Menemen Olayı Nedir?

Menemen olayı tarihimizde “Menemen İsyanı” ya da “Kubilay Olayı” olarak da bilinen gerici ayaklanmadır.

 

İzmir’in Menemen ilçesinde 23 Aralık 1930 yılında meydana gelen rejim karşıtı olayda 24 yaşındaki öğretmen yedek subay Kubilay şeriat isteyenler tarafından öldürüldü.

Olayın başındaki isim, “mehdi” olduğunu iddia eden Giritli Mehmet (Derviş Mehmet) adında Nakşibendi tarikatına bağlı bir isimdi.

 

7 Aralık’ta Şamdan Mehmet, Sütçü Mehmet, Mehmet Emin, Nalıncı Hasan, Küçük Hasan ve Ramazan isimli altı müridiyle Manisa’dan yola çıkan Derviş Mehmet, 23 Aralık sabahı Menemen’e girdi.

 

Ardından şehrin belediye meydanına gelen Derviş Mehmet, çevresine topladığı yüz kişiyle birlikte zikir çekmeye ve şeriat ilan etmeye kalkıştı. Meydandaki kalabalığın bir bölümü onun çağrısına uyarken, bir bölümü seyirci kalmakla yetindi.

 

Olayları bastırmak üzere bölgedeki Alay komutanlığı yedek subay Kubilay’ı küçük bir askeri birliğin başında olay yerine gönderdi.

 

Ancak silahlı olan asiler yedek subay Kubilay’ı, hemen ardından da Hasan ve Şevki adındaki iki mahalle bekçisini öldürdüler. Hatta Kubilay’ın başını keserek ve bu kesik başı iple bir sancağın direğine bağlayarak Menemen’de dolaştırdılar.

 

Olay arkadan yetişen askeri birlikler tarafından şiddetle bastırıldı. Bu arada Derviş Mehmet de vurularak öldürüldü. Kaçanlar yakalandı ve olayla ilişkisi olanlar hakkında hemen kovuşturmaya başlandı.



27 Aralık’ta İçişleri Bakanı Şükrü Kaya ve Ordu Komutanı Fahrettin Altay, İstanbul’a giderek Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’e olay hakkında bilgi verdi. Mustafa Kemal Paşa, 28 Aralık’ta orduya gönderdiği başsağlığı mesajında şunları söylüyordu:

 

“Mürtecilerin gösterdiği vahşet karşısında Menemen’deki ahaliden bazılarının alkışla tasvipkâr bulunmaları bütün cumhuriyetçi ve vatanperverler için utanılacak bir hadisedir.”

 

Dönemin TBMM başkanı Kazım Özalp, Mustafa Kemal ATATÜRK’ün olay hakkındaki tepkisini “Atatürk’ten Anılar” adlı eserinde şöyle anlatıyor:

 

Cumhuriyet’e karşı gerici bir ayaklanma niteliği taşıyan Menemen’deki olaylar büyük bir tepki doğurmuştu. 31 Aralık 1930’da toplanan Bakanlar Kurulu, Menemen ilçesi ile Manisa ve Balıkesir merkez ilçelerinde bir ay süre ile sıkıyönetim ilan edilmesine karar verdi.

 

Bu karar TBMM’nin ertesi günkü oturumunda onaylandı. Sıkıyönetim komutanlığına 2. Ordu Kumandanı Fahrettin Altay atandı.

 

Meclis ayrıca Korgeneral Mustafa Muğlalı başkanlığında bir askeri mahkeme yani Divan-ı Harp kurulmasına karar verdi.

3 Ocak 1931’de Divan-ı Harp mahkemesinde başlayan yargılamalar sonucunda 36 sanık hakkında ölüm, 41 sanık hakkında ise 1 yıl ile 24 yıl arasında değişen çeşitli hapis cezalarına hükmedildi.

 

İdam cezasına mahkûm edilen mahkûmlardan bazılarının yaşları idam cezası yaş sınırına takıldığı için onların da cezaları hapse çevrildi. Nihayet, 3 Şubat 1931’de toplam 28 mahkûm Menemen’de idam edildi.

 

Sıkıyönetim uygulaması ise 26 Şubat 1931’de Manisa ve Balıkesir’de kaldırılırken; Menemen’de 8 Mart’a kadar uzatıldı.

 

Sonuç olarak Menemen olayının izleri toplumsal hafızadan hiç silinmedi.

Asıl adı Mustafa Fehmi olan Kubilay, irticaya ve gericiliğe karşı “devrim şehidi” olarak simgeleşti. Mustafa Kemal Paşa onun hakkında şunları söyleyecekti:

 

“…Büyük ordunun kahraman genç subayı ve Cumhuriyetin ülkücü genç öğretmen topluluğunun kıymetli üyesi Kubilây’ın temiz kanı ile Cumhuriyet hayatiyetini tazelemiş ve kuvvetlendirmiş olacaktır!”

 



Menemen Olayı hakkında daha ayrıntılı bilgi edinmek için Doç. Dr. Necdet Aysal‘ın “Yönetsel Alanda Değişimler ve Devrim Hareketlerine Karşı Gerici Tepkiler “Serbest Cumhuriyet Fırkası –Menemen Olayı” adlı makalesini okuyabilirsiniz:

 

http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/45/1561/16954.pdf

 

Menemen Olayı hakkında önerebileceğimiz bir başka kaynak ise Prof. Dr. Kemal Arı‘nın İzmir Kent Tarihi Ansiklopedisi için yazdığı “Menemen Olayı” maddesidir:

 

http://ataturkilkeleri.deu.edu.tr/wp-content/uploads/2015/04/%C4%B0KA-2.Cilt-Menemen-Olay%C4%B1.pdf