Belediye Şirketleri’nin Genel Özellikleri Nelerdir?

Kent yönetimleri, bazı kent hizmetlerini, daha etkin yürütmek amacıyla, kamu hukukunun ve kamu bürokrasisinin katı kurallarından ve ağır işleyişinden uzaklaştırmak amacıyla girişimlerini şirketler haline getirerek özel hukuk hükümlerine göre işlemesini sağlamışlardır. 1984 yılından itibaren kurulmaya başlanan Belediye Şirketlerine ilişkin genel özellikler şunlardır: 

 

  •  Belediye şirketleri, özel hukuk tüzel kişisi olmaları nedeniyle Sayıştay tarafından direkt olarak incelenemezler. Ancak belediye üzerinde yapılan mali denetim sırasında dolaylı olarak denetime tabi tutulabilirler.

 

  • Belediyeler, kendi şirketlerine ihalesiz olarak hizmetlerini gördürebilir. 

 

  • Şirketlerin organları, Genel Kurul, Yönetim Kurulu, Genel Müdür ve Denetçilerden oluşur. Sermaye esasına göre çalıştıklarından kararların alınmasında, ortakların hisseleri oranında söz hakkı vardır. Ayrıca kar ve zarardan da yine payları oranında sorumludurlar. Özel hukuk hükümlerine tabi olan Belediye Şirketlerinin davaları ticaret mahkemesinde görülür.

 

Peki Belediye Şirketlerinin kuruluş amaçları nelerdir?

 

Belediye kurumlarının kentsel düzeyde şirketleşmesi hususunda şu nedenler sayılabilir:

 

  •  Merkezi vesayet denetiminden kaçılması, gelirde merkeze bağımlılığın kırılması, bu yolla kaynak yaratılması ve şirket sayesinde özel bankalardan kredi kullanarak mali özerkliğin ve serbestliğin sağlanması,
  •  Kentsel sermayeyi ve yerel imkanları harekete geçirmek ve istihdam alanı yaratmak,
  •  Bürokratik eylemin dışında kalmak, etkili ve pratik yoldan hizmet sunmak

 

Bu hedefler doğrultusunda özel sektör gibi hareket edebilme arayışlarıyla kurulan belediye şirketleri, kamu yönetimi alışkanlıkları ve memur zihniyetiyle idare edildiği, özellikle de siyasal amaçlarla kullanıldığı sürece etkinlik ve verimlilikten uzaklaşılacak ve zarar kaçınılmaz olacaktır. Keza, uygulamada şirketlerin karlılığı konusu incelediğinde, bu şirketlerin büyük çoğunluğunun zarar ettiği bir gerçektir.

 

Hatta bu zararlılık durumu, Belediyeler tarafından istenen bir durumdur. Çünkü belediyeler, bu sayede devletten aldıkları bütçeyi zararı karşılamak maksadıyla kolayca şirketlere aktarabilmekte ve bu paraları bürokratik engellere bağlı kalmadan rahatça kullanabilmektedir.

 

Sendikal açıdan değerlendirildiğinde ise, belediye şirketleri özel hukuk kolaylıkları ile kamu erkini birlikte kullanarak işçilerin örgütlenmesini engellemekte, işçilerin kıdem tazminatı gibi haklarını yerine getirmemek adına çeşitli yollara başvurmaktadır.