların (sancak) temel birim olduğu vilâyet teşkilâtı oluşturuldu. Vilayetler bu nizamnameye göre 1867 yılında yeniden düzenlendi. Buna göre Balkanlarda 10 vilayet ve 44 sancak, Asya’da 16 vilayet ve 74 sancak, Afrika’da ise 1 vilayet ve 5 sancak oluşturuldu.

 

  • Vilâyette vali, livada mutasarrıf, kazada ise kaymakam en yetkili mülkî âmir olarak tayin edildi.

 

  • 1868’de Meclis-i Vâlâ-yı Ahkâm-ı Adliye ikiye ayrıldı. Böylece bu kurulun içinden bugün Danıştay olarak devam eden Şura-yı Devlet ile Yargıtay olarak devam eden Divân-ı Ahkâm-ı Adliye kuruldu.

 

 

Eğitim Alanında Yapılan Islahatlar:

 

Abdülaziz’in diğer önemli reformları eğitim alanında oldu. Abdülaziz’in saltanatı döneminde eğitim alanında birçok önemli reforma imza atıldı.

 

  • 1862’de devlet dairelerine kâtip yetiştirmek üzere “Mekteb-i Mahrec-i Aklâm” kuruldu.

 

  • Fransız eğitim sistemine göre eğitim yapacak olan Mekteb-i Sultanî yani Galatasaray Lisesi açıldı. Müslüman ve Gayrimüslim çocukların birlikte okuyacağı bu okulda eğitim dili Fransızca olacaktı.

 

  • 1869’da Maarif-i Umumiye Nizamnâmesi yayımlandı. Nizamname ile eğitim hizmetlerinin bir kamu görevi olduğu kabul edildi.

 

  • 1870’te Darülmuallimât adıyla ilk kız öğretmen okulu açıldı.

 

  • Yüksek eğitim verecek olan ve İstanbul Üniversitesi’nin temellerinde biri olan Darülfünun-ı Osmani, 8 Şubat 1870’te resmen açıldı.

 

  • Yerli ürünlerin Avrupa mallarıyla rekabet edebilmesi için yeterli teknik bilgiye sahip eleman yetiştirmek amacıyla Sultanahmet’de Sanayi Mektebi adında bir meslek okulu açıldı. Burada çeşitli meslekler öğretildi.

 

  • 1866’da Mekteb-i Tıbbıyye-i Şahane adında ilk sivil tıp okulu açıldı.

 

  • 1867’de de Eczacılık Mektebi açıldı.

 

Abdülaziz’in Diğer Önemli Reformları:

 

Abdülaziz döneminde gerçekleştirilen diğer önemli reformlar ise kısaca şunlardır:

  • 1847’de kurulmuş olan ilk müze yeniden düzenlendi ve 1869’da Müze-i Hümayun adıyla geliştirildi.

 

  • Osmanlı ülkesinde eski eser araştırmaları Maarif Nezareti’nin alınacak izne bağlandı. Buna göre Osmanlı topraklarında yapılacak arkeolojik kazılardan çıkacak tarihi eserlerin üçte biri Osmanlı Devletine ait olacaktı.

 

  • Bu dönemde bankacılık alanında tarihi önemde kuruluşlar açıldı. 1867’de Midhat Paşa’nın gayretleriyle ziraî kredileri teşkilâtlandırmak ve çiftçiyi desteklemek amacıyla Memleket Sandıkları kuruldu. Memleket Sandıkları günümüzdeki Ziraat Bankasının temeli sayılmaktadır.

 

  • Fransız ve İngiliz ortaklı olarak Bank-ı Osmanî-i Şahâne yani Osmanlı Bankası adıyla bir banka kurulmasına izin verildi (1863). Bir ticaret bankası olarak kurulan bu bankaya daha sonra banknot çıkarma yetkisi de verilecek ve bu banka 1930 yılına kadar Türkiye’de Merkez Bankası’nın görevi yürütecekti.

 

  • Sultan Abdülaziz ayrıca İstanbul’u Avrupalı şehirlere benzetebilmek ve uluslararası ilişkilerde çağdaş protokol kaidelerini uygulayabilmek adına öenmli saray ve köşkler yaptırdı. Çırağan ve Beylerbeyi Sarayları bu sarayların başında gelmektedir.

 

Sultan Abdülaziz’in Tahttan İndirilmesi

 

Abdüaziz’in giriştiği bu geniş çaplı reformlar, dış borç miktarı arttırmıştı.

 

Nitekim Abdülaziz döneminde bir yılda ödenen borç ve faiz miktarı 14 milyon altına çıktı.

 

Bu dönemde devletin uyguladığı mali politika, borcu borçla ödemek ve bütçe açığını yeni borçlarla kapatma üzerineydi.

 

Dışarıdan borç alma imkanı olmadığında ise Galata sarraf ve bankerlerinden yüksek faizlerle borçlanma yoluna gidilmekteydi. Bu politika devleti kısa sürede iflasa sürükleyecek ve  devlet, II. Abdülhamit döneminde yayımladığı Muharrem Kararnamesiyle iflasını ilan edecekti.

 

Diğer taraftan Sultan Abdülaziz’in son yılları da Balkan krizinin ağır baskıları altında geçecekti.

 

Hersek ve Bulgaristan ayaklanmalarında binlerce Müslümanın katledilmiş olması, Avrupalıların Osmanlı içişlerine gittikçe artan müdahaleleri ve ağırlaşan ekonomik kriz, Abdülaziz’e karşı oluşan siyasi ve toplumsal tepkiyi arttıracaktı.

 

Nihayetinde Sultan Abdülaziz, 30 Mayıs 1876’da önderliğini Sadrazam Mütercim Rüştü Paşa, Serasker Hüseyin Avni Paşa, Adliye Nazırı Midhat Paşa ve Şeyhülislam Hasan Hayrullah Efendi’nin yaptığı bir “cunta” tarafından tahttan indirildi.

 

Darbenin ardından Topkapı Sarayı’na götürülen Abdülaziz, 4 Haziran 1876’da bilekleri kesilmiş bir halde ölü olarak bulundu. Abdülaziz’in ölüm nedeninin intihar mı yoksa cinayet mi olduğu günümüzde de tartışılmaktadır.

 

Sultan Abdülaziz ardından tahta yeğeni V. Murat geçti.

 

Ancak V. Murat’ın saltanatı “ruh sağlığı” yerinde olmadığından kısa sürmüş ve önde gelen devlet adamlarına anayasa ve meşrutiyeti ilan edeceği taahhüdünde bulunan, II. Abdülhamit kardeşinin yerine tahta geçmiştir.