İdari Yargıda Görülen Dava Türleri ve İdari Yargının Genel Özellikleri

İdari Yargının Özellikleri

 

İdari yargıda dava bir idari makama yani kamu tüzel kişiliğine karşı açılır. Bu yargılama usulünde üç temel ilke vardır:

 

İdari yargı duruşmalar üzerinden yürütülmez ancak tarafların isteğine bağlı olarak, bir kereye mahsus olmak üzere karar vermeden hemen önce duruşma yapılabilir. Temyiz aşamasında ise sadece tarafların isteği yeterli değildir. Hâkiminde duruşma yapılmasını uygun görmesi gerekir. İdari yargıdaki duruşma tutanağa geçmez(dolayısıyla dava dosyasına da girmez) ve duruşmadan sonra 15 gün içinde kararın verilmesi gereklidir.

 

İdari Yargı’da yargılama yazılı, inceleme ise evrak üzerinden yapılır. Bu süreç İdari Yargılama Usul Kanunu’nun 16.Maddesinde şöyle ifade edilir

 

Mahkeme bir kere açıldıktan sonra, hâkim her türlü incelemeyi kendiliğinden yapar. Bu anlamda bu yargılamada aktif olan taraf hâkimdir. Kişi açtığı dava ile ilgili olarak daha sonra herhangi bir işlem yapmasa dahi, dava kendiliğinden yürür ve sonuçlanır. 

 

 

İdari Yargıda Dava Türleri

 

İptal Davası:

İdari işlemlere karşı açılır. Bu davada davanın muhatabı idare değil, idari işlemdir. Yargılanan idari işlemdir. Mahkeme bu işlemi yargılarken, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları açısından “hukuka uygunluk denetimi” yapar. Bu davayı “menfaati ihlal olan” açabilir. Yargılama sonucunda idari işlemde hukuka uygun olmayan bir unsur bulunduğu ortaya çıkarsa işlem iptal edilir. Eğer hukuka uygun olmayan bir durum yoksa dava ret edilir. İşlem iptal edildiğinde o işlem hiç yapılmamış sayılır. Bu anlamda iptal kararı geçmişe etkili bir karardır. Bu işlemden dayanak alan diğer işlemlerinde etkisi ortadan kaldırılır.

Tam Yargı Davası:

İdari İşlem veya İdari Eyleme karşı açılır. Bu davayı “kişisel hakları ihlal olan” açar. Tam yargı davalarının çok büyük bir kısmı tazminat davasıdır. Geri alım davaları, bazı vergi davaları ve bir hakkın iadesi gibi davalar genel olarak tam yargı davasına girer.

 

İşlem uygulandığı anda hukuki durumunuzda bir değişiklik ortaya çıkarıyorsa bu “hak ihlali” dir. Menfaat ihlali ise, hak ihlalinden daha geniş bir durumdur. İşlemin muhatabı olmak koşuluyla, işlem, yapıldığı anda hukuki durumunuzu değiştirmiyor ama değiştirme potansiyeli taşıyorsa bu menfaat ihlalidir. Kısaca menfaat ihlalinin iki şartı vardır:

 

a) İşlemin muhatabı olmak,

b) Yapılan işlemin hak ihlali ihtimali taşıması.

 

Dolayısıyla “hak ihlali” ne uğrayan kişinin açabileceği tam yargı davaları daha kişisel davalar durumundadır. “menfaat ihlali” ne uğrayan kişilerin açabileceği iptal davaları ise daha objektif sonuçlar doğuran davalardır. “İptal davası”, idari yargıda en fazla açılan ve hukuk devleti açısından oldukça önemli bir dava türüdür.