Kısaca Oligarşinin Tunç Kanunu Nedir?

Oligarşinin Tunç Kanunu’na göre tüm örgütler, örgüt içi demokrasiyi imkansız hale getirecek olan oligarşik bir yapı geliştirme eğilimindedirler. 

Almanya doğumlu İtalyan sosyolog ve iktisatçı Robert Michels tarafından ortaya atılmış olan “Oligarşinin Tunç Kanunu”, dilimizde “Oligarşinin Tunç Yasası” ya da “Oligarşinin Demir Yasası” olarak da anılır.

Robert Michels, “Siyasal Partiler” adlı önemli çalışmasında, sosyalist ve sosyal demokrat partiler, işçi sendikaları ve kooperatifler gibi nitelikleri gereğince demokratik bir yapıya ve işleyişe sahip olması gereken örgütlerin, niçin zamanla kaçınılmaz olarak azınlık ve tek adam yönetimine dönüştüğünü açıklamaya çalışmıştır.

Robert Michels, yaptığı araştırmalar ve incelemeler neticesinde, istisnasız tüm örgütlerin kaçınılmaz olarak oligarşik eğilimlere yani azınlık ya da tek adam yönetimlerine dönüşme eğilimlerine sahip olduğunu görmüştür. Michels, gördüğü bu gerçeği “Oligarşinin Tunç Kanunu” olarak tanımlamıştır.

Bu tanıma göre örgütten bahseden, gerçekte oligarşiden bahsediyor demektir. Zira, oligarşi, yani bir örgütün ya da toplumun tepedeki bir azınlık ya da lider tarafından kontrol altında tutulması, örgütlerin iç işleyişinden doğan bir niteliktir.

Dolayısıyla “Oligarşinin Tunç Kanunu” na göre görünüşte demokratik bir şekilde yönetilen ve demokratik amaçları olan örgütlerde dahil olmak üzere tüm örgütlerde oligarşi kaçınılmazdır. Örgütler kaçınılmaz olarak bürokratikleşmeye, otoriterleşmeye ve oligarşiye kayarlar. Eninde sonunda her örgüt oligarşik yapılar tarafından yönetilmeye başlanır. Başlangıçta her ne kadar demokratik bir amaçla yola çıkılırsa çıkılsın, bürokratikleşmenin artmasıyla birlikte örgütlerin üst kademelerinde bulunanlar, zamanla örgütün tabanından uzaklaşmaya başlayacaklardır.

Nihayetinde, bu kişiler kendi kişisel çıkarlarını önde tutmak suretiyle iktidarlarını sürekli kılmaya çalışacak ve örgüt yönetimi böylece oligarşiye dönüşecektir.