Magna Carta Nedir?

İngiltere ve dünya tarihinin en önemli yazılı metinlerinden olan Magna Carta, bir tür sözleşme olup tam adı Magna Carta Libertatum’dur. Türkçeye “Büyük Özgürlükler Şartı” şeklinde çevrilebilir.

 

Magna Carta, İngiltere Kralı Yurtsuz John tarafından 1215 yılında ilan edilmiştir. 63 Maddeden oluşan Magna Carta, Latince yazılmıştır ve günümüze ulaşan dört nüshası Londra’da bulunan British Library’de yer almaktadır.

 

Magna Carta, dünya tarihinde ilk kez bir Kralın kendi isteğiyle birtakım haklarından feragat etmesi nedeniyle önemli bir metindir.

 

Ayrıca Ortaçağ şartları açısından değerlendirildiğinde birçok özgürlük getirmesi ve bu özgürlükleri bir çeşit hukuk devleti ilkesine bağlaması bakımından da oldukça önemlidir.

 

Magna Carta’nın ekonomi tarihi açısından önemi ise Magna Carta ile hükümdarın vergi koyma yetkisinin tarihte ilk kez kısıtlanmasıdır.

Magna Carta’nın Önemli Maddeleri

 

  • Magna Carta’nın 12. Maddesi, kralın daha sonra parlamentoya dönüşecek olan Büyük Konsey’in kararı olmadıkça zorla askerlik vergisi alamayacağını,
  • 8. Maddesi, dul kadınların zorla evlendirilmeyeceğini,
  • 23. Maddesi angaryanın yasak olduğunu
  • 38. Maddesi ise bir kimse hakkında yeterli kanıt olmadıkça yargılama yapılamayacağı belirtmiştir.

 

Magna Carta’nın belki de en önemli maddesi ise 39. maddesidir. Bu maddeye göre:

“Özgür kişiler ülke kanunlarına göre yasal bir biçimde yargılanıp hüküm giymeden tutuklanamayacak, hapsedilemeyecek, mal ve mülkünden mahrum bırakılamayacak, kanun dışı ilan edilmeyecek, sürgün edilmeyecek veya hangi biçimde olursa olsun zarara uğratılmayacaktır.”

Magna Carta Neden İmzalandı?

 

Bütün bu özellikleri dikkate alındığında Magna Carta’nın bir anlamda İnsan Hakları Sözleşmesi olduğu kabul edilebilir.

 

Ancak şunu da hemen belirtmek gerekir ki, getirdiği bu özgürlüklere rağmen, Magna Carta’nın yazılış amacı insani veya hukuki sorunlara çözüm bulmak değildir.

 

1213-1214 yılları arasında Normandiya’daki savaşta Fransızlar tarafından mağlup edilen Yurtsuz John, savaş sırasında yaptığı büyük masrafları ve mahkûm olduğu savaş tazminatını ödeyebilmek için vergileri arttırmak istemiştir.

 

Bu durum, ülkedeki feodal baronların tepkisine ve isyanına yol açmıştır.

 

Yurtsuz John bu isyanı bastırmayı başaramayınca iki taraf arasında bir tür antlaşma olan Magna Carta’yı imzalamak zorunda kalmıştır.

 

Nitekim Magna Carta’nın ilan edilmesinin ardından kısa bir süre sonra Yurtsuz John, antlaşmanın iptal edilmesi için girişimlerde bulunmuş ve Papanın destekleriyle antlaşma iptal edilmiştir. Ancak bu durum karşısında baronlar bir kez daha isyan etmişler ve Birinci Baronlar Savaşı’nı başlatmışlardır.

 

Bu mücadelenin sonunda 1216’da, 1217’de ve 1295’te yine Magna Carta’ya benzer metinler kabul edilmiştir.

SONUÇ

Her ne kadar daha çok soyluların krala karşı haklarını korumayı amaçlasa da birçok siyaset bilimi uzmanı, Magna Carta’yı demokrasinin ilk adımı olarak kabul eder.

 

Birleşik Krallığın herhangi bir yazılı anayasası bulunmaması nedeniyle Magna Carta’da yer alan bazı hükümler hala geçerlidir.

 

Örneğin Magna Carta’nın İngiliz Kilisesi ile ilgili olan 1. Maddesi, Londra kentine birtakım muafiyetler ve özgürlükler tanıyan 13. Maddesi, keyfi gözaltına alınmayı engelleyen 39. ve 40. Maddeleri hala yürürlüktedir.

 

Dolayısıyla Magna Carta Libertatum, bazı maddeleriyle dünya tarihinin hala geçerliliğini koruyan en uzun soluklu hukuki metinlerinden biridir.

 

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.