Japonya’nın Yönetim Şekli ve Anayasal Düzeni

Bugünkü Japon Anayasa’sı İkinci Dünya Savaşı’ndaki yenilginin ardından ABD ve İngiltere’nin etkisi ile 1946’da hazırlanmıştır.

 

Demokratik bir sistem kurmayı amaçlayan 1946 Anayasası, Japonya devleti kurumlarını yasama, yürütme ve yargı olmak üzere üçe ayırmaktadır.

Japonya’da Yasama Organı: Ulusal Diet

 

Japon siyasal sistemi içinde yasama yetkisi ulusal meclise (Diet) aittir.

 

Asya’nın en eski parlamenter yapısı olan Japon Ulusal Meclisi iki organdan oluşmaktadır. Bunlar Temsilciler Meclisi (Shugiin) ve Senato’dur (Sangiin).

 

Temsilciler Meclisi seçimleri, her üç yılda bir yapılırken; senato üyelerinin yarısının yenilendiği seçimler ve yerel seçimler dört yılda bir yapılmaktadır.

 

Oy kullanma yaşı 20, seçilme yaşı ise temsilciler meclisi ve yerel yönetimler için 25, senato için 30’dur.

 

 

Japonya’da Yürütme Organı: Başbakan ve İmparator

 

Japon siyasal sitemi içinde yürütme; hükümet ve imparator olmak üzere iki organdan oluşmaktadır.

Ancak İmparatorun yürütmeye ilişkin yetkileri bakanlar kurulu ve meclisin tavsiye ve onayına ihtiyaç duyar. İmparator kendi iradesiyle devlet işlerine ilişkin hiçbir işlem yapamaz.

 

Dolayısıyla anayasanın imparatora verdiği yetkilerin hepsi semboliktir. Yürütme organında gerçek güç hükümette ve özellikle başbakandadır.

 

 

Japonya’da Siyasal Partiler

Günümüzde Japonya’da, siyasal yelpazenin her kanadından çeşitli partilerin bulunduğu söylenebilir.

 

Ancak bunlardan birinin diğer partilerin herhangi birinden çok daha güçlü olduğu ve sürekli olarak daha çok oy almak suretiyle iktidarı elinde bulundurduğu egemen parti sistemi mevcuttur.

 

Japon siyasal sisteminde Liberal Demokrat Parti egemen parti konumundadır. Japonya’da egemen parti sistemini besleyen üç önemli unsur vardır:

;

  • 2.Dünya Savaşı sonrası birleşme ruhu,
  • Zayıf muhalefet ve
  • İtaatkâr siyasal kültür.

 

Siyasal ve toplumsal sistem içinde din ve kültürün önemli bir role sahip olduğu Japonya’da, Konfüçyanizm, Budizm ve Şintoizm’in etkileri ve geleneksel cemaat kültürünün katkıları ile siyasal ve kültürel yapı; kurulu düzene itaat, kurallara uyma ve birlikte yaşama ilkeleri çerçevesinde şekillenmiştir.

 

Bu yapı içerisinde sivil toplum kuruluşları siyasal ve toplumsal sistemin devamlılığı için faaliyette bulunurlar. Diğer bir ifadeyle sivil toplum kuruluşları büyük oranda siyasal ve toplumsal politikaların destekleyicisi durumundadırlar.