Augustinus Kimdir?

Bu yazımızda Augustinus’un kim olduğu sorusuna ve Augustinus’un geliştirdiği siyaset felsefesi ile ortaçağ devlet anlayışını nasıl etkilediğine kısaca değineceğiz. Augustinus’un Tanrı Devleti Üzerine adlı yapıtı, onun devlet anlayışını ve genel olarak Ortaçağ’ın devlet anlayışını gösteren önemli bir yapıttır.

 

Devlet adlı yapıtında ideal devletin bu dünyanın hiçbir yerinde bulunamayacağını, oysa gökyüzünde bu devletin bir örneğinin bulunduğunu söyleyen Platon’a benzer bir biçimde Augustinus da Tanrı devleti düşüncesini ileri sürer. Augustinus’a göre de toplum düzeninin temelini oluşturan şey adalettir. Ancak Platon’da adalet kendi başına var olurken; Augustinus’a göre adaletin insanüstü bir kaynağı olmalıdır. Bir başka ifadeyle, insan yapımı olan hiçbir şey kalıcı olamayacağından ve yasalar da değişmez, geçici olmayan ilkeler olduklarından, bütün yasaların kaynağı tanrısal akıl olmalıdır.

 

Bu düşünceye paralel olarak, Augustinus, insanın yeryüzü devletinde gerçek adaleti hiçbir zaman bulamayacağını iddia eder. Ona göre, gerçek adalet ancak kurucusu ve yöneticisinin İsa olduğu Tanrı devletinde ortaya çıkabilir. Burada Augustinus, Platon’un düşünülür dünya ile görülür dünya arasında yaptığı ayırımdan yola çıkar ve göksel ya da tanrısal düzen ile yeryüzü düzeni arasında bir ayırım yapar. Yeryüzü devleti kötü ve bozuk bir yönetim iken Tanrı devleti ya da gökyüzü devleti iyi bir yönetimdir. Yeryüzünü sevenler, tutku ve duyusal isteklerinin peşinden giderek yeryüzü devletini oluştururlar. Oysa ruhsal isteklerini dinleyerek Tanrıyı sevenler gökyüzü devleti olan Tanrı devletinde birleşeceklerdir.

 

Augustinus’a göre insanlık tarihi de yeryüzü devletiyle Tanrı devletinin çatışmasının tarihidir. Augustinus’a göre yeryüzü devleti şeytanın krallığıdır. Tanrı devleti ise Hıristiyanlığın dogmalarına dayanan İsa’nın krallığıdır. Roma İmparatorluğu nasıl yıkıldıysa bütün yeryüzü devletleri de yıkılacaktır, çünkü hepsi de geçicidir. Sonunda Tanrı devleti kazanacaktır.

 

Augustinus’un oldukça önem verdiği Tanrı devletinin yeryüzündeki temsilcisi ise Kilise’dir. Augustinus, kötü bir yönetimin iyi bir yönetimi, yani yeryüzü devletinin Tanrı devletini örnek alması gerektiğini iddia eder. Bunun nedeni Tanrı devletinin ideal devlet olmasıdır. Tanrı devletinin yurttaşları günah işlemezler. Böyle ideal bir devlette adaletsizlik, mülkiyet, kölelik gibi kötülükler yoktur.

 

Augustinus’un bu devlet tasarımı bütün Ortaçağ düşüncesini temsil eden bir devlet tasarımı olmuştur. Bu türden bir düşüncede siyasal birlik olan yeryüzü devletinin, Kilise karşısında bir üstünlüğü yoktur. Ortaçağ devlet anlayışını Augustinus’un Tanrı-devleti anlayışı temsil eder. Bu anlayışa göre Tanrı-devleti ideal bir model oluştururken, yeryüzü devleti kötü yönetim örneğidir. Tanrı-devleti kalıcıdır, oysa yeryüzü devleti geçicidir. Daha da önemlisi Kilise, Tanrı devletinin yeryüzündeki temsilcisi olarak, yeryüzü devleti karşısında mutlak bir üstünlüğe sahiptir.