İdari Vesayet Yetkisi Nedir? Özellikleri ve Tanımı

Devlet tüzel kişiliğini temsil eden merkezi yönetimin, yerinden yönetim kuruluşları üzerinde sahip olduğu denetim yetkisine idari vesayet denir.

 

İdari vesayet denetiminin amacı, devlet idaresinin ve kamu hizmetlerinin bir bütün halinde ve uyum içerisinde yürütülmesini sağlamaktır. 

 

Bu denetim türü ile yerinden yönetim kuruluşlarınının, merkezin yani devletin önceden belirlediği esas, standart ve ilkelere göre hareket etmesi sağlanır. 

 

İdari vesayette amaç, yerel hizmetlerin idarenin bütünlüğü ilkesine uygun şekilde yürütülebilmesini sağlamaktır. 

 

Nitekim 1982 Anayasası’nın 123. maddesi, idarenin kuruluş ve görevleri ile bir bütün olduğunu vurgulamıştır. Aynı maddenin devamında ise idarenin kuruluş ve görevlerinin, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esasına dayandığı ifade edilmiştir. 

 

 Anayasanın 127. maddesinde ise;

 

 “Merkezî idare, mahallî idareler üzerinde, mahallî hizmetlerin idarenin bütünlüğü ilkesine uygun şekilde yürütülmesi, kamu görevlerinde birliğin sağlanması, toplum yararının korunması ve mahallî ihtiyaçların gereği gibi karşılanması amacıyla, kanunda belirtilen esas ve usuller dairesinde idarî vesayet yetkisine sahiptir” denilmek suretiyle idari vesayet yetkisi anayasal bir teminata kavuşturulmuştur. 

 

Ülkemiz kamu yönetimi sisteminde iki temel denetim biçimi bulunur. Bunlar (1) Hiyerarşik Denetim ve (2) İdari Vesayet Denetimidir. 

 

 

En genel anlamıyla hiyerarşik denetim, aynı tüzel kişilik içerisinde bulunan üstün, ast üzerindeki denetim yetkisini ifade eder. Bu denetim türü her örgütsel yapı içerisinde doğal olarak bulunur.  

 

İdari Vesayet denetimi ise, hiyerarşik denetimden farklı olarak örgütün kendi dışında yer alan bir tüzel kişilikçe denetlenmesidir. 

 

Bilindiği üzere yerinden yönetim kuruluşları (Belediyeler, Üniversiteler, KİTler vs.), kendi karar organları, bütçeleri ve personellerine sahip olmalarıyla devlet tüzel kişiliğinden yani merkezi yönetimden ayrı bir tüzelkişiliğe sahiptirler ve bu nedenle merkezi idarenin hiyerarşine tabi değildirler. 

 

Ancak bu ikili yapı, devletin kamu hizmetini ülkenin tümünde uyum ve birlik içinde yürütmesi sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.  Bu nedenle yerel yönetimlerin denetlenmesi kaçınılmaz bir zorunluluktur. 

 

İşte idari vesayet, merkezi idarenin yerinden yönetim kuruluşları üzerinde sahip olduğu bu denetim yetkisine verilen isimdir.



İdari vesayet yetkisi, yerinden yönetim kuruluşunun işlemlerini iptal etme, onama, erteleme, izin verme, tekrar görüşülmesini isteme ve düzeltme şeklinde kullanılabileceği gibi bunların kararlarına karşı idari yargı mercilerinde dava açma yetkisi şeklinde de kullanılabilir. 

 

Ancak idari vesayet yetkisi, merkezî idareye, yerinden yönetim kuruluşları yerine geçerek icrai karar alma yetkisi vermez. Bu ancak, yerinden yönetim kuruluşlarının kanunla kendilerine verilen görevleri hiç yapmaması veya kanunun öngördüğü şekilde yapmaması gibi kamu yararının zorunlu kıldığı istisnai durumlarda ve kanunla öngörülmek kaydıyla mümkündür. 

 

Hiyerarşi yetkisi genel ve olağan bir yetki iken; idari vesayet yetkisi istisnai ve sonradan tanımlanan bir yetki biçimidir. Bu nedenle kesin olarak kanuna dayanmak ve sınırları kanunla çizilmek zorundadır. 

 

İdari vesayet, hiyerarşik denetimde olduğu gibi emir ve talimat verme yetkisi ile düzeltme yetkisini içermez.

 

Vesayet denetimi yetkisi yerel yönetimlere tanınmış olan özerkliğin bir istisnası olduğundan, hangi işlemlerin vesayete tabi olduğu ve idari vesayet yetkisinin hangi görevli, makam ya da kurula verilmiş olduğu kanunda açıkça belirtilmek zorundadır. 

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.