İspanya İç Savaşı Nedir?

Bir anlamda iki zıt ideolojinin faşizm ve sosyalizmin mücadelesi olan İspanya İç Savaşının nedeni, İspanya’nın 19. yüzyılın başlarından itibaren yaşadığı istikrarsızlıklardır. 1936’da Fas’taki İspanyol birliklerinin komutanı olan Francisca Franco (1892-1975), kendisine bağlı birliklerle İspanya’ya geçti. Franco, Madrid’deki Halk Cephesi Hükümetine karşı sağcı ve kralcı bir isyan başlattı ve kısa süre içerisinde İspanya’nın güney ve batı kesimlerine hâkim oldu. Valencia’ya çekilen cumhuriyetçi hükümet ise ayaklanmaya karşı direnmeye çalıştı. İspanya İç Savaşı böylece başlamış oldu.

 

İspanya iç savaşı karşısında Avrupa ülkeleri kendi çıkarları doğrultusunda ya doğrudan doğruya müdahil oldular ya da “karışmazlık” politikası izlediler. Köylüler, İşçiler, Komünistler, Sendikalistler ve Cumhuriyetçilerin katıldığı İspanya iç savaşında sağ eğilimli olanlar milliyetçiler, sol eğilimli olanlar ise cumhuriyetçiler olarak adlandırıldı.

 

Cumhuriyetçiler Valencia’da bir hükümet kursa da bu hükümet askeri açıdan oldukça zayıftı. Buna karşılık ordunun subay kesiminin neredeyse tamamının katıldığı Milliyetçilerin, General Franco başkanlığında Burgos’ta kurduğu hükümet oldukça güçlü bir hükümetti. Ayrıca bu hükümetin, Avrupa’nın diğer faşist yönetimleri olan İtalya ve Almanya tarafından hemen tanınması da ona ayrı bir güç katmıştı. Ancak bu durum, Franco iktidarının, Fransa ve İngiltere’nin çıkarlarına ters düşmesine yol açıyordu.

 

Franco yönetimindeki bir İspanya, İngiltere’yi Cebelitarık Boğazından Akdeniz’e sokmayarak onun sömürge yolunu tıkayabilirdi. Diğer yandan Fransa ise Almanya ve İspanya arasında sıkışıp kalacaktı. Bu nedenle bu iki ülke Cumhuriyetçilere yakındı. Ancak açıktan bir tavır sergileyemediler. Çünkü her ikisi de müdahalenin bütün Avrupa’yı etkileyecek bir savaşa yol açacağından korkmaktaydı. Hatta İngiltere’nin girişimleriyle 1936’da Londra’da toplanan bir karışmazlık komitesi, (başta İngiltere olmak üzere Fransa, Sovyetler Birliği, İtalya ve Almanya’nın da içlerinde bulunduğu 15 ülke katılmıştı), İspanya iç savaşında müdahil olunmayacağı ve her iki tarafa da yardım gönderilmeyeceğine yönelik karar aldı. Ancak İtalya ve Almanya Karışmazlık komitesinin bu kararlarına uymadılar ve İspanya’daki milliyetçileri desteklediler.

 

İspanya İç Savaşı sırasında Avrupa’nın pek çok ülkesinden insanlar gönüllü olarak İspanya’ya gelerek kendi siyasi eğilimlerine göre taraflara destek verdiler. Sovyetler Birliği tarafından desteklenmekte olan cumhuriyetçiler başta Barselona, Bilbao, Madrid ve Valencia şehirleri olmak üzere İspanya’nın kuzey ve doğu bölgelerini ellerinde tuttular. Ancak İtalya’nın Franco’ya 100.000 kişilik bir ordu, Almanya’nın ise büyük miktarda silah yardımında bulunması iç savaştaki dengeyi Milliyetçiler lehine değiştirdi. Bilbao, 1937 yılında Milliyetçiler tarafından işgal edildi. Milliyetçilere destek veren Alman savaş uçakları Nisan 1937’de Bask Bölgesindeki Guernica kasabasına saldırarak yüzlerce sivilin ölmesine neden oldu. Bu bombalama olayı sınırlandırılmamış hava operasyonunun savaş sırasında sivillere karşı kullanıldığı ilk olay olarak tarihe geçti. Hükümet güçleri Ocak 1939’da Barselona ve Mart ayında Madrid’i milliyetçilere teslim etmek zorunda kaldı.

 

İspanya iç savaşında yaklaşık 750.000 kişi hayatını kaybetti. Savaşın sonunda İspanya’nın tamamına hâkim olan Franco, İspanya krallığının ve devletinin askeri lideri ilan edildi ve 1975’teki ölümüne kadar İspanya’yı yönetti. Demokrasi, ancak onun ölümünden sonra İspanya’ya geri gelebildi.

 

İspanya iç savaşının 2. Dünya Savaşı açısından da önemli sonuçları oldu. Bu savaşa müdahil olan devletler, II. Dünya Savaşı öncesinde adeta son provalarını yapmış oldular. Almanya ve İtalya siyasal açıdan birbirlerine daha fazla yakınlaşırken diğer Avrupa ülkeleri durumlarını bir kez daha gözden geçirdiler. Askeri teknoloji açısından ise İspanya, yeni silahların ve taktiklerin denendiği bir alan oldu. Almanlar, İspanya iç savaşını pilotlarını eğitme yolunda bir araç olarak kullandılar. Burada elde ettikleri tecrübeyi 2. Dünya Savaşının başlangıcında Polonya ve Fransa’nın işgalinde başarı ile kulandılar.