Mübadele Nedir? Kısaca Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi Hakkında Bilgi

Mübadele “değiş-tokuş” anlamına gelen Arapça kökenli bir sözcüktür.

 

Tarihimizde genel olarak  “Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi” ni anlatmak için kullanılır.

 

Türk-Yunun Nüfus mübadelesi, 1923 yılında Lozan Konferansı‘nda kararlaştırıldı.

 

Buna göre Türkiye’deki Rumlarla Yunanistan’da bulunan Türkler, karşılıklı olarak yer değiştirecekti.

 

Ancak, 30 Ekim 1918’den yani Mondros Mütarekesinin imzalanmasından önce İstanbul’a yerleşmiş olan Rumlar ile Batı Trakya’da yaşayan Türkler “etabli” yani yerleşik sayılacak ve bu değişimin yani nüfus mübadelesinin dışında tutulacaklardı.

 

Ayrıca antlaşmaya göre mübadelenin on sekiz ay içinde tamamlanması ön görülmekteydi.

 

Gerekli çalışmalara, Lozan barışının imzalanmasından hemen ardından başlandı.

 

Uluslararası bir Mübadele Komisyonu oluşturuldu.

 

Bu komisyon tarafından alınan karara göre, Türkiye’ye gönderilecek Müslümanların sırası, sahilde oturanların kışın, iç kesimlerde oturanların da yazın gönderilmesi şeklinde olacaktı.

 

Bu doğrultuda ilk olarak Serez, Drama ve havalisi, Girit ve Yenişehir’deki Türkler ile Selanik’teki Türklerin mübadelesi gerçekleştirildi.

 

Ancak mübadele devam ederken komisyonun Türk ve Yunan delegeleri arasında beklenmedik bir sorun ortaya çıktı.

 

Antlaşma metninde geçen “établi” yani “yerleşmiş” ifadesi, iki tarafca farklı değerlendirilmekteydi.

 

Türkiye bu ifadenin sadece İstanbul doğumluları kapsadığını savunurken; Yunanistan ise bu kavramı daha geniş bir anlamda yorumluyor ve İstanbul’a geliş tarihi her ne olursa olsun bütün Rumları kapsadığını ileri sürüyordu.

 

O tarihte özellikle Birinci Dünya Savaşı ve işgal yılları boyunca İstanbul’da Anadolu’dan gelen ve gerçekte İstanbullu olmayan büyük bir Rum kitlesi birikmişti. Yunanistan gösterdiği tavırla, bu durumdan yararlanmak ve İstanbul’da olabildiğince fazla Rum bırakmak istiyordu.

 

Uzunca bir süre devam eden ve iki ülke arasındaki ilişkilerin gerilmesine yol açan bu anlaşmazlık, Yunan Başbakanı Venizelos ve Atatürk‘ün şahsi gayretleri sonucu uzlaşma ile sonuçlanmıştır.

 

Bu uzlaşmaya göre, iki devlet arasında 10 Haziran 1930‘da yeni bir sözleşme imzalandı.

 

Bu anlaşma ile yerleşme tarihleri ve doğum yerleri her ne olursa olsun, İstanbul Rumları ile Batı Trakya Türklerinin hepsi yerleşik yani etabli sayıldı ve mübadelenin dışında tutuldu.

Mübadele tamamlandığında bir milyona yakın Rum ve yaklaşık 600 bin Türk yer değiştirmişti.

 

Her iki toplum açısından da derin ekonomik ve sosyal yaralar açan mübadele, toplumları dini bakımdan homojenleştirmek dışında bir işe yaramadı.

 

Türkiye’ye getirilen mübadiller, çoğunluğu Batı Anadolu olmak üzere bütün Anadolu vilayetlerine yerleştirilirken; hızlı, yanlış ve düzensiz yerleştirmeler nedeniyle pek çok aile bölünmek zorunda kaldı.

 

Ayrıca bir kısım şehirlilerin köylere, köylülerin ise şehirlere yerleştirilmesi, bu insanların ekonomik faaliyetleri noktasında sıkıntılar doğurdu. Bu insanların iş gücüne katılmaları gecikti. Yine bunun sonucu olarak Türkiye kendi içinde de büyük bir iç göç yaşadı.

 

Mübadelenin diğer bir önemli sonucu ise, yüzyıllarca Türklere vatan toprağı olarak hizmet etmiş olan Balkan topraklarında, Türk varlığının oldukça azalmış olmasıydı. 

 

Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi hakkında daha ayrıntılı bilgi için: