Marshall Planı Kısaca Nedir?

George Marshall, Haziran 1947’de Harvard Üniversitesinde yaptığı bir konuşmada, İkinci Dünya Savaşı‘ndan çıkan Avrupa ekonomilerini tekrar kalkındırmak için çok geniş kapsamlı bir program önermiştir.

 

 

Marshall Planı ya da Marshall Yardımı olarak adlandırılacak olan bu program, katılmak isteyen her Avrupa ülkesine Amerikan mali yardımı yanında malzeme ve makine yardımını da içeriyordu.

 

 

Plan, Avrupa ülkelerinin özellikle savaş sırasında Almanların yıkıcı politikalarından sonra karşılaştıkları ekonomik sorunları çözmek için yapılmıştır.

 

 

Marshall, Avrupa devletlerinin çiftçilere tarım yapacak yeterli malzemeyi veremediklerini ve bu nedenle yiyecek ihtiyaçlarını ellerindeki az dövizle dışarıdan almaya çalıştıklarını belirtmiş ve bu sorunun, ABD’nin Avrupa’ya yardımıyla çözülebileceğini ilan etmiştir.

 

 

Türkiye dahil on altı Avrupa ülkesi Marshall yardımım planlı bir biçimde almak için 16 Nisan 1948’de Avrupa Ekonomik İşbirliği Örgütü’nü (OECD) kurdular. ABD’ye her devletin ihtiyaçları rapor edildi.

 

 

Marshall Yardımı, Avrupa Kalkınma Projesi adıyla yapıldı. Avrupa’da bu yardımların sonucunda üç-dört yıl gibi kısa bir sürede tarım ve sanayi alanında büyük bir artış yaşandı.

 

 

Bu plan, Avrupa Birliği (AB) oluşturma düşüncesinde de etkili olmuştur.

 

 

Amerika bu program kapsamında ilk yıl 16 ülkeye (İngiltere, Fransa, Belçika, İtalya, Portekiz, İrlanda, Yunanistan, Türkiye, Hollanda, Lüksemburg, İsviçre, İzlanda, Avusturya, Norveç, Danimarka ve İsveç) 6 milyar dolarlık bir ekonomik yardımda bulundu. Bu yardım ileriki yıllarda 12 milyar dolara ulaşacaktı.

 

Marshall yardımları sonucunda, Avrupa’daki sanayi üretimi savaş öncesine oranla % 25, tarımsal üretim ise % 14’lük bir artış gösterdi.

 

 

Marshall Planı çerçevesinde, Sovyetler ve Doğu Avrupa ülkelerine de yardım önerisinde bulunulmuş, ancak bu öneri reddedilmiştir.

 

 

Marshall Planını, Truman Doktrini‘nin bir uygulaması olarak değerlendiren Sovyetler, Marshall Planına karşılık olarak, kendi uyduları arasındaki ekonomik ilişkileri ve işbirliğini sıkılaştırmak adına, Sovyet Dışişleri Bakanı’nın adına gönderme yapan Molotof Planı adlı bir program ortaya koydu.

 

 

Çünkü Çekoslovakya başta olmak üzere bazı doğu bloku ülkeleri, Marshall Planı’na katılmak için büyük bir istek göstermişti. Hatta 1948 Şubat’ında meydana gelen Çekoslovak darbesinde de bunun büyük bir etkisi vardı.

 

 

 

Marshall Yardımını Türkiye açısından ele alacak olursak,

 

Türkiye’de Marshall Planı’nın uygulanmasıyla ilgili olarak getirilen temel eleştiri;

Batı’nın yüzyıllar boyu Osmanlı İmparatorluğu üzerinde kurduğu mali egemenliğin temel aracı olan kapitülasyonlardan Lozan Antlaşması‘yla kurtulan Türkiye’nin Mashall Planı ile tekrar Batı’nın mali egemenliği altına girdiği eleştirisidir.

 

Çünkü Türkiye, Marshall yardımıyla birlikte birçok alandaki girişimlerini bırakmak ve bazı malların üretiminden vazgeçmek zorunda kalmıştır.

 

Böylece Türkiye, Cumhuriyet’in kuruluşundan beri yaptığı birçok atılımında devamını getirememiştir.

Bu makale işinize yaradı mı?
[Total: 3 Average: 5]